Kanarya’dan hüzünlü veda

Fenerbahçe, haftalardır devam eden sıkıntılarına bir yenisini daha ekledi ve artık giderek ışıkların söndüğü bir tünelde yürümeye başladı. Yakın gelecek çok parlak görünmüyor.

Fenerbahçe’de uzun süredir bu köşedeki yazılarda bahsettiğimiz konsantrasyon problemi ilk golün hazırlayıcısıydı adeta. Daha maçın 7. dakikasında, kendi sahanızda üzerinizde gölge savunma varken bu kadar rahat kullandığınız bir pası rakibin ayağına atmanızın tek bir açıklaması var o da maça gerçek anlamda başlayabilmeniz için 10 dakikaya ihtiyaç duyduğunuz. Fenerbahçe her iki maçta da yediği golü bu ilk 10 dakikalarda yedi ve adeta 180 dakikanın 160 dakikasını kendi boyundan birkaç kat yüksek bir uçurumdan dışarı çıkmayla harcadı. Aslında Krasnodar’ı Fenerbahçe’nin Kadıköy’de daha önce karşılaştığı ve turu kaybettiği vasatın üstündeki rakiplerle karıştırmamak lazım. Igor Shalimov’un takımı orta sahada baskı gördüğünde kurduğu üçgenlerle oyunu kendi sahasından rakip sahaya taşıyabilme yetisine sahip, ancak ceza sahası etrafındaki acemiliklerini de göz ardı edemeyiz. Fenerbahçe de yediği golden sonra rakibin bu acemilikleri sebebiyle dakikalar geçtikçe oyunu rakip sahaya yıkmaya başladı ve nitekim 25. dakikadan itibaren rakip ceza sahası etrafına yerleşti. Burada da kaçınılmaz sonla karşılaştı Dick Advocaat’ın takımı. Elindeki en önemli yaratıcı oyuncunun saha kenarına hapsolması ve topu ayağına her aldığında kademeli bir savunma ile karşı karşıya kalışı. Sarı-lacivertliler bu bölümde kenardan çizgiye inmeyi defalarca denedi, fakat pozisyonların hemen hepsi kaleciye teslim edilen ortalarla bitti. Beraberlik golünü getiren serbest vuruşun Lens’in üzerinde baskı olmadan rahatça kullandığı bir yan topla gelmesi tesadüf değil elbette.

İkinci yarıda, Shalimov’un ilk yarının son bölümünü iyi analiz ettiğini gördük. Savunmasını 10 metre öne çıkardı ve ancak İsmail ile Şener’in, Lens ve Sow’un ceza sahasında Van Persie’ye yardıma gittiği zaman ileri çıktığı anlarda rakibi ceza sahasında karşılamaya başladı. Hücum hattında yine son 20 metredeki yaratıcılık eksiklikleri ortadaydı, ancak ilk yarının son bölümündeki gibi rakibin oyunu kendi ceza sahası etrafında oynamasına izin vermedi. Bu andan itibaren de zaten maçın karakteri son düdüğe kadar değişmedi ve Fenerbahçe sezon içi hedeflerini resmi olarak olmasa da gerçekçi olursak 1’e indirdi.

Tribünlerin maç içerisinde, zaman zaman daha önce hiç görülmemiş ölçüde yaptıkları yönetim protestosu, teknik adamın mutsuzluğu ve futbolcuların form durumu. Fenerbahçe camiasını oldukça zor günler bekliyor.

En Çok Okunan Haberler