Mesele siyasidir

Hem de sonuna kadar siyasidir.

Siyasetsizleştirmeye karar vermek meselenin doğasını, toplumun ihtiyacını değiştirmez. Ama meseleyi siyasetsizleştirmek, gittikçe toplumdan kopan siyasi partilerle toplum arasında açılan uçurumun daha da derinleşmesine neden olur. Kader diye sunulan acıların tekrarının engellenmesi için, siyasetin bir çözüm olmasına mani olur. Nitekim oluyor da…

Rejim değişikliği siyasi partilerin de yapısını ve işlevini değiştirecek. Ama rejim ne olursa olsun siyasetin tanımını değiştirmeyecek! Rejim değişti diye en temel kavramlar da değişmeyecek. Ama o kavramların hayatımıza dokunuşu, bizim o kavramlardan ne anladığımıza göre çok değişecek.

Siyaset sosyal bir olgudur. İnsanların hangi kurallarla yaşayacaklarına dair, verdikleri ya da vermedikleri kararlardır. Mesela kamu ihalelerinin hangi kurallarla verileceği siyasi bir meseledir. Mesela, ihalelerin kapalı teklifle mi, açık teklifle mi yapılacağı siyasi bir tercihtir.

Demiryolu güzergahlarında çalışan yol bekçilerinin demiryolu güvenliği ve toplum sağlığını koruyucu görev üstlendikleri yaklaşımıyla, istihdamlarını güvence altına almakla, yol bekçilerini birer maliyet unsuru olarak görmek arasındaki tercih siyasidir.

Demiryollarının güvenliğini sağlayacak denetimin özel şirketlerce mi yoksa meslek odalarınca mı yapılacağına dair tercih siyasidir.

Projelerin ucuza mal edilmesinin öncelikli olduğu rantçı anlayışın mı, yoksa üretimin güvenliğini de mutlaka niteliğin bir unsuru olarak gören anlayışın mı hakim olacağına dönük tercih siyasidir.

Maden ocaklarına yaşam odası kurulmasını zorunlu kılıp kılmamak bir siyasi tercihtir. Bunun denetimini özel şirketlere taşere etmekle, kamu görevi olarak görmek arasındaki tercih siyasidir.

Kamu yönetiminin özel sektör tarafından yutulmasını tercih etmek siyasidir.

Hastayı müşteri olarak görmek siyasi bir tercihtir. Çocukları siyasi ideolojinin dayatmasıyla tektipleştiren deneysel eğitim anlayışı, üniversite rektörlerinin profesör olma gerekliliğini kaldırmak, üniversiteleri bölüp parçalayarak bilimden uzaklaştırmak siyasi bir tercihtir.

Merkez Bankası başkanı ve yönetiminin görev süresini belirleyen kuralları kaldırmak, görev sürelerini tayin yetkisini siyasilere teslim etmek siyai bir tercihtir.

Hangi ürüne vergi konulacağının, ilaç fiyatları tespitinin bile tek bir kişinin mutlak iradesine bırakılması siyasi bir tercihtir.

Bu meseleleri siyasileştirip siyasileştirmemenin kendisi, hepimiz açısından yaşamsal önem taşıyan bir siyasi tercihe dönüşmüştür artık.

İşte bugün 81 milyon açısından en önemli siyasi tercih, meseleyi siyasetsizleştirmek ile meselenin siyasi olduğunu toplumla paylaşmak, toplumu bu siyasi mesele etrafında örgütlemek arasındaki tercihtir.

Hepimizin bu tercihinin sonucu da siyasetin ve siyasi partilerin bu rejimin aşılması yönünde bir irade ortaya koyup koyamayacağını belirleyecek. En önemlisi de, demokratik değerlerde buluşma isteğini ve ihtiyacını bütün baskılara rağmen korkusuzca ortaya koyan milyonların, bu baskıların aşıldığı bir gelecekte buluşup buluşamayacağını belirleyecek.

16 yıllık iktidarının ardından bugün rejimi değiştirmeyi başarmış olan siyaset anlayışı tercihini çok açık biçimde ortaya koyuyor. Ve işte biz hep birlikte o siyasetin ve tercihlerinin sonuçlarını yaşıyoruz. Türkiye’de son 16 yıldır hızlanarak yaşanıyor olan yıkımın maliyetini, bu toplumun çocukları, gençleri, yaşlıları hep birlikte üstleniyor. Geçim sıkıntısında, hayat pahalılığında, sınavlarda, gözaltılarda, tutukluluklarda, ölümlere terkedildiğimiz maden göçüklerinde, inşaat boşluklarında, 3. Havaalanında, Çorlu raylarında…

Bugün bu siyasetin dayattığı anlayışın sonucu en son Çorlu’da tren kazasında kendini gösterdi. Ne fıtrat, ne kader… Kayıplarımız ranttan yana kurulan siyasi tercihin sonucu. Kayıplarımız kamunun özel sektör tarafından yutulması yönünde on yıllardır ortaya konan siyasi tercihin sonucu. Kayıplarımız yağmura karşı bilimi kullanarak insan hayatını korumayı dert edinmeyen, ihaleden havuza para aktarmayı seçen siyasetin sonucu. Mesele siyasidir.

Ve işte tam da bu yüzden bugün meselenin siyasi olduğunu söylemek önemlidir. Bunu söyleyerek önce bu siyasi yazgıyı değiştirmek üzere siyasi partileri siyasetsizlikten kurtarmak yine bize düşüyor. Hepimize… Bu ülkeyle ilgili gelecek hayali olan herkese… Yaşananlar karşısında umutsuzluktan içi sızlayan, çaresizlik duygusuyla burnu titreyen herkesin, artık oradan çıkıp ilerlemesine, daha fazlasını yapmasına ihtiyaç var.

Siyasi partileri de siyasetsizlikten kurtarmak için, hepimiz inandığımız siyaseti büyütmek için, umutsuzluğu yıkmak için, bizim diyeceğimiz geleceği biz olarak kurmak için... Aktif yurttaşlar olarak, siyasi partileri de, siyaseti de dönüştürmek üzere, siyasetin yeniden umut olmasını sağlamak üzere…

Biz buradayız, diyen bir inat ve iradeyle söylemek lazım, mesele siyasidir.

En Çok Okunan Haberler