“Nazi” faturasını nasıl ödeyeceğiz?

Erdoğan’ın, birkaç bakanın “evet” propaganda toplantısının iptal edilmesini Nazi vahşetiyle eş tutması sadece Alman medyasında değil, dünya medyasında da gündemden inmiyor. Bu karşılaştırmayla, tarihin en karanlık dönemini hafifsediği eleştirileri yükselmeye başladı şimdi de. Yakınlarını Nazi döneminde kurban verenler, yaşadıkları acıların küçümsenmesinden yakınıyor.

Bu tepkilere karşın Ankara ve güdümündeki havuz medyasının, krizi körükleme ve referandum öncesi “mağduriyet, yedi düvele karşı savaştayız” havasını sürdürme çabası sürüyor. Alman hükümeti ise kendi muhalefeti, kamuoyu ve basınının sert çıkışlarına rağmen soğukkanlı bir tepkiyle yetiniyor şimdilik.

Berlin’i yakından izleyen gözlemciler, eylülde genel seçimlere sahne olacak Almanya’da hükümetin bu sözleri kesinlikle yutmayacağı görüşünde. Merkel liderliğindeki büyük koalisyonun, Türkiye’deki referandum öncesi gerilimi artırarak Erdoğan’ın değirmenine su taşımak istemediği görüşü hakim. Ancak turizm ve ekonomi alanında olumsuz yansımalar olacağına ilişkin sinyaller var. Özellikle AB ile Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesinin müzakere edildiği bu dönemde, Berlin’in Brüksel’e bir etkide bulunup bulunmayacağı merak ediliyor.

*****

Aman Erdoğan bu tweeti görmesin!

Memleketimizde Almanya’ya sık sık Nazi geçmişini hatırlatma geleneği, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son çıkışıyla başlamadı elbette. Deniz Feneri operasyonundan, PKK’ya yakın kuruluşların faaliyetlerine kadar birçok konuda Berlin’i sık sık “Nazi” benzetmesi yapılıyor Türkiye matbuatında...

Erdoğan’dan 10 gün kadar önceki son “Nazi”li başlık, Akit Gazetesi’nden gelmişti. Türkiye’nin yolladığı imamların Gülencileri fişlediği ortaya çıkınca Almanya’nın yaptığı DİTİB operasyonu, Akit’i çok kızdırmıştı. Gazete, Merkel’e Hitler üniforması giydirerek “Nazi kafasına tepki” manşeti atmıştı.

Bu manşetin ardından gazeteyi sağduyuya davet eden isim, AKP’nin Almanya şubesi gibi çalışan Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu olmuştu. Bu ara AKP ve Erdoğan’a yönelik eleştirileri kusursuz Almancasıyla Alman TV’lerinde yanıtlayan Yeneroğlu, Akit’in Nazi benzetmesine şöyle tepki vermişti:

Nazi benzetmesi tarih bilmemektir, soykırımı hafife almaktır, Türk-Alman ilişkilerini ve Almanya’da yaşayan 3 milyon insanımızı yok saymaktır.

Neyse ki Yeneroğlu, Erdoğan’ın Nazi çıkışından önce yaptı bu açıklamayı. Yoksa başı epey derde girecekti.

*****

Tutsak kadın gazetecilere selam olsun

Bugün 8 Mart. Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Tüm kadınlarımızın günü kutlu olsun. Emek verdikleri mesleklerinden koparılıp demir parmaklıkların arkasına konan kadın meslektaşlarımın gününü özellikle kutluyorum. #GazetecilikSuçDeğildir

*****

CHP’yi mindere çekme çabası

CHP’nin parti kimliğini ve ideolojik duruşunu sahaya sürmeden yürüttüğü “hayır” kampanyası, evet cephesini çileden çıkarıyor belli ki. Havuz yazarlarının ya da ıslak haşemalarıyla başka gazetelere zıplayanların köşelerinde “CHP neden ortaya çıkmıyor, AKP’ye tuzak kuruyorlar” yazıları gelmeye devam ediyor.

Neden evet denmesi gerektiğinden çok, hayırcıları öcü gibi göstererek oy toplama çabasının bir yerde tıkandığı görünüyor. Bahçeli’nin kendini ortaya koymasına rağmen MHP tabanı da büyük ölçüde “hayır”a kayınca, CHP’yi mindere çekme çabaları devreye girdi. Kalemşörlerden sonra, “Abidik gubidik” çıkışıyla Yıldırım Akbulut’u sollayan Binali Yıldırım topa girdi... “Kılıçdaroğlu dağıttı, tam fecaat” demeciyle CHP Lideri’ni polemiğe davet etti resmen. Bakalım CHP yönetimi, bu tahriklere rağmen nefesini 16 Nisan’a kadar tutabilecek mi...

******

Sefilleri oynuyoruz, ama çaresi varmış

Dünyada ilk sıraları asla başkalarına bırakmadığımız alanlar var elbette. 2016 ve 2017’de “en çok gazeteci tutuklayan ülke” listesine 1 numaradan giren yurdumuz, bir listede daha bayrağımızı dalgalandırdı. Dünya Sefalet Endeksi! 65 ülkenin yer aldığı listede yüzde 9’luk enflasyon ve yüzde 10’luk işsizlik oranı beklentisiyle dünyanın 5. sefil ülkesi seçildik. Ama dert etmeyin, bu listede pek kalıcı değilmişiz. Müjdeyi, 15 yıldır ülkeyi yöneten hükümetin bakanı verdi. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, “Evet çıkarsa milli gelirimiz 25 bin dolara yükselecek” dedi. Havuz medyası da haberi şu başlıkla duyurdu: “Evet” zengin edecek!

Referanduma daha 40 gün varken ne vaatler verilmedi ki. Evet gelince terör duracak, evet gelince zengin olacağız... Bakalım son düzlükte “evet” dersek ne olacak..

En Çok Okunan Haberler