HAMAS şer’i prensiplerinden vazgeçti

Bu haftanın belki de en önemli gelişmesi Filistin İslami Direniş Hareketi’nin (Hamas) İsrail ablukası altındaki Gazze’de daha önce kurduğu İdari Komiteyi, Filistin’in siyasi bölünmüşlüğünü sonlandırmak için feshettiğini duyurması oldu.

Bu birdenbire olmuş bir gelişme değil. Fetih Hareketi ile Hamas heyetleri Mısır’ın başkenti Kahire’de görüşmeler yapmış, Hamas Sözcüsü Hazım Kasım 13 Eylül’de uzlaşı için Fetih Hareketi yöneticileriyle hemen masaya oturabileceklerini belirterek, “Hamas, Gazze’de kurulan İdari Komiteyi feshetmeye, uzlaşı hükümetinin görevini oradan sürdürebilmesine imkan sağlamaya ve seçimleri yapmaya hazırdır” ifadelerini kullanmıştı.

Nitekim, Hamas’tan yapılan açıklamada, Mısır’ın, Filistin’in siyasi bölünmüşlüğünün sonlandırılması çerçevesinde ortaya koyduğu çabalara uyulduğuna vurgu yapılarak, Gazze’deki İdari Komite’nin feshedildiği duyuruldu. Açıklamada, Filistin Uzlaşı Hükümeti’nin Gazze’de ‘hemen’ görevi devralması, genel seçimlerin yapılması ve Hamas’ın Fetih Hareketi ile diyaloğa hazır olduğu belirtildi. Açıklamada, 2011 Kahire anlaşmasının uygulanması, bu çerçevede anlaşmayı imzalayan bütün Filistinli gurupların yer alacağı bir ulusal birlik hükümetinin kurulması çağrısı da yapıldı.

Hamas’ın bu kararına Fetih Hareketi de “umut verici bir gelişme” açıklamasıyla yanıt verdi. Bu elbette bölünmüş Filistin’in yeniden birleşmesi için atılmış önemli ve olumlu bir adım. Hamas, ağustos ayının başlarında da , Gazze Şeridi ile Batı Şeria arasında bölünmeye son vermek için İdari Komiteyi feshetmeyi de içeren yeni bir siyasi girişim sunmuştu.

Yeni Siyaset Belgesi Doğrultusunda
Hamas, bu yılın mayıs ayında siyasi çizigisinde ciddi değişkliğe gitti. Uzlaşmaz, katı çizgisinden uzaklaştı. Bunda Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin ciddi etkisi oldu. Çünkü Hamas’ın eski çizgisiyle dönüştürücü bir etkisinin olmadığı artık genel kabul gören bir gerçeklikti. Katar’ın başkenti Doha’da 1 Mayıs 2017’de Hamas’ın o zamanki lider Halid Meşal tarafından açıklanan Siyaset Belgesi’ndeki en önemli özellik örgütün 1967 sınırlarında kurulacak bir Filistin devletini destekleyeceğini açıklaması oldu. Örgüt bunu daha önce asla kabul etmiyordu.

İkincisi artık örgüt olarak hedeflerinn “tüm Yahudiler değil, Siyonistler olduğunu” açıklıyordu. Bir başka dikkat çeken taraf da yeni siyaset belgesinde Müslüman Kardeşler örgütünün bir kanadı olduğu ifadesine yer vememesiydi. Bunlar gerçekten de örgüt için çok ama çok önemli değişikliklerdi.

Şimdi, Filistin’de iki başlılığa yol açan Gazze’deki Hamas hükümetini fesh etme kararı da bu yeni siyaset belgesiynle başlayan sürecin bir parçası olarak değerlendirilmeli. Elbette Filistin için çok önemli/değerli gelişmeler bunlar, ancak Hamas açısından çok çok radikal değişiklikler.

Kökleri geçen yüzyıla dayansa da Filistin’deki ilk İntifada sonrası Aralık 1988’de kurulan Hamas’ın 36 maddeden oluşan prensiplerinin çoğu Kuran ayetlerine dayanıyordu. Örneğin Yahudilere karşı mücadele dini bir mücadele olarak değerlendiriliyordu. Müslüman Kardeşlerin bir kanadı olduğu da bu Kuran prensiplerine dayandırılıyordu.

Mayıs ayında Doha’da tüm bumlardan vazgeçtiğini açıklamış oldu Hamas. Yani “reel politika” daha ağır bastı ve Hamas çizgisini değiştirdi. Artık bu yeni politika uyarınca “İsrail’in yok edilmesinden söz etmeyecek, bir çok yerde “terör örgütü” olarak kabul edilen Müslüman Kardeşler”le bağının kalmadığını duyurmuş olacak. Bunu yapmakla Fetih Hareketi’nin dünya çapına kazanmış olduğu Filistin’in meşru temsilcisi sıfatını en azından onunla paylaşmış olacak, politik sahnede “aktör” olarak yer bulmaya çalışacak. Bunda başarılı olup olmayacağını da zaman gösterecek elbette.

Hamas, hem Filistin’in tümünde ikna edici olmamasıyla, hem Mısır, hem İsrail için sorun olmasıyla, hem de Filistin sorununun çözümünde öneri getiremeyişle “sıkışmış” bir hareketti. Yeni siyaset belgesiyle bu “sıkışmışlık”tan kurtulmaya çalışacak. Suudi Arabistan ile Katar’ın “siyasi” çizgisine girmesi durumunda giderek etkisizleşmesi de sürpriz olmayacak.

Fetih Hareketi ile aralarında derin görüş ayrılıkları var. Yaşamın gerçekliğinin farkında olmayan bir örgüt Hamas. Filistin Kurtuluş Örgütü ile İsrail arasındaki Oslo Anlaşması’nı da, karışıklı tanımaları da, İsrail devletinin ortadan yok edilmesi çağrılarının kaldırılması

Hareket, 1991 Madrid Konferansı sonrası Arapların izlediği barış sürecinin yanlış olduğunu düşünüyor ve 1993 yılında Filistin Kurtuluş Örgütü ile İsrail arasındaki Oslo Anlaşması ve öncesindeki FKÖ-İsrail karşılıklı tanımaları, FKÖ’nün sözleşmesinin değiştirilmesini, İsrail devletinin ortadan kaldırılması çağrısı yapan cümle ve ifadelerin çıkarılmasını İsrail’e ödün vermek olarak değerlendiriyordu.

Nasıl Kuruldu?
80’li yılların sonunda kurulduğu belirtilir ama aslında kökleri 1948 öncesine kadar gider. Müslüman Kardeşler’in bir kolu gibi görür kendini. 1988’de Hamas adıyla ortaya çıkmadan önce İslami Mücadele Hareketi adıyla çalışmalar yürüttüğü biliniyor.

Müslüman Kardeşler’in Filistin’deki üyeleri Dr. Abdülaziz Rantisi, Dr. Mahmu Zehhar ve bazı üyeleriyle birlikte Şeyh Ahmed Yasin tarafından Hamas adıyhla 87’de kuruldu. İsrail istihbaratı Yasin’i 2004’de öldürünce yerine Halid Meşal getirilmişti.

Yeni siyaset belgesi uyarınca çizgi değişikliğine giden Hamas uzun yıllar ABD’nin “terör listesi”nde yer aldı. ABD, Hamas’a karşı “yok etme” operasyonlarına İsrail’e sürekli destek verdi. Ancak, Filistin’de her zaman büyük bir desteğe sahip oldu Hamas. 2006’da yapılan seçimleri büyük çoğunlukla kazandı. İsmail Haniye başkanlığına bir hükümet kurdu. İsrail, Hamas’ın askeri eylemlerini bahane ederek Gazze’yi abluka altına aldı.

Hamas bundan sonra Filistin sorununda ılımlı bir role bürünecek, öyle görünüyor. Gazze’deki idareye son vermesi, Filistin’deki çift başlığın ortadan kaldırılmasına yönelik adım atması bunun işareti. Fetih Hareketi ile birlikte hem İsrail hem de diğer aktörler tarafından dikkate alınacak bir güç haline gelmek için bundan sonra ne tür gi,rişimlerde bulunacağını göreceğiz.

Hamas’ın eylemleri:
»6 Temmuz 1989 Kiryat Ye’arim yakınlarında meydana gelen bir intihar saldırı sonucunda 22 kişi öldü.

»6 Nisan 1994 tarihinde Afula’da (İsrail) bir otobüste meydana gelen intihar saldırı sonucunda 8 kişi öldü.

»13 Nisan 1994 tarihinde Hadera’da bir otobüs durağında meydana gelen intihar saldırısının sonucunda 5 kişi öldü.

»19 Ekim 1994 tarihinde İsrail’in başkenti Tel Aviv’de meydana gelen bir intihar saldırısı sonucunda 22 kişi öldü.

»11 Kasım 1994 tarihinde Netzarim’de meydana gelen bir intihar saldırı sonucunda 3 kişi öldü.

»4 Eylül 1997 tarihinde Hamas militanlarınca gerçekleştirilen Kudüs’teki Ben Yehuda Caddesi’nde meydana gelen intihar saldırısı sonucunda 8 kişi öldü. Ölen üç kişi Hamas militanıydı.

»1 Haziran 2001 tarihinde Tel Aviv Dolphinarium’un kapısında meydana gelen intihar saldırısında yaşları 14 ile 21 arasında değişen 21 kişi öldü ve 120’den fazla insan yaralandı.

»9 Ağustos 2001 tarihinde Kudüs’deki Sbarro adlı restoranda meydana gelen intihar saldırısı sonucunda 7’si çocuk 15 kişi öldü ve 130 kişi yaralandı.

»2 Aralık 2001 tarihinde Kudüs ve Hayfa’da meydana gelen dört patlamada 26 kişi öldü, 220 kişi yaralandı. Saldırıları Hamas üstlendi.

»9 Mart 2002 tarihinde Kudüs’te bir kafeteryada düzenlenen intihar saldırısının sonucunda 11 kişi öldü ve 54 kişi yaralandı.

»31 Temmuz 2002 tarihinde İbrani Üniversitesi’nde meydana gelen intihar saldırısının sonucunda çoğu ABD vatandaşı 9 kişi öldü ve 100’e yakın kişi yaralandı.

»5 Mart 2003 tarihinde Hayfa’da düzenlenen bir intihar saldırısı 7 İsraillinin ölümü ile sonuçlandı. Saldırının sorumluluğunu Hamas üstlendi.

»11 Haziran 2003 tarihinde Kudüs’deki bir intihar saldırısında 17 kişi öldü. Saldırının sorumluluğunu Hamas üstlendi.

»19 Ağustos 2003 tarihinde Kudüs’de bir intihar saldırısında 6’sı çocuk 23 kişi öldü. Saldırının sorumluluğunu Hamas üstlendi.

»9 Eylül 2003 tarihinde Kudüs Hillel Café’de gerçekleşen intihar saldırısı sonucunda 7 kişi öldü ve 70 kişi yaralandı.

»4 Ekim 2003 tarihinde Hayfa’daki bir restoranda meydana gelen intihar saldırısı sonucunda 21 kişi öldü. Saldırının sorumluluğunu Hamas üstlendi.

»4 Mart 2004 tarihinde Aşdod Liman’ında gerçekleşen iki intihar saldırısının sonucunda 10 kişi öldü ve 10 kişi yaralandı.

»31 Ağustos 2004 tarihinde Beerşeba’daki iki intihar saldırısı sonucunda 16 İsrailli öldü. Saldırının sorumluluğunu Hamas üstlendi.

»27 Aralık 2008 tarihinde İsrail’in operasyonlarının ardından Hamas’ın gerçekleştirdiği roket saldırıları sonucunda 4 İsrailli öldü.

»2007 yılında Hamas örgütü Gazze’deki tek heykel olan “Meçhul Asker Anıtı”nı, heykelin dinen yasak olduğu gerekçesiyle yıktı.

(Kaynak: Wikipedia)

En Çok Okunan Haberler