‘Gül Devrimi’ zirveye siyasi hırsı ‘dama’ çıkardı

Mihail Saakaşvili son zamanların en tuhaf figürlerinden biri. Gün geçmiyor ki bu adamla ilgili çok sayıda haberle karşılaşmayalım. Bir keresinde dama çıkıp initihar girişiminde bulunduğunu bile yazdı gazeteler. Sevgilisi tarafından terk edilen ya da haksızlığa uğradığı için damlara çıkmış biri değil oysa. Eski bir Devlet Başkanı bu. Gürcistan’lı ama Ukrayna’da hukuk okumuş, ABD’de Columbia Üniversitesi’nde yüksek lisans, George Washington Üniversitesi’nde doktora yapmış sıkı eğitimli biri. Strasburg Uluslararası İnsan Hakları Enstitüsü’nden de diploması var.

Belki de bu özellikleri yüzünden ABD ile Batı eski Sovyet Cumhuriyetleri’ni “kuşatma” planlarında bir hayli yararlandılar bundan. Doğrusu kullandıkları en parlak “araçlardan” biriydi zamanında. ABD, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin yetiştirdiği en büyük diplomatlardan biri olan (SSCB’nin son Dışişleri Bakanı’ydı bu arada) Gürcistan Cumhurbaşkanı Eduard Şevarnadze’nin karşısına bu playboy görünümlü Saakaşvili’yi çıkarmıştı. Saakaşvili kurduğu Birleşik Ulusal Hareket adlı partiyle bir “muhalefet” hareketi başlatmış, topladığı kalabalıklarla 2003’de Tiflis’te parlamentoyu basmıştı. Sonuçta Şevarnadze başkanlığı bırakmak zorunda kalmıştı. Hem Saakaşvili’nin hem de taraftarlarının ellerinde kırmızı, beyaz güller vardı o baskın sırasında. O nedenle Gürcistan’daki bu kalkışmaya “Gül Devrimi” dedi ABD/Batı basını. Hani, şu yok Turuncu yok Kadife dedikleri “devrim”lerden biriydi Gürcistan’da da olan.

“Gül Devrimi” sonucu arkasına ABD desteğini almış olan Mihail Saakaşvili oturdu Cumhurbaşkanlığı koltuğuna. Seçimler sırasında kampanyasını yürüten başta şu uğursuz Soros Vakfı olmak üzere ABD ile Batılı NGO’lar ile “insani yardım” kuruluşlarıydı. Çoğu ABD destekliydi tabii. Ne ABD’nin ne de müttefiklerinin Gürcüstan’da demokrasinin yerleştirilmesi ile ilgileri yoktu elbette. ABD ile Batı’yı Hazar petrollerinin kendileri tarafından kontrol edilmesi ilgilendiriyordu. ABD ve batı yanlısı politika izleyeceği sözünü vermiş olan Saakaşvili’nin Rusya gerçeğini gözardı etmiş bir hayalperest olduğunu anlamak çok uzun sürmedi.

Çok derin bir sorun olan Abhazya ile Osetya sorununu ABD’nin yardımıyla çözeceğini sanmak yanılgısına düştü Saakaşvili. Oysa Hazar petrollerinin kontrolünden başka derdi olmayan küresel güçlerin bölgesel sorunlara bu kadar derinlemesine girmeyeceğini hesap etmesi gerekirdi ama hayalperest adamdan bu beklenemezdi tabii. Ülkesinde uyguladığı saçma sapan ekonomik politikalar sonucu da gittikçe artan hoşnutsuzluk sonucu yükselen protesto gösterileri yüzünden, ABD’nin desteğine rağmen 2007’de görev süresi henüz dolmadan Başkanlıktan ayrılmak zorunda kaldı. Soros ile diğer vakıfların bu kez çok daha gayretli çalışmaları sonucu 2008’de yapılan başkanlık seçimleri yüzde 53 gibi büyük bir oy oranıyla yeniden kazandı.

Önceki deneyiminden ders çıkaracağı yerde, Şevarnadze’nin büyük bir ustalıkla, çözüme kavuşturmasa bile dondurduğu Osetya meselesini, ABD’nin de kışkırtmasıyla kurcalamaya başladı. Ağustos 2008’de Gürcistan ordusu Güney Osetya Cumhuriyeti’ni işgal etti. Planı, Osetya’dan sonra Abhazya’yı işgal etmekti. Ancak Osetya’da büyük bir milis gücüyle karşılaşmış daha sonra Rus müdahelesi gelince tutunamamıştı. ABD ile Batı’nın gözünden düşmesine bu başarısızlığın yol açtığını söylerler. Güney Osetya sorununun Gürcistan ile Rusya arasında savaşa dönüştüğü günlerde Saakaşvili’nin sinirden kravatını çiğnediği fotoğrafı hala hafızalardadır. Bu gürültü patırtının ardından süngüsü düşmüş, ABD/Batı’nın gözden çıkardığı bir “unutulmuş asker”e dönüşmüştür Saakaşvili.

Ama adamdaki nasıl bir hırssa, köşesine çekilip akademik çalışma yapmak yerine yeniden siyasete bulaştı. Gerçi ABD bu eski dostunu ortada bırakmış sayılmaz, 2013’de Tuft Üniversitesi’ne öğretim üyesi olarak davet etti, ama Saakaşvili garip bir adam, onca başarısızlığa rağmen iddiasını (her neyse) sürdürmekte kararlı biri olarak yeniden meydanlara döndü.

Gürcistan vatandaşlığından atıldığı için, Ukrayna’nın Rusya karşıtı Devlet Başkanı Petro Poroşenko tarafından Ukrayna’ya davet edilip vatandaşlık verildi. Üstüne üstlük Ukrayna’nın nüfusunun çoğunluğunu Rus yanlılarının oluşturduğu Odessa kentinin valiliğine getirildi. Ama 2016’da, Poroşenko’nun yolsuzluklarla yeterince mücadele etmediğini ileri sürerek valilikten istifa etti Saakaşvili. Kalktı bu kez Ukrayna’da Yeni Kuvvetler Hareketi adıyla bir muhalefet partisi kurdu. 2017’de de Poroşenko Saakaşvili’ye verdiği vatandaşlığı geri aldı. Gerekçesi de, Saakaşvili’nin birçok konuda yalan beyanda bulunmuş olmasıydı. Saakaşvili, Gürcistan’dan Polonya’ya, oradan da Ukrayna’ya geçtiği için, Ukrayna’ya geçtiği en son ülke Polonya olduğundan, Polonya’ya geri yollandı Ukrayna makamlarınca.

Poroşenko da savunulacak bir zat değil elbette. Saakaşvili ile başta Rus karşıtlığı olmak üzere birçok konuda ortak tarafı var. Ama iş “pasta” paylaşımına gelince birbirlerine rakip olmaları kaçınılmaz. Dolayısıyla, valilikle yetinmeyeceği belli olan Saakaşvili’nin vatandaşlığını iptal etmesi bir rakipten kurtulma isteğiyle ilgili haliyle. Tabii ki etik bir tutum değil. 10 Eylül 2017’de Polonya’dan Ukrayna’ya giriş yapmak istediği haberlerini okuduk Saakaşvili’nin.

Kalabalık bir taraftar grubunun da desteğiyle Polonya’dan Ukrayna’ya zorla girebildi. Ama bu Ukrayna yasalarına göre suç sayıldığı için hakkında işlem de yapıldı tabii. Sonrasında Ukrayna’nın başkenti Kiev’de bir çok protesto gösterisi yaptı. Ancak Ukrayna polisi evine baskın yaptığında çatıya çıkıp, kendisine dokunulması halinde çatıdan atlayacağı tehdidinde bulundu.

Damdan zar zor indirdiler.
Çok zaman geçmedi. Geçen ay resmi Facebook hesabından yapılan bir açıklamada Saakaşvili’nin “yeşil kamuflaj giyen ve yüzlerine kar maskesi takan kişilerce bir minibüse bindirilerek kaçırıldığı” duyuruldu.

Gürcistan’da Devlet Başkanı, Ukrayna’da vali, Polonya’da sürgün, yine Ukrayna’da yasadışı göçmen durumuna düşen ilginç bir adam Saakaşvili. Şimdi Hollandalı eşi nedeniyle oturma izni alabildiği Hollanda’da. “Mücadeleme burada devam edeceğim” diyor.

Ne mücadelesi kaldıysa.

En Çok Okunan Haberler