Eskişehir kıymetlidir!

Beş Şehir’den biri değildir, hatta altıncı şehir de değildir, ama Eskişehir kıymetlidir.

Bir Venedik, bir Amsterdam değildir, Granada değildir, bana göre Saraybosna ile ruh ve görgü kardeşidir, Eskişehir kıymetlidir.
Uçaklar bir iner bir kalkar, sonra yeniden uçak seferleri başlar, sonra durur, “sana dün gökyüzünden baktım canım Eskişehir” benzetmesi yapamayacak olsak da Yahya Kemal’in izniyle, yine de Eskişehir kıymetlidir.

Şimdi mevsimidir, birazdan üniversite için gelmiş öğrenciler cep telefonlarına, bazıları günlüklerine, çelik gibi soğuktan, bıçak gibi ayazdan ve sanki dünyanın tüm karları yağmış gibi bembeyaz kesilen geceden söz eden cümleler yazsalar da, Eskişehir kıymetlidir.

Dünyanın en vefalı taraftarına sahip olmasına karşın, kötü yönetildiği için kötü sonuçlar alan Anadolu’nun futbol efsanesi Eskişehirspor artık rüzgar gibi esip, şimşek gibi çakamasa da, Eskişehir kıymetlidir.

Eskişehir’i ele geçiremedikleri için onu ahlaksızlık yatağı, kötülük kaynağı olarak suçlayan ‘muhafazakar’ medya ne kadar çamur atarsa atsın, Eskişehir kıymetlidir.

İktidar partisine mensup belediye meclis üyeleri, Eskişehir’i Eskişehir yapan büyükşehir belediye başkanımız Yılmaz Büyükerşen’in hizmetlerini kesintiye uğratmak için ellerinden geleni yapsalar da, Eskişehir kıymetlidir.

Operası, balesi, tiyatrosu, konservatuarı, üniversiteleri, kitapçıları, gençlik merkezleri, parklarıyla yaşama sevinci verdiği için Eskişehir kıymetlidir.

Kemal Tahir’in Köy Enstitüleri'ni kötülemek için yazdığı Bozkırdaki Çekirdek romanının adını olumlu anlamda kullanırsak, Eskişehir, Anadolu’nun tek aydınlık kentidir, bozkırdaki çekirdektir, Eskişehir kıymetlidir.

İçinden nehir geçen şehirlerin içinden aşk da geçtiği, güzel geçtiği için, Porsuk nehrinin şehri Eskişehir kıymetlidir.

Türkiye’nin her yerinden gelen kızlı erkekli öğrenciler, üniversiteli olmanın anlamını kavradıkları, genç olmanın tadını doyasıya çıkardıkları için, Eskişehir kıymetlidir.

Kimse kimseyi ötekileştirmediği, giyimine kuşamına, saçına başına laf etmediği, minibüste genç kızı yumruklamadığı, kadınlar, genç kızlar kendilerini rahat hissettikleri, yalnız başlarına, gece çıkıp dolaşabildikleri, meyhaneye, bara gidip içki içebildikleri için, Eskişehir kıymetlidir.

“Eskişehir Eskişehirlilerindir” denilmediği, aidiyet duygusu mülkiyet duygusuna dönüşmediği, göçmen kültürü şehre hoşgörü yaydığı, anlayış kazandırdığı için Eskişehir kıymetlidir.

Anadolu Üniversitesi’yle Türkiye’ye çağdaş üniversite örneğini sunan ve memleketin dört yanında üniversiteler açılmasına öncülük eden rektörümüz, hocamız Yılmaz Büyükerşen’in şehri olduğu için Eskişehir kıymetlidir.

Kurşunlu Camii ve Külliyesi’nden tarihi Odunpazarı evlerine, şehrin tarihi dokusunu ve geleneğin kokusunu yaşattığı için Eskişehir kıymetlidir.

Tepebaşı gibi genç nüfusun büyük yer tuttuğu bir semti, gezilir, görülür, yaşanır ve özlenir kılan Tepebaşı Belediye Başkanımız sevgili dt. Ahmet Ataç’ın varlığından dolayı Eskişehir kıymetlidir.

O Ahmet Ataç ki başka partilere mensup yurttaşların da oyunu alabildiği, ortaokuldan bir arkadaşım, o şimdi muhafazakar, çok beğendiği başkanımızı ‘Kemalist Derviş’ sözleriyle övdüğü için Eskişehir kıymetlidir.

Türkiye’ye ‘amigo’ kavramının Eskişehir yorumunu, güzelliğini, centilmenliğini, farklılığını yaşatan unutulmaz Amigo Orhan hemşehrimiz, sesimiz, nefesimiz olduğu için Eskişehir kıymetlidir.

Kurtuluş Savaşı’nda şehrin ve ülkenin onurunu koruduğu, Cumhuriyet fikrine ve idealine coşkuyla sarıldığı, tutkuyla savunduğu ve Cumhuriyet ilkelerini yaşatan kentlerin başında geldiği için, Eskişehir kıymetlidir.

“Yunus ki sütdişleridir Türkçenin”, ulu ozanımız Yunus Emre, bilge gülmece ustamız Nasrettin Hoca ve iyilik savaşçısı Seyyid Battal Gazi’den ötürü de Eskişehir kıymetlidir.

Termik santral yerine bölgenin büyük potansiyeli olan güneş enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerji sistemlerine yatırım yapılsın. Tarım için çok verimli, bereketli bu topraklarda tarıma dayalı gelişim hızlansın ve istihdam olanakları artırılsın. Doğru enerji planlaması yapılsın. Enerji verimliliği ve tasarrufa önem verilsin.


Cemal Süreya, ilk görevine Eskişehir Vergi Dairesi’nde başladığı ve Türk şiirinin başyapıtlarından Üvercinka’nın(1958) esin perisi Eskişehirli bir göçmen kız olduğu için, Eskişehir kıymetlidir.

İlhan Berk ve Enis Batur’un adları parklara verildiği, Sennur Sezer’den Enis Batur’a, Rahmi Emeç’ten Hüseyin Atlansoy’a Türkçenin kıymetli şairlerini yetiştirdiği için, Eskişehir kıymetlidir.

Köprüleri lirik, insanları sular gibi sakin ve Porsuk nehrinde kayıkları kuğular gibi süzülen, nereden baksan şiiri yaşayan, şiir gibi yaşayan bir kent olduğu için Eskişehir kıymetlidir.

İçinden tren geçtiği için, memleketin en eski, en güzel garlarından birine sahip olduğu için ve iyiliğin merkez istasyonu olduğu için Eskişehir kıymetlidir.

Elbette benim için özel olarak da Eskişehir kıymetlidir.

Orada doğduğum, ailem, kardeşlerim, arkadaşlarım, yoldaşlarımla orada tanıştığım, okuma ve yazma aşkına orada kapıldığım, ailem hala orada olduğu, yitirdiğim yakınlarım orada bizi beklediği için Eskişehir kıymetlidir.

İlk orada aşık olduğum, ilk şiir ve öykülerimi ortaokula giderken, Atasoy Müftüoğlu, Nabi Avcı, Gürcan Banger, Ahmet Kot, Bekir Şahin ve başka arkadaşların da yer aldığı “Deneme” dergisinde Umur Erkan ve Erkan Güçlü müstearlarıyla yayımladığım için Eskişehir kıymetlidir.

• • •

Şimdi Eskişehir her zamandankinden daha kıymetlidir, şimdi bize bunca güzellik, iyilik sunan şehrimizi savunmamız gerekir. Şimdi Eskişehir’e, kent merkezine 25 km yakınlıkta, termik santral sahası 1125 hektar, kömür sahası 1787 hektar olan ve bacalardan çıkacak gazlarda 40’dan fazla kimyasal madde bulunacak bir termik santral yapılmak isteniyor!

Termik santrallar; kömür, akaryakıt ya da gaz gibi fosil yakıtların yakılması yoluyla elektrik üretir. Şehrimizde kurulmak istenen termik santral da kömürü yakıt olarak kullanacaktır. Bu santralin üreteceği ısının bir bölümü çevreye boşaltılacak, soğutma suyunun sağlandığı kıyı ve ırmak suları birkaç derece ısınacak, kömürün yanmasıyla oluşan küller bacalardan dışarı sızacaktır.
Hem maden hem de termik santral çevreye, doğaya, insana, hayvana ve geleceğe, geri dönüşü olanaksız zararlar verecek, yeraltı sularını, tarımı ve sağlığımızı çok ciddi biçimde etkileyecektir.

Termik santraldan çıkan gazlar, tarım ürünleri, hayvanlar, su varlıkları ve ormanlar üzerinde kalıcı tahribat yapacak, böylece Sakar Deresi dediğimiz sebze ve meyve depomuz bundan ziyadesiyle zarar görecektir.

Termik santraldan çıkan gazlar; kükürtdioksit, azotoksit ve partikül madde gibi maddeler içerdikleri ağır metallerle insanların merkez sinir sistemini etkileyecek; anormal doğumlara yol açacak ve gelişme, öğrenme yeteneğini azaltacaktır.

Termik santraldan çıkan küllerde var olan radon gazı kanser vakalarını artıracaktır.

Termik santralların bacalarından çıkan gazlar asit yağmurları oluşturacak ve yağan yağmurla toprağın kimyasal yapısı bozulacaktır. Böylece tarımsal verim düşecek, ağaçlar kuruyacak, zaten can çekişmekte olan hayvancılık ölecektir.

Termik santrallarda soğutma, temizleme ve buhar elde etmek için bol miktarda su kullanılmaktadır. Kullanılan bu sular daha sonra atık halinde toprağa, yeraltı sularına, denize ya da akarsulara boşaltılıyor. Böylece Porsuk Nehri'miz ve Kalabak suyumuz da kirlenmiş olacaktır.

Eskişehir’in beyaz altını lületaşı kaynakları da bozulacak, şehrimizin insanı hayvanı, doğası, tarımı, suyu, havası, göğü, dağı, taşı, toprağı, ovası, bahçesi, ağacı, dirliği, birliği, sağlığı, sıhhati, afiyeti, ağız tadı bozulacak, ezcümle keyfimiz kaçacaktır!
Sağlıklı yaşam zinciri bir kez bozulmaya görsün, bir daha asla yerine gelmez. Şu rakamlara ve gerçeklere bakalım: Türkiye’de petrol, doğalgaz ve kömüre yıllık ortalama 1,9 milyar ABD Doları teşvik sağlanıyormuş. Peki, fosil yakıtlara bağlı hava kirliliğinin yılda ortalama 19,4 milyar ABD Doları sağlık maliyeti yarattığını biliyor muyuz?

Yani, sağlık maliyetleri, fosil yakıt teşviklerinin tam 10 katı!

Türkiye’de her yıl hava kirliliğine bağlı yaklaşık 23 bin erken ölüm gerçekleşiyor.

Fosil yakıt teşvikleri kaldırılırsa bu ölümlerin %73.8’i önlenebiliyor!

Eskişehir kıymetlidir, Eskişehir’e temiz enerji yakışır, termik santral istemiyoruz!

Termik santral yerine bölgenin büyük potansiyeli olan güneş enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerji sistemlerine yatırım yapılsın.

Tarım için çok verimli, bereketli bu topraklarda tarıma dayalı gelişim hızlansın ve istihdam olanakları artırılsın.

Doğru enerji planlaması yapılsın.

Enerji verimliliği ve tasarrufa önem verilsin.

Eskişehir kıymetimizdir, kıymetlimizdir, kıymeti bilinsin, kıymet verilsin!

En Çok Okunan Haberler