Felaketin sebebi talan!

Önce Rize’de ardından da Ordu’da yaşanan sel felaketleri, çevre AKP’nin yıllardır sürdürdüğü talancı çevre politikalarının adeta iflası oldu. Ordu’da 500 bin kişinin etkilendiği yağışta, köprüler yıkıldı, dereler taştı, dere yatağındaki evler ve sanayi siteleri sular altında kaldı, Karadeniz Sahil Yolu’nun bir bölümü yıkıldı, heyelan meydana geldi. Yüzlerce insan evlerinde ya da işyerlerinde mahsur kalırken kilolarca fındık da heba oldu.

Konuyla ilgili açıklama yapan TMMOB, “Bu durum, yaşadıklarımızın doğal afet değil, plansız ve çarpık kentleşmenin sonucu olduğunu gösteriyor” ifadelerinde bulundu.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz imzasıyla yapılan açıklamada yaşanan felaketin ‘doğal afet değil yanlış politikalar’ olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada “Sele sebep olan 3 unsur” olarak; dere yataklarının yapılaşmaya açılıp suların doğal akışının önünün kesilmeye çalışılması, Karadeniz Sahil Yolu’nun oluşturduğu setin, derelerin Karadeniz’e ulaşmasını engellemesi ve HES’lerin derelerin akış rejimini bozması ifade edildi. Açıklama, “Bu üç temel sorun çözüme kavuşturulmadan, bölge halkının can ve mal güvenliğinin sağlanması mümkün değildir” ifadeleriyle devam etti.

Hükümetin sorunları çözmek yerine, sorunları kalıcı hale getirmeye çalıştığının kaydedildiği açıklama şöyle devam etti:
“İmar barışı adı altında dere yataklarına yapılmış yerleşimlere ruhsat verilmekte, derelerin üstleri kapatılarak-dere yatağı betonlaştırılarak suyun doğal yollarla denize ulaşması engellenmekte, bölgede yoğunlaşan HES ve madencilik faaliyetleri nedeniyle doğal bitki örtüsü yok edilmekte, Karadeniz Sahil Yolu ve dolgu alanlarla bölge adeta sellere karşı savunmasız hale getirilmektedir.”



Açıklama, hükümete yapılan “Bun yanlıştan vazgeçin, TMMOB ve bağlı odalarımızın bölgeye dair uyarılarını dikkate alın. Doğayla ve insanla barışık, planlı kentleşme, ulaşım ve enerji politikalarını hayata geçirin” çağrılarıyla son buldu.
Duruma ilişkin açıklama yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Bir can kaybı olmadı. Hasarın boyutu da medyadaki algı boyutundan daha alt seviyelerde” dedi. Oktay’ın açıklamaları tepki çekti.

***

‘Mucizevi şekilde kurtulduk’

Fatsa ilçesine bağlı Bolaman Mahallesi Yalıköy semtindeki Cin Deresi’nin taşması sonucu bazı ev ve iş yerlerinin zemin ile bodrum katlarını su bastı. Bazı vatandaşlar evlerinden yüzerek çıktı, bazılarını ise komşuları çekerek çıkardı.
Evini su basan İsmet Karakuş, kurtulmalarının mucize olduğunu söyledi. Kurtuluş: “Su birdenbire gelip, evin içine girdi. Su seviyesi bir anda benim boyumu aştı. Çocuklarımla birlikte yüzerek, evden çıktık. Komşularımız bizi çekerek aldı. Çok mucizevi bir şekilde kurtulduk. Evimde hiçbir şeyim kalmadı. Tüm eşyalarım gitti. Artık evde kalma şansımız yok. Perişan olduk. Dün akşam komşuda kaldım, bu akşam nerede kalacağım belli değil” diye konuştu.
Evi sular altına kalan Aysel Selamet ise “O anda evde yoktuk. Oğlum birkaç eşya kurtarmak için eve girmek istedi. Su seviyesi nerdeyse boyuna geliyordu. Eve giremedik. Evin her tarafı insan boyu su ile kaplanmıştı. Evim kullanılacak hiçbir tarafı kalmadı. Her şeyim gitti. Neyimiz varsa gitti” dedi.

***

Fındığı heba olan köylü kışlık yakacağının peşinde

Metrekareye düşen 80 kilogram yağışın etkisiyle taşan dereler, devrilen ağaçlarla birlikte önüne kattığı her şeyi denize doğru sürükledi. Fatsa ilçesi sanayi bölgesindeki deniz kıyısında biriken odunlar, kışlık yakacak ihtiyacını gidermek isteyenler tarafından toplandı. Dalgalar arasında denizden çıkardıkları odunları motorlu testereyle kesen ilçe sakinleri, daha sonra araçlarına koyup, evlerine taşıdı.

Denizde kıyıya biriken odunları taşımaya çalışan Murat Akbaş, “Selin sürüklediği odunları topluyoruz. Selde fındığımız gitti, bari yakacağımızı bu odunlarla karşılayalım. Alabildiğimizi alıyoruz” dedi.

Yöre sakinlerinden Naife Okunur da selde fındıklarının sel sularına kapıldığını ve büyük zararları olduğunu belirterek, “Bu odunları kurutup, kışın yakacağız. Fındığımız, malımız, her şeyimiz gitti. Büyük zararımız oldu. Biz de kışlık yakacağımızı denizden çıkarmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

***

‘Gece olsa hepimiz ölürdük’

Fatsa’daki Evkaf Mahallesi’nde kaldıkları çadırlarının sel sularına kapılmasıyla barınaklarını kaybeden ve jandarma ekiplerince mahsur kaldıkları bölgeden kurtarılan 600 mevsimlik tarım işçileri, yaşadıkları panik ve korku dolu anları anlattı. İşçiler, selin gündüz olması sebebiyle hayatta olduklarını, eğer sel gece olsaydı birçoğunun hayatını kaybedebileceklerini söyledi.

Adıyaman’dan fındık toplamak için ilçeye gelen Faik Gözek, aniden gelen selle herkesin büyük bir panik yaşayarak kaçmaya çalıştığını söyledi.

Gülizar Topal isimli işçi ise, sel eğer gece yaşansaydı oldukları yerde ölümler olabileceğini söyledi. Selin gündüz yaşanmasıyla hayatta kaldıklarına şükrettiklerini ifade eden Topal, “Sel suları üzerimize gelince çok korkmaya başladık. Kamp alanımız dere kenarı ve çok tehlikeli bir yerdeydi. Bu olay gece biz çadırlardayken olsaydı. Herkes sele kapılırdı, orada kimse hayatta kalmazdı, hepimiz ölürdük. Her şeyimiz gitti, hiçbir şeyimiz kalmadı” ifadesinde bulundu. Fındık işçisi Yusuf Avcı ise, sel sularından kurtardığı 3 kedisini çadırlarının yıkılmasıyla artık otomobilinde beslemeye başladı.

En Çok Okunan Haberler