Merdiven altı estetikte artış

MELTEM YILMAZ

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Uzmanı Prof. Şükrü Yazar, yanlış estteik uygulamaları ve estetik bağımlılığı konusundaki sorularımızı yanıtladı.

Türkiye’de estetik uygulamaların yalnızca magazinel boyutuyla öne çıkarılmasından rahatsızlık duyduklarını dile getiren Prof. Yazar, “Toplumda özellikle cerrahi ameliyatlara ihtiyaç duyan ve bunu hangi cerrahi branşa yaptıracağını bilmeyen hastalarımız mevcut” dedi.

Meme kanseri nedeniyle memesi alınan her kadına meme onarımı ameliyatı yapılabileceğine dikkat çeken Pof. Yazar, günümüzde yetkili olmayan kişilerin yaptıkları estetik uygulamaların ise mağduriyetlere yol açtığına dikkat çekiyor:

“Yetkili ve ehil olmayan ellerde yapılan estetik uygulamalar maalesef ülkemizde giderek yaygınlaşmaktadır. Bunun sonucu olarak her geçen gün yetkili olmayan kişiler ya da hekimler tarafından yapılan bu uygulamalar sonucu mağdur hastaların sayısı giderek artmaktadır.”

»Öncelikle Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi tanımını konuşalım. Bugün Türkiye’de estetik cerrahi denilince akla hemen burun, dudak, göğüs estetik ameliyatları geliyor. Peki işin öne çıkarılan bu kısmı, asıl uğraşlarınız arasında ne kadarlık bir yer işgal ediyor?

Bir Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Uzmanı vücudun hemen hemen her bölgesinde ameliyat yapma yetkisine sahiptir. Tıpta diğer Cerrahi Uzmanlık alanları ile kıyaslandığında bizim ameliyat çeşitliliğimiz çok daha fazladır. Ancak toplumda bizim mesleğimizle ilgili algının, sadece estetik ameliyatlar yönüne kayması son yıllarda estetik ameliyatlara olan ilginin artmasının yanı sıra, sosyal medya ve diğer medya kanallarında estetik ameliyatların daha çok öne çıkarılması ile ilişkilidir.

Bu algı biz Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Uzmanlarını da rahatsız etmektedir. Çünkü toplumda özellikli cerrahi ameliyatlara ihtiyaç duyan ve bunu hangi cerrahi branşa yaptıracağını bilmeyen hastalarımız mevcuttur. Ben Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanlık alanında Rekonstüksiyon yani Onarım ameliyatları ile Estetik ameliyatların birbirinden ayrıştırılmasının doğru olmadığına, hatta ayrıştırılmasının mümkün olmadığına inanıyorum. Çünkü biz yaptığımız her ameliyatta öncelikle dokuların anatomik olarak bütünlüğünü sağlamaktayız ve bunu sağlarken de bu yapının estetik olarak en iyi şekilde görünmesini hedeflemekteyiz. Bu iki hedef de birbirini tamamlar durumdadır.

»Ülkemizde öne çıkarılmayan, travma sonrası ya da yanıklar ya da doğumsal bozukluklar gibi gelişen durumlar genellikle magazinel boyutu olmadığı için göz ardı edilmekte. Siz bu tabloda, ihtiyaçları nasıl yorumluyorsunuz?

Doğuştan itibaren olan anomalilerden, dudak damak yarıkları, damar anomalileri, el anomalileri, genital organ anomalileri ya da travmalar sonucu yani iş kazaları, trafik kazaları, yanıklar sonucu olan yaralanmaların erken ve geç dönemindeki onarımları ya da kanser sonucu alınan dokuların yeniden hem anatomik bütünlüğü sağlayacak şekilde hem de fonksiyonel şekilde onarılması gibi çok geniş bir alanda ameliyatlar yapmaktayız.

Bizim alanımızın yaratıcı bölümünü bu rekonstrüktif yani onarım ameliyatları oluşturuyor Örnek verecek olursak doğuştan dudak damak yarıklı doğan bir bebeğin onarım ameliyatlarını yaparak; hem onun konuşmasını, yemesini içmesini mümkün kılacak şekilde temel fonksiyonlarını sağlamaktayız hem de bebeklikten itibaren ömür boyu, onun toplum içinde estetik olarak iyi bir görünüme sahip olmasını mümkün kılmaktayız.

»Ülkemizde her 8- 10 kadından biri meme kanseri iken, kansere bağlı meme alındıktan sonra bu hastaların meme onarımı ihtiyaçları karşılanıyor mu?

Meme kanseri nedeniyle memesi alınan her kadına meme onarımı ameliyatı yapılabilir. Meme onarımı ameliyatlarında zamanlama iki şekildedir. Bir alınan meme eşzamanlı onarım ile yeniden yapılabilir, yani meme Genel Cerrahi ekibi tarafından alınırken biz Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanları da aynı ameliyatta eşzamanlı olarak memeyi yeniden onarmaktayız. İkinci onarım zamanı ise geç onarımdır yani aylar ya da yıllar önce kanser nedeniyle memesi alınmış olan hastalarda da meme onarımını geç dönemde yapabilmekteyiz. Memenin yeniden oluşturulması yani meme onarımı genel olarak, implantlar (meme protezleri), kişinin kendi dokuları, yağ enjeksiyonları ya da kişinin kendi dokusu ve meme protezlerinin birlikte kullanılması ile yapılabiliyor

»Bu yöntemlerden hangisinin hangi hastaya uygulanacağına nasıl karar veriliyor?

Buna, hastanın tedavi süreçleri, hastanın talepleri ve hekimin cerrahi tecrübesi göz önüne alınarak karar verilmekte ve uygulanmaktadır. Memeyi yeniden onarma ameliyatı tek seansta yapılabildiği gibi, bazı hastalarda karşı memenin durumuna ya da meme başının alınıp alınmamasına göre bazen birkaç seansta yapılabilir. Sonuçta günümüzde biz Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahlar tarafından karşı memeyle simetrik ve meme başı olan bir meme yapmak mümkün. Meme kanseri tanısı alan hastalara önerim meme alma ameliyatını yani mastektomi ameliyatını yapacak olan cerrahlarına meme onarımını sormaları ve bunu talep etmeleri ve bu ameliyatı yapacak olan bir Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanına ulaşmalarıdır. Meme onarımı yapılan hastaların ameliyat sonrası tedavi ve takip süreçleri bu meme onarım ameliyatlarından etkilenmemektedir. Aksine meme onarımı hastaların meme kaybına bağlı oluşacak olan psikolojik travmalarını önlemekte ve hastalıkla baş etme süreçlerine olumlu olarak katkıda bulunmaktadır.

»Günümüzde en çok hangi estetik ameliyatları rağbet görüyor? Estetiklerin bir tür moda halini almasını nasıl değerlendiriyorsunuz? İnsanlar kendilerine yakışanı mı istiyor yoksa kafalarındaki modelde diretiyorlar mı?

Türkiye’de insanlar tarafından en çok talep edilen ve biz Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanlarının da en çok yaptığı estetik ameliyat burun estetiği yani rinoplasti ameliyatıdır. Bu ameliyatı yüz bölgesine uyguladığımız gözkapağı estetik ameliyatları, meme estetiği ameliyatları ve vücut şekillendirme ameliyatları (yağ alma karın germe) takip ediyor. Son yıllarda ülkemizde de giderek artan oranlarda uygulanan obezite cerrahisi ameliyatları sonrası sarkan dokuları ve derileri toplamak için uyguladığımız “post bariyatrik cerrahi” ameliyatları da hızla artmaktadır. Estetik ameliyatlarda ameliyat öncesi planlama çok önemlidir. Estetik ameliyatlar, bu şekilde bir planlama sürecini izleyerek yapıldığında, aynı kalıptan çıkmış gibi estetik sonuçlar görmemekteyiz. Dolayısıyla estetik sonuçların nasıl olacağı konusunda belirleyici olan, kişinin kendi beklentisi ile, doku yapısı ve vücut oranlarının uygunluğunu birlikte değerlendiren, uyumlu bir hasta cerrah işbirliği içinde yapılan planlamadır.

»Yetkili olmayan kişiler, özellikle güzellik merkezleri, yüze ve vücuda dolgu ve botox başta olmak üzere çeşitli uygulamalar yapıyorlar. Plastik cerrahlar uzun bir uzmanlık eğitiminden sonra bu uygulamaları bilimsel olarak uygularken, bu tip güzellik merkezlerinin bir iki haftalık sertifikalarla bu uygulamaları yapmaları ne gibi mağduriyetlere sebep oluyor? Bunlardan zarar gören insanların geriye dönüşü mümkün müdür?

Yetkili ve ehil olmayan ellerde yapılan estetik uygulamalar maalesef ülkemizde giderek yaygınlaşıyor. Bunun sonucu olarak her geçen gün yetkili olmayan kişiler ya da hekimler tarafından yapılan bu uygulamalar sonucu mağdur hastaların sayısı giderek artmaktadır. Ben son iki yıldır Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneğinin yönetim kurulunda görev almaktayım. Bu süreçte mağdur olup bize yardım için müracaat eden çok sayıda hasta başvurusu ile karşılaştık. Bu hastalara yönlendirme ve tedavi konusunda destek verdik ve vermeye devam ediyoruz. Ayrıca Derneğimiz ve bireysel olarak üyelerimiz toplumu bilinçlendirmek adına zaman zaman duyurular yapıp çalışmalar yürütmekteyiz. Yetkili olmayan kişiler ya da hekimler tarafından yapılan uygulamalar toplum sağlığı açısından bazen ciddi kalıcı sorunlara neden olmaktadır. Dernek olarak bu işlemlerin bu alanda eğitim almış olan hekimler tarafından yapılması yönünde Sağlık Bakanlığı ile çalışmalarımız devam etmektedir.

Ancak bu konuda bence en önemli görev bu işlemleri yaptırmak isteyen kişilere düşmektedir. İşlemi yapacak olan hekimin bu işi yapmaya yetkili ya da ehil olup olmadığını çok iyi sorgulamalıdırlar. Kullanılacak olan malzemenin içeriğini ve kalitesini araştırmalıdırlar. Nerede ve nasıl uygulanacağına dikkat etmelidirler. Ancak bu sayede bu uygulamalardan mağdur olan sayısını azaltabiliriz.

En Çok Okunan Haberler