Öldürücü terbiye (2)

Geçen hafta hükümetin kasaplık canlı sığır ithalatı kararına ilişkin olarak konunun uzmanı kişi ve kuruluşların, meslek örgütlerinin uyarı yaptıklarına dikkat çekmiştik. Hemen belirtelim, bu kişi ve kuruluşlar sadece uyarı yapmıyorlar, ayrıca seçeneğini de gösteriyorlar (geçen hafta yaptığı basın açıklamasıyla Türkiye Ziraatçiler Derneği de bu kervana katılmıştır). Özellikle meslek örgütlerinin konuya ilişkin olarak yaptıkları eleştiri ve önerileri merak edenlere ilgili kuruluşların ağ sayfalarını ziyaret etmelerini salık veririz. İlgili kuruluşlar tarafından yapılan önerilerin büyük bir kısmı teknik nitelikte. Bunları değerlendirebilmek bizi aşıyor. Ancak yapılan önerilerden bir tanesi çok önemli ve toplumu  yakından ilgilendiriyor. Söz konusu öneriyi Ziraat Mühendisleri Odası dillendiriyor. Çözüm olarak, Et  ve  Balık  Kurumu (EBK)’nun  yeniden  etkinleştirilmesi öneriliyor.
EBK’nın yeniden etkinleştirilmesi gerekli ancak yeterli değil. EBK’nın yanı sıra özelleştirilen ve kimileri de kapatılan tarımsal KİT’lerin (Süt Endüstrisi Kurumu, Yem Sanayi,  Yapağı ve Tiftik Anonim Şirketi) yeniden açılması gerekiyor. Çünkü hayvancılık bileşenleri olan et-balık, süt ve yemde devletin diğer bazı politikalarının uygulanmasında aracı olarak kullanılan bu kamu kuruluşlarının yeniden devrede olmaması halinde hayvancılık sektörünün yaşadığı bu son krizden çıkabilmesi mümkün gözükmüyor. Geçmişte bu konulara ilişkin destekleme politikaları belirlenmeden bu kuruluşların eş zamanlı özelleştirilmesi hayvancılığın sonunu hazırlamış, piyasa yerli ve yerli ortaklı yabancı alıcılara teslim edilmiştir. Geçen hafta sözünü ettiğimiz bugünkü oligopsoncu yapının oluşmasında geçmişteki sözünü ettiğimiz bu özelleştirmelerin büyük rolü olmuştur.
Soruna gerçekten kalıcı bir çözüm bulunmak isteniyorsa hem ahı gitmiş vahı kalmış EBK yeniden işlevsel hale getirilmeli, hem de sözü edilen kuruluşlar yeniden açılmalıdır. Ancak bunların gerçekleştirilebilmesi için başta bu özelleştirmeler olmak üzere tüm özelleştirmeler masaya yatırılarak özelleştirmeleri yapanlardan hesap sorulmalıdır. Geçtiğimiz ayın ortasında Türkiye Komünist Partisi (TKP) , Turgut Özal’la başlayan koalisyon hükümetleri ve AKP ile devam eden iktidarlar dönemindeki özelleştirmeleri yapan tüm hükümet üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Bu girişim son derece yerindedir. Ancak benzer bir tutumu başta CHP olmak üzere Meclis’te grubu bulunan diğer muhalefet partileri de sergilemelidir. Hatta daha da öteye giderek konuyu bir Meclis Soruşturması’na taşımalıdırlar. Çünkü böyle bir hesaplaşma yapılmadan özelleştirilen kuruluşların yeniden açılabilmesi ve kamu işletmeciliğine meşruiyet kazandırılabilmesi mümkün gözükmüyor.
Hemen belirtelim ki, bunlar kısa sürede gerçekleştirilebilecek düzenlemeler değil. Dolayısıyla, bugünkü oligopsoncu yapı uzun bir süre varlığını sürdürecektir. Bu durumda kısa vadeli bir önlem olarak, terbiyevi kasaplık canlı sığır ithalatı yerine Rekabet Kurulu’nu acilen devreye sokacak bir girişimi başlatmak daha uygun olacaktır. Piyasada egemen olan oligopsoncu aracıların aralarındaki fiyat anlaşması ve uyumlu eylemleri nedeniyle Rekabet Kurulu tarafından rekabeti ihlal cezai yaptırımına uğratılmasında büyük yarar vardır. Geçmişte piliç sektöründeki fahiş fiyat artışı nedeniyle bu tür bir yaptırım uygulanmış ve sonuç alınmıştı.
Kısa ve uzun vadede bu tür önlemler alınmadığı takdirde, hiç kuşkunuz olmasın hayvancılık sektörünün daha büyük krizlerle karşılaşması kaçınılmaz olacaktır. Bizden hatırlatması…
Not: Büyük devrimci ve sosyalist  Behice Boran, doğumunun yüzüncü yılında düzenlenecek 15 Mayıs’taki  etkinlikte 62 yıl önce uzaklaştırıldığı Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde olacak.  Etkinliğe tüm yurtseverleri ve emekten yana dostlarımızı bekliyoruz.

En Çok Okunan Haberler