Gamalı Haç’a Beyaz Gül’le karşı çıktı: Sophie Scholl

Silaha, şiddete başvurmayan direniş eylemi denince akla elbette Henry David Thoreau, Mahatma Gandi gibi adlar gelir ama Sophia ile Hans’ı da bu büyük figürlerin yanına eklemezsek pasif direniş kahramanları tarihini eksik bırakmış oluruz.

Beş gün önce ölüm yıldönümleriydi Sophia ile Hans’ın. Ellerine çakı bile almadan sürdürdüler mücadelelerini. Şiddetten o kadar uzak olmalarına rağmen hiç hak etmedşikleri korkunçlukta öldüler. Yaşamları giyotinde son buldu. Sophia Magdalena Scholl ile Hans Scholl kardeştiler. İki kardeş, Hitler döneminde Nazi yönetimine karşı Beyaz Gül adlı direniş gurubunda mücadele veriyorlardı. Bu grup şiddet yanlısı olmayan, barışçıl eylemler gerçekleştiren bir gruptu.


Ama Naziler için direnişin türünün bir önemi yoktu. Silahlı ya da silahsız, pasif ya da saldırgan olması değildi, direnilmesi önemliydi. Sophie ile Hans, savaş karşıtı broşürler dağıtırken yakalandılar. Naziler iki kardeşi vatana ihanetten suçlu(!) buldu, giyotinle idamlarına karar verdi. 22 Şubat 1943’te iki kardeş idam edildiler. Tek suçları savaş karşıtı olmalarıydı.
Yakın dönemin en büyük savaş karşıtlarından kabul ediliyor iki kardeş. Babaları halkın teveccühünü kazanarak o makama gelmiş bir Belediye Başkanı’ydı. Baba da 1942 yılında Hitler aleyhinde konuştuğu için hapse mahkûm edilmişti. Zengin sayılmasalar da yoksul hiç sayılmazlardı. Sophie, Lutherci bir terbiye ile büyüdü. Savaş karşıtlığının temelleri biraz da burada yatar. Nazi yönetimine karşı oluşu Hıristiyanlığa olan bağlılığından da kaynaklanır. Felsefe ile teolojinin yanı sıra resme olan yeteneği ile çevresindekilerinin dikkatini çeken biriydi Sophie. Öğretmen oldu. Askeri bir kreşte öğretmenliğe başladığında İkinci Dünya Savaşı’nın üçüncü yılı doluyordu. Münih Üniversitesi’nde biyoloji ile felsefe okuması 1942’dedir. Hans da aynı üniversitede tıp öğrencisiydi.

Clemens August Graf von Galen’in yazdığı Nazi karşıtı bir kitaptan çok etkilendi Sophie ile arkadaşları. Von Galen koyu bir katolikt; bu nedenle Nazi rejimine, inançlarına aykırı bulduğu için karşıydı. Sadece bu kitap değil, Alman ordusunun Yahudi Soykırımı’na ilişkin hazırlanan bir rapor da Sophie ile arkadaşlarının mücadele için harekete geçmesinde etkili oldu. Bir süre sonra Beyaz Gül kuruldu.



Önceleri yaptıkları sadece bildirilerle seslerini duyurmak, eleştirilerini, karşıtlıklarını kitlelere yaymaktı. 1942 Haziran’ı ile Temmuz’unda sadece yüz tane basılmış 4 bildiri dağıttı Beyaz Gül. Beşinci bildiri, 1943 Ocak’ında bu kez 9 bin adet basılarak Güney Almanya ile Avusturya’da dağıtıldı. Metro çıkışlarına, otobüs duraklarına, evlerin posta kutularına gizlice bırakılıyordu bu bildiriler. Bildirilerde “Kahrolsun Hitler”, “Özgürlük”, “Hürriyet” gibi ifadeler yer alıyordu. Aynı ifadelerin yer aldığı sloganlar Münih’te bazı binalara da yazıldı. Altıncı bildiri Alman üniversite gençliğini daha radikal bir tutum almaya çağırıyordu: “Nazi rejimini terk edin, desteklemeyin.”

Beyaz Gül’ün dağıttığı son bildiride “Alman gençliğinin, halkımıza gelmiş geçmiş en büyük acıları çektiren, en çirkin tiranlıkla hesaplaşma günü geldi” deniyordu. Ama iki kardeş bildiriyi dağıttıkları üniversitede Nazi parti üyesi Jakob Schmied adlı hademe tarafından Nazi Gizli Polisi’ne (Gestapo) ihbar edildiler. Yanlarındaki dört kişiyle birlikte yakalandılar. Nazilerin ellerine böyle düştüler. Yargılamaları ile infaz edilmeleri çok hızlı oldu. 18 Şubatta yakalanmışlardı, 22 Şubatta idama mahkûm edildiler. Cezaları Christoph Probst ile birlikte aynı gün giyotinle infaz edildi. Yani her şey beş gün içinde olup bitti. Sophie 21, Christoph Probst ile Hans Scholl 24 yaşındaydı öldüklerinde.
Yargılamaları sırasında çok cesur davrandılar. Dava hâkimi tam üç bin kişi hakkında ölüm cezası veren Nazi hâkim Roland Freisler’di. Soğukkanlı, olgun tutumları bu eli kanlı hakimi delirtmişti. Öfkeyle bağırır mahkeme salonunda: “Reiche’ın savaş sırasında gördüğü en tehlikeli vatan ihaneti bu hainlerin yaptıklarıdır.” Beyaz Gül’ün üç üyesi nisan ayında asıldı, diğer üyeleri 12 yıla varan hapis cezalarına mahkûm edildiler.

Siyasi makaleler de yazdılar
Beyaz Gül sadece bildiri yazıp dağıtmadı tabii. Siyasi makaleler yazdığı da biliniyor. Sophie’nin de yazdığı makaleler vardı. Makalelerin konusunu Alman halkını Nazilere karşı pasif direnişe çağırmak oluşturuyordu.

Mahkemeden önce Sophie Scholl, mahkemedeki savunmasında şunu söylemişti: “Birisi bir başlangıç yapmak zorundaydı”.

Ellerine tek bir silah almadan tüm toplumu sarsan pasif eylemlerle unutulmazlar arasına girdi Sophie ile arkadaşları. Bugün Almanya’da Sophie ile Beyaz Gül üyelerinin adlarını taşıyan çok sayıda okul var.

O bildiriye ne oldu?
Sophie ile arkadaşlarının yakalanmasına yol açan son bildiri, ki küçük bir el ilanıdır aslında tüm Avrupa’yı dolaşarak sonunda İngiltere’ye ulaştı. İngiltere’de “Münihli Öğrencilerin Manifestosu” adıyla tam 1 buçuk milyon adet basılarak İngiliz savaş uçakları tarafından Almanya topraklarına atıldı.

Beyaz Gül yapraklarıyla birlikte.

En Çok Okunan Haberler