Hayallere erken veda

Lizbon’daki maçta Benfica’ya tek golle boyun eğen Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi hayalini yaşatmak için Kadıköy’de sahaya çıkıyordu. Philip Cocu, Benfica karşısındaki on birden bir, Bursa karşısındakindense üç farklı oyuncu ile maça başlıyordu. Şaşırtıcı olan Cocu’nun Valbuena ya da Elif Elmas tercihi değil de Soldado’nun yerine forvette Alper’i tercih etmesiydi.

Seyircisinin desteğiyle Fenerbahçe’nin maça baskılı başlayacağını düşünenler başlama vuruşunun ardından yanıldıklarını anlıyorlardı. Hollandalı teknik adamın oyuncularını seyircinin coşkusuna kapılıp kontrolsüz oynamamaları konusunda uyarmış olacak ki Fenerbahçeli futbolcular kalelerinde golü görene kadar rakibe baskı kurmaktan ziyade savunmada rakibine boş alan bırakmayıp öncelikle gol yememeyi hedefliyordu.

Sahaya bu anlayışla çıkan takımlar için duran topların önemi de büyük oluyor. Fenerbahçe de henüz maçın başlarında Valbuena’nın etkili kullandığı köşe vuruşunda Ayew ile gole yaklaşıyor ancak Fransız futbolcunun kafa vuruşu arka direğin yanından dışarı çıkıyordu.

Sert ve mücadele katsayısı yüksek karşılaşmada Fenerbahçe sık sık top kayıpları yapıyor, üstelik Benficalı oyuncular Fenerbahçe orta sahasını zorlanmadan hızlıca geçebiliyordu. Valbuena ve Ayew’in takım savunmasındaki rollerini ihmal etmeleri İsla ve Hasan Ali’ye ekstra sorumluluklar yüklerken, gereksiz top kayıpları Elif Elmas’ın da erken kart görmesine sebep oluyordu.

Bütün bunlara rağmen Fenerbahçe skor avantajını elde edecek fırsatlar da yakalamayı başarıyordu. 20’de savunma arkasına sarkan Isla topu kontrol etmek yerine gelişine vurmayı tercih etse, 21’de sağ çaprazdan şut açısı arayan Alper sol ayağıyla yakın direğe istediği gibi vurabilse maçın hikayesi de farklı gelişebilirdi.

Benfica her atağa çıktığında S.O.S veren ancak bir şekilde son hamleleri doğru yapmayı başaran Fenerbahçe savunması 26’da gelişen atakta çaresiz kalıyor ve topla son buluşan Fernandes’in tek vuruşu Volkan’ı çaresiz bırakıyordu. Artık maçın uzatmalara gitme ihtimali kalmamıştı. Fenerbahçe tur atlamak için artık minik bir mucizeye imza atması gerekiyordu. Tribünlerin buna inanması için de devre arasına kadar en azından bir gole…

32’de Elif Elmas yaklaşıyor ancak ihtiyaç duyulan golü 45’te Alper Potuk atıyordu. Fenerbahçelilerin ikinci yarıya umutla başlamasına sebep olan golü maç boyunca hiçbir hava topu mücadelesini kazanamayan Alper kafa vuruşuyla yapıyordu. Üstelik asisti yapan da Valbuena’nın arkasını toparlamakla uğraşırken bir türlü hücuma katkı sağlayamayan Hasan Ali oluyordu.

Fenerbahçe ikinci yarıya aynı on birle ancak baskılı ve etkili başladı. ikinci yarının ilk çeyrek saatlik dilimi sona erdikten sonra Benfica art arda yakaladığı fırsatlarla hem Fenerbahçeli oyunculara yapılacak hataların cezasının ağır olacağı hem de Cocu’ya artık oyuna müdahale etme zamanının geldiği mesajını veriyordu. Mesajı alan Cocu 65’te son yıllarda hiçbir Fenerbahçe teknik direktörünün cesaret edemediği bir hamleyi yaparak Valbuena’nın yerine Soldado’yu, Mehmet Topal’ın yerine de Barış’ı oyuna alıyordu. Artık Fenerbahçe orta sahasının göbeğinde Giuliano ve Elif Elmas ikilisi yer alıyordu. Yani sarı lacivertliler uzun yıllar sonra ilk kez defansif orta saha oyuncusu olmadan sahada mücadele ediyordu. Ancak Kanatların Barış ve Alper’e emanet edilmesi beklerin işini kolaylaştırıyor ve onların hücuma katılmasıyla Fenerbahçe ilk kez rakip ceza alanı çevresinde kalabalıklaşabiliyordu. Fenerbahçe atakları o kadar bunaltıcı bir hal aldı ki Vitoria oyuna mğüdahale etmek zorunda kalıyor ve 72’de Salvio’nun yerine Semedo’yu oyuna alıyordu. Değişiklik işe yaramış, Benfica oyunun temposu düşürmeyi başarmıştı.

Maçın son bölümünde Benfica, sıcak havanın da etkisiyle Fenerbahçeli oyuncuların iyice belirginleşen yorgunluğu iyi kullanıyor ve oyunun temposunu iyice düşürerek tur atlayan taraf olmayı başarıyor, Fenerbahçe de rotasını UEFA Avrupa ligine çeviriyordu.

Fenerbahçe, eşleşmenin ilk ayağında skor üretememiş olmasının bedelini Şampiyonlar Ligi’ne veda ederek ödese de, Cocu’nun cesur hamleleri ve sahadaki oyuncuların verdikleri üst düzey mücadele ve maçın son anına kadar korudukları kazanma arzusu sarı lacivertli renklere gönül verenleri UEFA Avrupa Ligi ve SüperLig şampiyonluğu için umutlandırdı.

En Çok Okunan Haberler
  • Sezonun ilk derbisinde galip çıkmadı. Özellikle ikinci yarısı bir hayli temposuz geçen karşılaşma 1-1 eşitlikle sona erdi
  • Tüm Beşiktaş muhabirleri Şenol Güneş’in forvette Babel ile başlayacağı konusunda hem fikir olurken merak edilen tecrübeli
  • Fenerbahçe ve Beşiktaş, Galatasaray ve Başakşehir’in puan kaybı yaptığı hafta yenişemeyerek zirveye yaklaşma şansını ellerinden
  • Akhisarspor mağlubiyeti sonrası sosyal medyada ortaya çıkan görüntülerde Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim'in tribünde