Her seçim döneminin siyasi malzemesi SGK

İzmir Tabip Odası ile İstanbul Tabip odası adına Dr. Ergün Demir ve Dr. Güray Kılıç, AKP hükümeti döneminde Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) mali bütçesindeki açığın giderek arttığını, gelirleri ve giderleri arasındaki dengesizliğin kronik hale geldiğini ifade eden bir rapor hazırladı.

AKP’nin bu politikalara artık 'TAMAM' denmez ve bu süreç böyle devam ederse, emekli maaşlarının düşürüleceği, sağlıkta cepten ödemelerin artacağı, Genel Sağlık Sigortasına ek olarak vatandaşın cebinden tamamlayıcı sağlık sigortası için ek finansman çıkacağı, ithal ve hayati öneme sahip ilaçlara ulaşılamayacağının gündemimizde yer alacağını belirten raporun tamamı şu şekilde:

"Her seçim döneminin siyasi malzemesi SGK!

Peki, gerçekten SGK’yı kim batırdı?

AKP Hükümetleri döneminde Sosyal Güvenlik Kurumunun mali bütçesindeki açık giderek artmış, gelirleri ve giderleri arasındaki dengesizlik kronik hale gelmiştir. SGK'nın resmi verilerinden de açıkça anlaşılmaktadır ki AKP Hükümetleri döneminde yani 16 yıl boyunca bu “açık” toplam 301 milyar TL’yi bulmuş ve Cumhuriyet döneminin tarihi ‘’açık’’ rekorunu kırmıştır.

Sistemi bu hale getiren siyasetçiler, kendi sorumluluklarını gizlemek ve seçim dönemlerinde oy avcılığı için SGK'yı siyasi emellerine malzeme yapmaktadırlar.

AKP’ye yandaş medya, yıllar önce bir dershanede emekli 10 öğretmenin sosyal güvenlik destekleme priminin yatırılmaması sonucu verilen para cezasını ve cezanın yatırılmasını siyasi manşet yaparak eski defterleri açmak istemektedir.

Oysa eski defterler açmak yerine Sayıştay raporunda tespit edilen görüşler üzerinden halen ve sürekli olarak SGK’nın prim ödemelerini tahsil etmeyerek yandaş sermaye kaynak aktaran ve Kurumu siyasi malzeme yapanlara sormak gerekiyor;

Kimler korunup kollanıyor?

Sosyal Güvenlik Kurumuna ait 2016 yılı Sayıştay denetim raporunda;

SGK’nın 120.881.377.222 TL tutarındaki toplam alacaklarını muhasebeleştirilmediği ve kayıt altına alınmadığı,

İcra takibindeki toplam 45.160.497.222 TL tutarındaki Kurum alacağının mali tablolarda raporlanmadığı,

İcra takibinde bulunan kurum alacaklarından 11.296.092.294 TL kısmın tebliğ edilmediği görülmüştür.

SGK’nın mali gelir gider dengesinin giderek bozulması ve böylece finansman açığının tarihi zirve yapmasına rağmen, SGK’nın 2016 yılı toplam gelirinin % 47’sine denk gelen 120,8 milyar TL (eski para ile katrilyon ) tutarında alacağın neden muhasebeleştirilmediği ve kayıt altına alınmadığını, İcra takibindeki Kurum alacağının mali tablolarda neden raporlanmadığını, icra takibindeki hangi işletmelere tebliğ yapılmadığı açıklanırsa kimlerin korunup kollandığı ortaya çıkacaktır.

SGK’yı kim batırdı! Kasayı kim boşalttı?

Geçtiğimiz günlerde AKP Genel başkanın miting konuşmalarında ve yandaş medyada

“CHP liderinin genel müdürlük yaptığı 92-99 yılları arasında SSK 1 milyar lira zararla Türkiye’nin en batık kurumu haline getirdiği, dolu aldığı kasayı kısa sürede boşalttığı,

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin yıllar önce müdürlüğünü yaptığı bir dershanede çalışan emekli 10 öğretmenin sosyal güvenlik destekleme priminin yatırılmaması sonucu verilen 66 bin TL (o dönemdeki miktar) cezayı taksitle ödediğinin” belirtildiği görülmüştür.

1- Sosyal Güvenlik Kurumu’nun resmi rakamlarındaki gerçekler;

Sosyal Güvenlik Kurumu toplumun tüm kesimlerinin hastalık, işsizlik, yaşlılık, sakatlık, ölüm ve analık halinde korunmasını sağlamakla yükümlü olup; en yüksek bütçeli kurumlardandır.

SGK'nın resmi verilerinde de görülmektedir ki; AKP Hükümetleri döneminde (2003-2017) SGK’nın gelir- gideri arasındaki dengesizlik kronik hale gelmiş ve parmak hesabı ile toplam (302.000.799 TL) 302 milyar TL ‘’açık’’ oluşmuş ve tarihi rekorunu kırmıştır.

Kılıçdaroğlu’nun genel müdürlük yaptığı 92-99 yılları arasında ise SSK’nın toplam açığı 2 milyar TL dir.

Kurumun mali bütçesindeki bu açığa esas olarak genel müdürler değil, Hükümetlerin belirlediği politikalar ve uygulamalar yol açmaktadır ve sorumluluk siyasi iktidara aittir.

Yoksa SGK’na açık verdiren ve böylece çöküşüne(!) yol açan mevcut SGK Başkanının Şanlıurfa’dan AKP’den milletvekili adayı olması tesadüf mü?

2- Sağlık ve sosyal sigorta alanlarında mevzuata uygun olmayan işlemleri tespit etmek, suiistimaller ve usulsüzlükler ile mücadele etmek, hiç ayrım yapmadan cezai işlem uygulamak Sosyal Güvenlik Kurumunun görevidir.

Yıllar önce bir dershanede emekli 10 öğretmenin Sosyal Güvenlik destekleme priminin yatırılmaması sonucu para cezası verilmesi ve cezanın tahsil edilmesi doğru bir uygulamadır. Ancak pireyi görüp deveyi görmezlikten gelinemez.

SGK’nın 2016 yılı toplam gelirinin %47’sine denk gelen 120,8 milyar TL ( eski para ile katrilyon) tutarında alacağının neden muhasebeleştirilmediği ve kayıt altına alınmadığını, icra takibindeki Kurum alacaklarının mali tablolarda neden raporlanmadığını, icra takibindeki hangi işletmelere tebliğ yapılmadığını AKP Lideri miting meydanlarında açıklamalı ve yandaş medyada bunu manşet yapmalıdır.

Yapılması gereken; suistimalleri ve usulsüzlükleri kanıksamamak, üzerini örtmeden mücadele etmek ve doğru bilgiyi kamuoyuyla paylaşmaktır.

Sistemi bu hale getiren AKP Genel Başkanı kendi sorumluluklarını gizlemek ve sosyal devleti konuşmamak için SGK'yı demagojisine malzeme yapmaktadır.

Sosyal devlet anlayışına sahip ülkelerde sosyal güvenlik politikalarında esas öncelik; yurttaşların sağlık hizmetlerine erişebilmeleri ve işsizlik ile yaşlılık durumlarında gelir güvencesine sahip olmalarının sağlamaktır.

Eğer AKP’nin bu politikalara artık “T A M A M” denmez ve bu süreç böyle devam ederse korkarız ki emekli maaşlarının düşürülmesi, sağlıkta cepten ödemelerin artırılması, Genel Sağlık Sigortasına ek olarak vatandaşın cebinden tamamlayıcı sağlık sigortası için ek finansman çıkması, ithal ve hayati öneme sahip ilaçlara ulaşılamaması gündemimizde yer alacaktır."

En Çok Okunan Haberler