Graham Taylor, 80’lerin hatırlattıkları…

15 Eylül 1944 günü Nottingham’ın günümüzde 45 bin nüfusa sahip Worksop kasabasında dünyaya gelmiş futbol sevdalısı. 1947 senesinde, bir zamanlar adını çelik üretimi ile duyurmuş Scunthorpe kasabasına taşınmış ailesi ile birlikte. Spor gazetecisi olan babası o yıllarda bölgenin yerel gazetesi Scunthorpe Evening Telegraph’ta çalışır; kökleri 1899 senesine uzanan, günümüzde League One’da (3. Lig) mücadele eden Scunthorpe United’ın maçlarını kaleme alırmış. Babanın futbol aşkı çocuğuna da geçmiş haliyle, maç günleri babası ile birlikte “Old Show” Stadının tribünlerinde yerini alır, bordo-mavi takımlarını alkışlarlarmış. 1958 senesinde 2. Lige terfi eden takım 1964’e kadar bu ligde top koşturmuş…

Henüz çocuk yaşlarda katıldığı Scunthorpe United’ın miniklerinde hünerlerini geliştirdikten sonra, 1962 senesinde ilk profesyonel takımı Grimbsy Town’a transfer olmuş. İlk maçına 1963 senesinin Eylül ayında Newcastle United karşısında çıkarken, 1968 senesine kadar kaldığı takımda 189 maçta forma giymiş. Sağlam bir savunma oyuncusu olduğu, görev adamı olarak çalışkanlığı ile nam saldığı anlatılır. 1968-1972 arasında top koşturduğu Lincoln City’de geçirdiği sakatlık nedeniyle 27 yaşında futbolu bırakmak zorunda kalmış. Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük kurslarına devam etmiş, 28 yaşında, o yılların en genç teknik direktörü olarak takımın başına getirilirken, 1975-1976 sezonunda takımıyla Division 4 şampiyonluğu yaşamış. Alt liglerdeki başarısı futbol âleminde dikkati çekmiş ve 1977 senesinin Haziran ayında 4. ligde mücadele eden Watford Town’un yeni başkanı Elton John onu takımın başına getirmiş. O dönem 1. Lig takımlarından West Bromwich Albion’un da ona teklif götürdüğü, ancak eski arkadaşı ve o dönemin bilindik futbol adamı Don Revie’nin tavsiyesiyle Hertfordshire takımını tercih ettiği biliniyor.
Sarı kırmızılı takımdaki ilk sezonunda 3. Lige terfi ederken, en alt ligde aldığı takımı beş sezonda 1.lig’e çıkacak, 1982–1983 sezonunda 1. Ligi Liverpool’un ardından 2. sırada tamamlayacaktı. 1984 senesinde Federasyon Kupasında final oynayan Watford o yılların başat takımlarındandı ve o dönem takımda yer alan öğrencileri John Barnes, Luther Blissett, Kenny Jackett, Steve Sherwood, Nigel Callaghan ve Mo Johnston ilerleyen zamanlarda Ada futbolunda yıldızlaşacaktı…
1987 senesinin yaz aylarına o sezon küme düşme şokunu yaşayan Aston Villa’nın başına getirildi. Villa beş sezon öncesinde Avrupa Kupasını kaldırmış, 1980-1981 sezonunda ülkenin en üst liginde şampiyonluk yaşamış olan ama şimdi hayal kırıklığı yaşayan taraftarları kısa sürede umutlandıracak, ilk sezonunda takımı yeniden 1. Lige döndürecekti.
1990 senesinde İngiltere Milli Takımı Dünya Kupasından elenmiş, teknik direktör Bobby Robson takımdan ayrılmıştı. Milli takım için teknik direktör adaylarının arandığı zamanlarda, Ada basını onun milli takımın başına geçmesi için yeterli başarısı olmadığını, alt liglerde yaşadığı şampiyonlukların milli takım için ölçü olmadığını yazıyordu. 1990-1993 arasında çalıştırdığı milli takımda sadece bir yenilgi aldığını (1991 senesinde Wembley’de Almanya karşısında) hatırlatalım. Bizim ay-yıldızlı milli takımın da yer aldığı grup maçları sonunda şampiyonaya gitme hakkı kazanan İngiltere 1992 Avrupa Şampiyonasında elenecek, İsveç karşısında son maçta Lineker’ı 60. dakikada oyundan aldığı için yerden yere vurulan teknik direktör hezimetin baş sorumlusu ilan edilecekti. Ülkenin en çok satan bulvar gazetesi ‘The Sun’ın ertesi günkü baskısında “İsveç 2 – Şalgamlar 1” (Turşular) başlığı yer alıyordu. İngiltere 1994 Dünya Kupasına gitme hakkını kazanamayınca istifa edecek, o tarihi basın toplantısında, kupaya katılma fırsatını kaçırmış eski bir milli takım teknik direktörü olarak kendini ölü bir politikacıya benzetecekti.
Milli takım hüsranı sonrası Wolverhampton Wanderers, Watford ve Aston Villa’yı çalıştırdı. 2003 senesinde Aston Villa başkanı Doug Ellis ile yaşadığı anlaşmazlık sonrasında takımı bıraktı ve bir daha başka takım çalıştırmadı.
Ocak ayının ortalarına yaklaşırken, geçirdiği kalp krizi nedeniyle 72 yaşında aramızdan ayrıldı Graham Taylor, 80’li yıllara yetişmiş olanların ve bilhassa Watford ile Aston Villa taraftarının asla unutmayacağı futbol adamı. Onun ölüm haberini alan eski öğrencisi, o zamanların golcüsü Luther Blissett, “Başardığım her şeyi ona borçluydum, futbola dair anılarımın artık hiçbir önemi kalmadı” demiş. Sir Alex Ferguson, “Eski bir dostu kaybetmiş olmanın üzüntüsünü yaşadığını, en zor zamanlarında onu hep yanında bulduğunu” dile getirmiş.
Son sözü artık aramızda olmayan futbol sevdalısına bırakalım: “Futboldan tamamen koptuktan sonra gördüğüm, futbolun içinde olanların büyük bölümü o güzel oyunu sevdikleri için değil, para kokusunu aldıkları için oradalar.”
Graham Taylor: 15 Eylül 1944 - 12 Ocak 2017…

En Çok Okunan Haberler