Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na: Postalın eksikse gönderelim

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısına katıldı.

Burada konuşan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na; "Duydum ki Hatay'a gidiyormuş. Hayırdır yahu, günaydın. Ne oldu? O zaman yapman gerken bir şey var. Postalın eksikse sana postal da gönderelim. Olur ya, parka falan eksikse onu da gönderelim" şeklinde seslendi.

Erdoğan'ın konuşması:

Hatay'da askerlerimize destek için sınır karakolumuzu ziyaret ederek Mehmetçiklerimize moral verdik. Bu durum birilerini rahatsız etmiş olmalı ki oraya giden sanatçılarımıza hakaret etmeye kalktılar. Gerek biz, gerekse sanatçılarımız hak ettikleri cevabı kendilerine verdik. Hala nasıl olur da bu ülkenin bir sanatçısı, askerine desteğe giden bir sanatçıya kem söz söyleyebilir. Şahsıma olan hakaretler yine tavan yaptı.

Bulunduğumuz makam bu hakaretleri kabul eden bir makam değildir. Bulunduğumuz makam o kişilere akıllarının alacağı şekilde gerektiği cevabı vermesi gereken bir makamdır.

Duydum ki Hatay'a gidiyormuş. Hayırdır yahu, günaydın. Ne oldu? O zaman yapman gerken bir şey var. Postalın eksikse sana postal da gönderelim. Olur ya, parka falan eksikse onu da gönderelim. Bu ülkede biz askerimizle doğduk, askerimizle yürüyoruz.

Bu sabah itibarıyla Afrin'de etkisiz hale getirilen terörist sayısı 4071. Kuzey Irak'ta 337 terörist etkisiz hale getirildi. Tek bir terörist kalmayıncaya kadar bu mücadele sürecek.

KILIÇDAROĞLU'NA HAKARETLER

Bay Kemal sen Hakkari'de mitingini yaptığın zaman bir tane Türk bayrağı var mıydı? Orada o zaman bu malum partinin destekleriyle gittin miting yaptın. Sende o güç olsaydı biz seni oradan tanırdık. Biz, 15 Temmuz'dan sonra kendisine Yenikapı için davet gönderdiğimde bize önce hayır dedi. Baskılar sonucunda son akşam geleceğine dair haber geldi. Bunları bilmemiz lazım. Bunları anlatayım ki bu adamın ne olduğunu herkes anlasın. Cibiliyetini anlasın. Karakter başka meseledir.

Sandık önümüze geldiği zaman bunun hesabını sormaya var mıyız? Bu sözle, lafla olmuyor. Kapı kapı dolaşarak oluyor.

Mersin Akkuyu'da Türkiye'nin 60 yıllık rüyası olan nükleer güç santralinin temelini Sayın Putin ile birlikte canlı bağlantıyla attık. 4 etabı olan bu güç santralinin yatırım bedeli yaklaşık olarak 22 milyar doları bulacak. Akkuyu nükleer güç santrali tüm reaktörleri ile devreye girdiğinde Türkiye'nin elektrik üretiminin yüzde 10'unu tek başına orası karşılayacak. İlk ünitesini 2023 yılında devreye almayı hedeflediğimiz bu santralle Türkiye, dünyadaki az sayıda nükleer güç santrali sahibi ülkeler arasına girmiş olacak.

İlkini Soçi'de yaptığımız zirvenin ikincisini Ankara'da gerçekleştirdik. Yakın ilişkiyi sürdürmekte kararlıyız.

Doğu Guta ve Duma... Bu katliamı yapanları lanetliyorum. Kimden gelirse gelsin bu katliamı yapanlar bunun bedelini ağır şekilde ödeyecektir. Bununla ilgili görüşmelerimizi sürdürüyoruz.

GABON'DAKİ MİT OPERASYONU

Gabon 3 tane önemli FETÖ'cüyü hamdolsun teslim etti. Gideceğiz, nereye kaçarlarsa kaçsınlar. Onlar kaçacak biz kovalayacağız. Kosova'dan 6'sını aldık. Şimdi Gabon'dan 3'ünü aldık. MİT kovalıyor. Şimdi bakalım yenisi nereden çıkacak.

Bu zat geçtiğimiz günlerde Roman vatandaşlarımızla bir araya gelmiş. İyi de etmiş. Grup kürsüsünde kendin çal kendin oyna diye zırvalayacağına hiç değilse gerçek hayatın içine girmiş. En makul işi bile skandal haline getimeyi başarıyor. Bu zat Suriyeliler için 'Çocuklar dilenci, kadınların ne olduğunu bir araştırın' demişti. 'Vatana ihanet 1.5 milyon Suriyeliyi Türkiye'ye sokmaktır' demişti. 'Suriyelileri kendi ülkelerine göndereceğiz' demişti. Bu yıl ise Suriyeli sayısına ve bunlar için harcanan paraya kafayı taktı. İlgili kurumlara sorsa tam sayıyı alacak.

Sen olsa olsa adamlarını Esed'e gönderirsin sonra da sen yanına gidersin. Biz ikaz ettik olmadı olmayınca da ilişkimizi kestik. Suriyelilere verilen ayda 200-250 liraya dahi tahammül edememiştir. Şimdi de roman vatandaşlarımızla Suriyelileri kıyaslayarak karakterini ortaya koymuştur. Yarın roman kardeşlerimizle bu şahsa hak ettiği cevabı vereceğimize inanıyorum. Benim doğduğum büyüdüğüm mahalle roman kardeşlerimledir. Açık net, gizlemeye gerek yok.

Dünyada ırkçı siyasetin yükselişe geçip de huzurun arttığı bir ülke örneği yoktur. 20 Alman polis Yusuf'un üzerine çöreklendi. O o haliyle bile oradan mesajı gönderiyordu. Türk işçisi oradan çekim yapıyor 'Çek gardaş çek Türkiye'ye gönder' diyordu. Kendisiyle görüştüğümüzde 'Başkanım siz yanımızdasınız, buralar için endişe etmeyin sonunda biz kazanacağız' diyordu. 20 polis bir Türk'ü halledemiyor.

Gözümüzün nuru çocuklarımız bizim geleceğimizdir. Üzerine titrediğimiz çocukların risklerden korunması bizim için çok önemli. Hele hele masumiyetin simgesi çocuklarımızın istismara uğramasına asla tahammül edemeyiz. Biz insanlık suçu olarak gördüğümüz çocuk istismarının önlenmesi için her türlü tedbiri almakta kararlıyız. Yoğun bir çalışma ortaya koyduk. Sonuçta ortaya acil eylem planı ortaya çıktı. Çocuk istismarıyla ilgili cezaları ağırlaştırılan kanuni düzenleme de Meclis Başkanlığına sunuldu. Üst ceza sınırı 20 yıldan 40 yıla kadar çıkartılıyor. Suçun nitelikli olması halinde ceza müebbete veya ağırlaştırılmış müebbete kadar yükseltilecek. Sıkıysa bundan sonra da bu yola tevessül etsinler. Artık budan sonra ömürleri eczaevinde geçer orada çürürler.

En Çok Okunan Haberler