MMO İstanbul Şube: Artan otobüs yangınlarının nedeni denetimsizliktir

TMMOB Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, 12-13-14 Temmuz tarihlerinde İstanbul başta olmak üzere İzmir, Datça, Sinop ve Balıkesir’de meydana gelen şehir içi ve şehir dışı otobüslerinde çıkan yangınlar hakkında yazılı bir açıklama yaptı.Trafikteki bazı araçlarda, üreticilerin ticari kaygılarından dolayı, Tip onayı olmayan, sertifikasız, güvenirliği ve söndürme reytingi onay kuruluşları tarafından teyit edilmemiş ve standart dış sistemler olduğu belirtildi.

Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Battal Kılıç'ın artan otobüs yangınlarının nedeninin denetimsizlik olduğunu belirttiği açıklamanın tamamı şu şekilde:

ARTAN OTOBÜS YANGINLARININ SEBEBİ DENETİMSİZLİKTİR!

Ülkemizde meydana gelen araç yangınlarına, hava sıcaklığındaki yükselişin de etkisiyle yenileri eklenmeye devam ediyor. 12-13-14 Temmuz’da İstanbul, İzmir, Datça, Sinop ve Balıkesir’de meydana gelen ve özellikle şehir içi ve şehir dışı yolcu otobüslerinde çıkan yangınlar, ülkemizdeki toplu taşıma araçlarının güvenilirliğini ve yolcuların güvenliğini sorgulamayı gerekli kılıyor. Her yıl basına yansıyan-yansımayan çok sayıda maddi-ölümlü-yaralamalı kazalara yol açan bu husus yetkililerin ilgisizlikleri ve belli bir çevrenin rantları uğruna yıllardır ülkemizin bir gerçeği olmuştur.

Şu an trafikte olan, 2005 model ve üzeri M2 ve M3 kategorisindeki araçlar - 9 yolcu ve üzeri taşıyan şehir içi ve şehir dışı araçlar ile ilk defa Tip Onayı alınarak imal edilecek araçlar- için 01/11/2012 tarihinden itibaren ‘Otomatik Yangın Algılama ve Alarm Sistemleri’ 26.06.2012 tarihli ve 28335 nolu Resmi Gazete’de yayınlanan AİTM Yönetmeliği ile zorunlu hale gelmiştir. Bu durumda, araçta olası bir yangın çıkması halinde yönetmelik gereği kurulmuş olması gereken sistem, yangını algılayıp ikaz ve alarm verecektir. Ancak, yönetmelik alınacak olan önlemlerin nasıl olacağı konusunda detay vermemekte ve denetlememektedir.

Yangın Algılama ve Alarm Sistemlerinin önceden tescil işlemi görmüş 2005 model ve sonrası M2 ve M3 kategorisi araçlarda uygulanması amacıyla "Yangın Algılama ve Alarm Sistemleri İle İlgili Usul ve Esaslar" TSE tarafından oluşturulmuş ve tadilatlar kapsamına alınmıştır.

Ne var ki, yönetmelik hükümlerinin, özellikle önceden tescil işlemi görmüş 2005 model ve sonrası M2 ve M3 kategorisi araçlarda uygulanıp uygulanmadığının takibi ve denetimi, kurum ve kuruluşlar arasındaki koordinasyonsuzluk nedeniyle hiçbir kurum ve kuruluş tarafından yapılmamaktadır. Bu nedenle de, işletme veya araç sahipleri yönetmeliğin hükümlerini yerine getirmemektedirler.

Yönetmeliğe tabi olan 2005 model ve üzeri araçların yıllık periyodik trafik muayeneleri esnasında sözünü ettiğimiz yönetmelikle ilgili olarak kontrol yapılmamakta ve bu nedenle söz konusu araçlar Yangın Algılama ve Alarm Sistemi ile donatılmamaktadır. Yalnızca seri tadilat yapılan araçlarda, seri tadilat projesi yapılıp TSE AKM’lerinden onay alınıp uygulanmaktadır. Ancak çoğunlukla verilen onay, gereken sistem anlamında değil; kısmı cihaz anlamındadır. Kısmi uygulama ise sistemi ucube hale getirmekte ve bu nedenle sistemin fonksiyonlarını tam olarak çalışmamaktadır. Örneğin; sistemin arızalı olup olmadığı, faal olup olmadığı ve test edilebilirliği kontrol paneli olmadığı için düzenli olarak izlenememektedir. Keza üreticilerde de maliyet kaygısıyla, durum benzerlik arz etmektedir.

Seri tadilat yapılan araçların, toplam araç sayısına olan oranının % 5‘i geçmediği kanaatindeyiz. Haliyle yönetmelik, trafikteki binlerce araç için fiilen uygulanmaktan çok uzaktadır. Bazı araçlarda, belediyelerin şartnameleri gereği yangın algılama ve söndürme sistemi kurulmuştur ancak bu sistemler, standartlar gereği yetkili servisler tarafından 6 aylık periyodik bakımlara tabi tutulmak zorundadırlar. Üreticiler ise şartname gereği sistemleri kurup işletme sırasında periyodik bakım taahhüdü vermemektedir. Dolayısıyla kurulan sistemler bakımsızlık ve araç üzerinde zor atmosfer şartlarına maruz kalma gibi sebeplerden ötürü devre dışı kalmaktadır. Bu nedenle bu sistemlerin kurulumu anlamsız hale gelmektedir.

Trafikte olan bazı araçlarda, üreticilerin ticari kaygılarından dolayı, Tip onayı olmayan, sertifikasız, güvenirliği ve söndürme reytingi onay kuruluşları tarafından teyit edilmemiş ve standart dış sistemler de mevcuttur.

Yönetmeliğin tam anlamı ile uygulanması ve araçlarda meydana gelen yangınlarda can ve mal kaybını minimuma indirmek için yapılması gereken ise, bu araçların tespit edilerek Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı TÜV Trafik Muayene İstasyonlarında AĞIR KUSUR listesine alınmasını ve -örneğin yetkilendirilmiş Makina Mühendisleri Odası ekipleri tarafından kontrol edilmesini sağlamaktır.

Son günlerde basında da yer aldığı üzere, otobüslerde yangın olayları nedeniyle büyük tehlikeler yaşanmakta can ve mal kaybına neden olmaktadır. Avrupa’da ve Amerika’da otobüs yangınlarının %70-74’ü motor odasından çıkmaktadır. Bu da, motorlardaki emisyon seviyelerindeki kısıtlamalar nedeniyle oluşan yüksek yanma sıcaklıkları, motor bölmelerinin daha iyi izole edilmiş olması nedeniyle artan komponent sıcaklıkları ve çevre dostu yakıtların bazı durumlarda yangın riski oluşturmasıdır.

Türkiye’de otobüs yangınlarında görülen artışın sebepleri arasında, birinci sırada 10 numara yağın yakıt olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Eğer bir kaza anında, araç kolaylıkla tutuşabiliyor ve kısa bir süre içerisinde alev topuna dönüşüyorsa bunun nedeni, araçta yakıt olarak kullanılan 10 numara yağ ve bunun türevleridir.

Otobüslerde meydana gelen yangınların kaynağında 10 numara yağ ve bunun türevleri olduğu sürece, araçlara ilave edilecek olan yangın algılama ve alarm sistemlerinin araçlardaki yangınları önleyebileceği imkansızdır. Bu nedenle, öncelikle 10 numara yağın araçlarda kullanılmasının engellenmesi gerekmektedir.

Konuda taraf olan, işletmelerin iş güvenliği uzmanları ve danışmanları da aktif rol almalıdır. Çünkü aracın ve yolcunun güvenliğinden ilk sırada onlar sorumludur. Konunun bir diğer tarafı ise sigorta şirketleridir. Sigorta şirketleri de poliçelerinde yangın algılama ve söndürme sistemlerini klozlarına dahil etmelidir.

Yukarıda da bahsedildiği üzere, otobüslerdeki yangınların %70-74’ü motor odasından çıkmaktadır. ( 10 numara yağı, yakıt olarak kullanmayan araçlarda ). Araçların standart yakıt kullanmaları durumunda, yangın algılama ve alarm sistemleri, fonksiyonlarını yerine getirebilecektir.

Yayınlanmış olan mevcut yönetmelikte, söndürme sisteminin yer almaması büyük bir eksikliktir. Biran önce söndürme sisteminin de yönetmelikte zorunlu hale getirilmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak, ileride büyük faciaların yaşanmaması için, insanımızın can ve mal güvenliği açısından son derece önemli olan bu yönetmelik gereği hükümlerin, söz konusu araçlarda uygun hale getirildiği, ilgili kurum ve kuruluşlarca bir an önce denetlenmelidir.

En Çok Okunan Haberler