Esra Genç: Bağımsız müzik yapanların sayısı artıyor

MELİS GÜNDEN

Elektronik müzik ortamlarında Robogeisha olarak da bilinen Esra Genç, Redbull Music Academy’nin düzenlediği eğitim için Türkiye’den seçilen üç isimden biri. Genç, elektronik müzik yapmaya başladığından beri daha içine kapanık bir insana dönüştüğünü belirtiyor. Öte yandan Genç, “Günlerce asosyal bir şekilde evde durarak yaptığım müziği sosyalleşmeye gelen insanlarla paylaşmanın karşıtlığı da hoşuma gidiyor” diyor.

Müziği üzerine konuştuğumuz Genç, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik sorunların yabancı sanatçı çağırmayı zorlaştırdığını ancak diğer yandan bu durumun bağımsız sanatçıların sahnelerde daha fazla yer bulmasına olanak sağladığını belirtiyor.

»Elektronik müzikle tanışman?

Elektronik müziğe Kraftwerk, B12, Aphex Twin gibi grupları ve müzisyenleri dinleyerek başladım. İnternete erişimin kolay olduğu bir dönemde büyüdüğüm için türevlerini bulmak zor olmadı. Kulüp kültürüyle tanışmam ise 18 yaşını buluyor. Küçüklüğümden beri müzik yapmayı hep istiyordum. Gece dışarı çıktığımda karşılaştığım DJ performansları sayesinde bu konuyla ilgili yine internet üzerinden detaylı araştırmalar yapmaya başladım.

»Kendi müziğini yapma fikri nasıl doğdu?

Elektronik müzik çoğunlukla sosyal bir aktivite olarak düşünülen müziğin bireyselleşmesinde önemli bir yere sahip. Eskiden daha dışa dönük bir insan olmama rağmen zaman içinde daha kapalı ve yalnız çalışmayı seven bir insana dönüştüm. Kimseyle paylaşmak zorunda olmadığım bir sürece sahip olmak rahatlatıcı geliyor. Günlerce asosyal bir şekilde evde durarak yaptığım müziği sosyalleşmeye gelen insanlarla paylaşmanın karşıtlığı da hoşuma gidiyor.

»Dinlediğin müziklerde çoğunlukla etkilendiğin şeyin radikal bir duruş olduğunu dile getirmişsin bunu biraz daha açar mısın?

Bu politik ve sosyal olarak da olabilir müziğe yaklaşım anlamında da. Örneğin punk müziğin sahip olduğu asi tavır bana her zaman etkileyici gelir. Müzikal anlamda da mesela Helena Hauff’un sadece analog ekipman kullanması veya Octo Octa'nın analog ekipmana sahip olacak imkânı olmadığı için bilgisayardan müzik yaptığını söylemesini radikal bulduğumu söyleyebilirim.

»Elektronik müziğin icra aşamasında kullandığın ekipmanlar ve etkilendiğin durumlar neler?

Red Bull için hazırladığım 'Rofl' albümü daha deneysel elektronik olarak tanımlanabilir ama İstanbul’da çaldığım setler melodik altyapılara sahipti. Müziğimle ilgili ortak nokta kulüp ortamını düşünerek yapmam olabilir. İçinde deneysel ögeler barındıran bir dans müziği yapıyorum.

Etkilendiğim önemli türler tekno, asit, gürültü ve endüstriyel. Ekipman olarak şu an yeni bir tane davul makinesi aldım onu bilgisayarımla birlikte kullanıyorum. Süreçteki en önemli kaynaklardan birinin de kaydettiğim samplelar olduğunu söyleyebilirim.

»Red Bull Music Academy’nin 2018 Berlin edisyonuna Türkiye’den davet edilen üç isimden birisin. Bu aşamada seni farklı kılan şeyler neler?

Başvuru formunu çok önemseyerek doldurmam beni farklı kılan şeylerden biri. Bir de görsel materyal eklemiştim. Müzikal olarak ise tek bir türe yönelik işler üreten insanların davet edilmesinin daha zor olduğunu gözlemledim.

»Türkiye’de yükselen bir elektronik müzik trendi var. Bunu nasıl yorumluyorsun?

Müzik teknolojilerinin dünyadaki gelişme sürecini düşününce doğal geliyor. Türkiye’deki popüler müzikte özellikle daha geleneksellikle özdeşleştirilen insanların bile şu an elektronik altyapılı müzikler ürettiğini görebiliyoruz. Bana daha ilginç gelen konu ise yerel sahnede bağımsız müzik yapan insanların artmış olması. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durum sebebiyle yabancı sanatçı çağırmak zorlaştı. Böylece mekân sahipleri ve işletmecileri bağımsız sahneden müzisyenlere daha fazla yer vermeye başladı. Bu da yerel sahnedeki bağımsız müzik yapan insan sayısını artırıyor.

»Aynı zamanda Türkiye’de müzikte etnik tınılar çok fazla kullanılmaya başlandı. Elektronik müzik ile etnik tını sentezini nasıl yorumluyorsun?

Özellikle Batı'da oryantalist bir bakış açısıyla buna talep olduğunu düşünüyorum. Kendi müziğimi herhangi bir coğrafyaya kanalize etme ve özgünlüğü bunun üzerinden sağlama düşüncesi de bana korkutucu geliyor. Özellikle Avrupa’da da tanınmak istediğim için bu benim kaçındığım bir şey. İlgilendiğim konular daha çok internet kültürüyle alakalı. Kendi müziklerimde elektronik müzik ve etnik müzik sentezini araştırmasam da bunun ilginç tınısal olanaklara sahip olabileceğini düşünüyorum.

En Çok Okunan Haberler