İsrail’e ve işbirlikçi rejimlere karşıydı: Hanzala’nın sırtı gericiliğe dönük

Arap coğrafyasında nereye giderseniz gidin mutlaka onu görürsünüz. Ya bir duvara çizilmiştir ya bir evin salonunda çerçeve içinde asılıdır ya da otomobillerde çıkartmaları vardır. Kadınların kolye olarak boyunlarına astıklarını da söylerler.

Küçücük bir çocuktur. Ellerini arkasında kavuşturmuş, kafasını hafifçe omuzları arasına gömmüş, yamalı giysiler içinde, ayakkabısı olmayan, sırtını da herkese dönmüş küskün bir çocuk. Filistinlidir. Kovulduğu yurdu özgür oluncaya kadar yüzünü asla kimseye dönmeyecektir.

Bugün İslamcıların büyük bir ikiyüzlülükle kendilerine mal ettikleri bu muhteşem figür Hanzala’dır. Başta Filistinliler olmak üzere varlıkları, kimlikleri yok sayılan herkesi temsil eder ama bunu dinler üstü bir kimlik olarak yapar. Çünkü laiktir, solcudur. İslamcılarda olan biat kültürü Hanzala’da görülmez. Karşı olmadığı, eleştirmediği, itiraz etmediği hiç kimse yoktur, kişi ya da kurum olarak. İsrail’e karşıydı, Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) itirazları vardı, Arap rejimlerinden hoşlanmazdı. Eleştirdikleri arasında “ikiyüzlü Arap tutumu” başta geliyordu ama.

Bu nedenle yaratıcısı Filistinli karikatürist Naci el Ali’nin ömrü çok uzun olmadı. Solcu bir karikatürist olarak çok ama çok “düşman” edinmişti el Ali. Tüm itirazlarını, yarattığı Hanzala karakteriyle dile getiren Ali’nin öldürülmesi, elbette çok üzücü olmuştu ama, şaşırtıcı gelmemişti kimseye. Cinayeti Mossad’ın işlediği bilinse de Ali’yi tanıyanlar “onu öldürmek için herkesin bir nedeni vardı. Herkes onu öldürmüş olabilir” demişlerdi öldürüldüğünü duyduklarında.

Naci el Ali’nin doğum tarihi biraz karışık, hangisi doğru bilinmiyor ama 1936 ya da 37’de Sacara köyünde doğduğu kesin. İsrail’in kurulmasıyla sonuçlanan 1948 çatışmaları sırasında ailesiyle birlikte Filistin’den kovulup, Lübnan’ın güneyindeki Ayn el Helwe Mülteci Kampı’na yerleşmesi tüm yaşamını etkilemiştir.

Politik bilince burada ulaştığını söylüyor el Ali,“Ne olup bittiğini farkına varınca bir şeyler yapmam gerektiğini düşündüm” demesinin nedenleri arasında katıldığı gösterilerden, yürüyüşlerden ötürü duyduğu hayal kırıklığı da vardır. İlk olarak mülteci kampının duvarlarını politik içerikli çizimlerle doldurmaya başlar. Bu arada yeteneği başkalarınca fark edilip özendirilen el Ali, Lübnan Sanat Enstitüsü’ne girebilmek için para biriktirmeye de çalışır.

Hanzala doğuyor
Kuveyt bağımsızlığına kavuştuğunda birçok Filistinli gibi o da 1962’de Kuveyt’e göç etti. 1970’lerin başına dek orada dergilerde çizimler yaptı. Kendi ifadesiyle “her zaman insanların aklına gelecek olan dürüst Filistin’i temsil eden” Hanzala’yı ilk kez 1969’da çizmeye başladı. 1974’te döndüğü Lübnan’da yayınlanan As-Safir gazetesinde Hanzala karikatürleri yayımlanan Ali, bu karikatürlerde sadece İsrail şiddetini değil, Arapların yolsuzluğunu, kendi aralarındaki eşitsizlikleri de çizdi. Ortadoğu yoksulunun içinde bulunduğu durumdan sorumlu olan herkes Naci el Ali’nin hedefiydi.

“Kendini ifade edemeyen basit Arapların sözcüsü olmak. İşim bu benim” sözleri bu nedenle bir hayli anlamlıdır.

Ben öyle görmem ama Hanzala’yı “çirkin” bulurdu Naci el Ali. Hanzala’nın çirkin olduğunu “hiçbir kadın onun gibi bir çocuğu olmasını istemez” diyerek vurgular. Neden böyle yapmıştır peki? Bir sembol olarak Filistinlinin istenmezliğini böyle vurgulamak istemiştir. Filistinli bölgede hiç kimse tarafından istenmeyen, ötelenen, diğer Arapların da sevmediği, aşağıladığı, vatana kavuşma mücadelesinde yalnız bıraktığı çirkin çocuktur.

Ama Hanzala, Naci el Ali’nin bile ummadığı bir sevgi topladı Filistinliler arasında. Sessizliği bile çok anlamlı bulundu Hanzala’nın. Ellerini arkada kavuşturup, sırtını herkese çevirip sadece olanı biteni izliyor oluşunu “bana aldırmayın.ben ne yaptığımı biliyorum” olarak yorumlayan çok oldu.

Naci el Ali, Lübnan’da hem iç savaşa hem de İsrail saldırılarına tanık oldu. “Kalemim her gün elimdeydi. Hiç korkmadım, çaresiz değildim ve asla teslim olmadım” diye anlatıyor o günleri. O yıllar onu bir kez daha yoksul Filistin mültecilerine yaklaştırmıştır.


Taş atan Hanzala
Hanzala, sırtı herkese dönük, sessiz, sakin bir çocuktu. 1982’de İsrail Ordusu işgal ettiği Lübnan’da Hıristiyan müttefiklerinin de yardımıyla Sabra ve Şatilla’da yüzlerce Filistinliyi katledince Hanzala soğukkanlılığını yitirerek eline taş alıp İsrail ordusuna fırlatır. Taş atan Hanzala karikatürü böyle doğdu.

Lübnan faciasından sonra Naci el Ali, Kuveyt’e geri dönmek zorunda kaldı. Orada da hem hükümet sansürüne hem de Arap elitlere yönelik eleştirileri nedeniyle fazla barınamadı, kovuldu, Londra’ya taşındı. Hanzala’yı Ortadoğu’da kadınlar zararına ayrımcılık yaratan herşeye karşı çıkan sırtı dönük olarak çocuk da, Ortadoğu’yu paramparça eden emperyal çeteler ile işbirlikçisi Araplara karşı savaşan bir çocuk olarak da çizmeye devam etti.

22 Temmuz 1987’de çalıştığı Kuveyt gazetesi Al-Qabas’ın Londra bürosuna yürürken kimliği bilinmeyen kişilerce kafasından kurşunlandı. Beş hafta komada kaldıktan sonra öldü. Elli yaşındaydı. Dönemin İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher tarafından açılan soruşturma sonucu Mossad üyesi oldukları belirtilen biri Filistin’li üç kişi tutuklandı. Ama katillerin bunlar olup olmadığı hiçbir zaman öğrenilemedi.

Hanzala, Filistinliyi uyuşukluğa iten “taassuba” da karşı olan bir çocuk figürdü. Resme, karikatüre günah gözüyle bakanlardan hiç hoşlanmayan Naci el Ali tarafından yaratılmış, yeri solcu, ilerici büyüklerinin yanı olan bir çocuk figür. Aslında yarattığı karakter Ali’ye çok benzer. Hanzala da Ali gibi on yaşındayken yurdundan kovulmuştur, onun da Ali’nin çocukluğundaki gibi hiç ayakkabısı olmamıştır. Giysileri de hep yamalıdır tıpkı Ali’nin çocukken olduğu gibi.


Hanzala’yı şimdi bir kadın karikatürist çiziyor: Ümeyye Coha. Coha da ilk eşini bir suikastte ikinci eşini de yetkililerin tedavi amacıyla yurtdışına çıkma izni vermemeleri yüzünden kaybeden bir kadın karikatürist.

Filistinli Hanzala, solcu, ilerici bir figürdür. Öyle olmasa “kadın eli” dokundurur mu kendisine hiç?

En Çok Okunan Haberler