Mane’den Kane’e: Premier Lig’in fark yaratanları…

Geçenlerde okumuştum Arsenal’in 32 yaşındaki orta saha ustasının hazin hikâyesini. 2016 senesinin Ekim ayında ayak bileğinden geçirdiği sakatlıktan sonra bir sene içinde sekiz ameliyat geçirmiş İspanyol futbolcu. Doktorlar, enfeksiyon nedeniyle aşil tendonunun sekiz santim kısaldığını, kangren riski bulunduğunu, ayağını kaybedebileceğini söylemişler. “Yeşil sahaları bir kenara bırak, evinin arka bahçesinde çocuğunla top oynayabilirsen kendini şanslı say!” dediklerini anımsıyor. Kolundan aldıkları deriyle ayak bileğine suni tendon yaptıklarını, ağır antibiyotik tedavisi sonucu durumunun iyiye gittiğini, yeni yılda yeşil sahalara dönmeyi umduğunu anlatıyor…

Geçirdiği sakatlık olmasa, geçmiş sezonlara bakarak muhtemel Premier Lig’in fark yaratanlarından biri olurdu Santi Cazorla, orta sahanın maestrosu. Eksiliğini hissedenlerin başında Wenger geliyordur sanırım, Malaga’dan geldiği ilk sezonda 13 asistle sezonu kapatmış oyuncusunu aramıştır kötü giden zamanlarda. Bahtsız Cazorla vesilesiyle hatırlayalım bu sezon ligin fark yaratanlarını, Mane’den Kane’e, Eriksen’den Sane’ye yıldızı parlayanları anlatalım kalemimiz yettiğince…

Slaven Bilic’in yüzünün gülmediği zamanlarda, Kasım ayının ilk günlerinde Olimpiyat Stadında West Ham karşısında sahaya çıktı Liverpool. 4-3-3 dizilişindeki takımın solunda oynayan hücumcu Senegalli sakatlığı nedeniyle bir ay uzak kaldığı takımına geri dönmüştü, hem de ne dönüş! 21. dakikada Lanzini’nin kullandığı West Ham kornerinde kaptığı topla tüm sahayı geçerek rakip kaleye kadar gidip Salah’ın önüne bıraktığı lokum gibi pas mest etmiştir Liverpool taraftarlarını. 2016 senesinin yazında geldiği kırmızlı takım onun sahada yer aldığı maçların yüzde 63’ünü kazanmış, yokluğunda kazanma oranları yüzde 42’ye düşüyor. Oynadığı maçlarda takımın gol ortalaması 2,3’e çıkarken, yokluğunda 0,8’e kadar geriliyor. 10 Nisan 1992’de Senegal’de dünyaya gelmiş Sadio Mane. İlk profesyonel takımı Metz. 2014 senesinin Eylülünde 11,8 milyon Sterlin karşılığında Southampton’a transfer oluyor, 67 maçta kaydettiği 21 golden sonra 2016 yazında 34 milyon Sterlin bonservis bedeliyle Liverpool’un yolunu tutuyordu. 2016-2017 sezonunu 13 gol 5 asistle tamamlarken takımı ilk dörde girerek Şampiyonlar Ligine kalıyordu…

Mane’den söz açtık madem takım arkadaşı Mısırlıyı da yazmadan geçmeyelim. Liverpool’un West Ham’ı dört golle geçtiği maçta attığı iki golle maçın adamı seçildi Mohamed Salah, son beş maçta altı gol kaydetmiş 11 numara. 2014 senesinde Chelsea’de geçirdiği mutsuz zamanlardan sonra geçtiğimiz yaz aylarında 42 milyon Sterlin bedelle Liverpool’a transfer olmuştu. Ligdeki ilk 11 maçında 7 gol 2 asist, Şampiyonlar Liginde 4 gol 1 asisti var 25 yaşındaki kanat oyuncusunun. West Ham maçındaki ilk golünde attığı depar, sürati, enerjisi, takımının son golündeki bitiriciliği takdire şayan. Liverpool efsanesi Gerrard bu sezon takımın en iyisi olduğunu dile getiriyor. Yeri gelmişken Bilic’in ilk yarıya tek forvetle çıkarak hata yaptığını, savunma zaafları bariz rakibe 3. bölgede pres yapamayarak oyunun kontrolünü verdiğini hatırlatalım. İlk yarıda iki farkla geriye düşen West Ham 4-5-1 düzeninde ne pres yapabildi ne de kalesini savunabildi. Siz bu yazıyı okurken artık Bilic West Ham’ın başında olmayacak. Ne diyelim, futbolda herkesin hata yapma payı varken teknik direktörlerin hedef tahtasında olması da bu güzel oyunun gerçeği. Yine de onsuz Olimpiyat Stadı biraz eksik kalacak…

Fark yaratanlardan dem vurup, Tottenham’ın gol makinesini yazmadan olmaz elbet. Bu sezon ligde 8 golü var Harry Kane’nin, efendiliğiyle öne çıkan müthiş forvet. Dört takımda kiralık geçen zamanlardan sonra 2014-2015 sezonunun başından beri Tottenham formasıyla 100’ün üzerinde gol attı 10 numara. 2106-2017 sezonunda 29 golle ligin gol kralı oldu ve arka arkaya iki sezon “Altın Ayakkabı” ödülünü kazanarak tarihe geçti. Bu sezon sekiz Premier Lig takımından daha fazla golü tek başına kaydetti, haliyle dünya devleri arasında taliplileri çok. Tottenham 200 milyon Sterlin olarak belirlemiş bonservis bedelini 24 yaşındaki golcüsünün. Onun olduğu maçta Tottenham’ın mutlaka golü var, yazın bir kenara…

Christian Eriksen 1992 doğumlu, Londra macerası öncesinde Ajax’ta üç sezon şampiyonluk yaşamış. 2010 senesinde Güney Afrika’da düzenlenen Dünya Kupasının en genç futbolcusu olması, son üç sezondur Danimarka’da yılın oyuncusu seçilmesi kariyerinde geldiği noktayı anlatıyor. Tottenham formasıyla 145 maçta 34 golü, 40 asisti var 23 numaranın. Takım arkadaşı Vertonghen, Danimarkalının günümüzde futbolun en iyi oyun kurucularından biri olduğunu vurguluyor söyleşilerinde…

Leroy Sane 21 yaşında, Essen, Almanya doğumlu. Ada futboluna 2016 senesinin yazında Manchester City formasıyla ayak bastı. O yaştaki bir golcü için 37 milyon Sterlin abartılı görünse de bu sezon 12 maçta 6 gol beş asisti var kanat oyuncusunun. Hocası Guardiola, oyuncusunun takıma çok erken yaşta katıldığını, kısa sürede hünerlerini geliştirdiğini, formayı hak ettiğini vurguluyor. Ne diyelim, üstadın vardır bildiği…

1991 doğumlu kevin De Bruyne, 2010-2011 senesinde Belçika’da Genk takımıyla şampiyonluk yaşamış. 2012–2014 arasında Chelsea’de düzenli forma şansı bulamayınca Werder Bremen’e kiralanmış. 2015 senesinin Ağustosunda Wolfsburg’dan Manchester City’e 75 milyon Euro karşılığında transfer olurken, Ada futbolunun o dönemki en pahalı ikinci transferi olarak tarihe geçti. Bu sezon 2 gol, 6 asistle Manchester City’i uçuranlardan. Tüm kupalarda 52 gol atmış Guardialo’nun öğrencileri. Böyle giderlerse ligde kırılmadık rekor bırakmazlar, keyif veren futbol izlemek isteyenler maçlarını kaçırmasın…

En Çok Okunan Haberler