Patriot mesajı

Almanya ve ABD’nin, öncesinde de İspanya’nın, Türkiye’deki patriotlarını çekme kararını bölgede değişen yeni dengeler eşliğinde okumakta fayda var. Zira bu karar sıradan bir tercih değil, Ortadoğu’da yaşanması muhtemel olası gelişmelerin habercisi niteliğinde. Emperyalist hegemonyanın bölgedeki kaotik sürecin yönetiminde karşılaştığı güçlükler, hızla değişen dengeler, çarpık ittifak yapıları ve Tayyip diktasının başına buyruk halleriyle birlikte düşünüldüğünde bu kararda hem neo-Osmanlıcılara hem de diğer aktörlere verilen mesaj görülecektir.

***
Patriotların konuşlandırılması da geri çekilmesi de siyasi mesajdı. Bunu Alman egemenlerinin itiraflarında görmek mümkün. Türkiye’nin Suriye’den gelecek füze saldırılarına hedef olabileceği zaten başından beri uydurmaydı. İki buçuk yıl önce partiotlar üç kente monte edildiğinde de, iki yıl öncesine oranla mevcut pozisyonda pek bir değişikliğin yaşanmadığı bugün de Suriye’den Türkiye’ye yönelik balistik füze tehdidi yoktu. Her şey bir neo-Osmanlı kurgusuydu. Neo-Osmanlıcılar “değerli yalnızlıklarını” perdelemek ve uluslararası toplumun arkalarında olduğu algısını yaratmak için ısrarla patriot talebinde bulunmuştu.

***
ABD hem “bölgesel taşeronunu” küstürmemek hem de o gün için kullandırılmayan İncirlik Üssü’ne alternatif olacağı varsayımıyla bu isteğe zoraki de olsa onay verdi. İttifakın dayanışma içinde olduğunu göstermek zorundaydı. Hükümetin abartılı manipülatif tehdit algısı üzerine patriotlar NATO tarafından “gönülsüz” de olsa Antep, Adana ve Maraş’a konuşlandırıldı. Hem İran’a hem de Şam’a verilen bir gözdağıydı patriotlar, ancak miadını doldurdular, artık ihtiyaç kalmadı.

***
Patriot ihtiyacını ortadan kaldıran etmenlere bakarsak... Bölgede dengeler hızla değişiyor, iki yıl öncesinden bir hayli farklı. Yeni aktörler, bileşenler Ortadoğu cıngılında sahne almaya başladı. İran, nükleer anlaşma ile uluslararası sisteme entegre olma, Batı ile ilişkileri geliştirme yolunu seçti. Suriye’de Esad’sız bir çözüm düşünülmez oldu. Rejim küçük kayıplar dışında mevcut pozisyonunu koruyor. IŞİD artık bir bölge gerçekliği ve temel meselelerden bir tanesi. Ve tabii ki Kürtler artık etkili bir aktör, her türlü denklemin merkezinde. Bütün bunlara bir de İncirlik Üssü’nün ABD ve NATO kullanımına açıldığını da eklemek gerek.

***
Bu gelişmeler küresel aktörleri yeni kararlar almaya sürüklerken, Ankara eski pozisyonunda ısrarcı. Neo–Osmanlıcıların önceliği hala Esad ve Kürtler. Ancak ABD ve Batılı müttefiklerinin önceliği en azından görünürde IŞİD! İncirlik’i IŞİD bahanesiyle kullanmaya başlayan ve Adana’yı bölgesel bir savaş üssüne çeviren ABD açısından patriotlara ihtiyaç şimdilik kalmadı. Almanlar ise AKP hükümetinin “IŞİD’i artık hedef alıyorum,” deyip rotasını ülke içinde ve Kuzey Irak’ta Kürtlere çevirmiş olmasını kabullenmiş değil.

***
Almanya Savunma Bakanı Ursula Von Der Leyen bu rahatsızlığı açıkça ifade etti. Alman Yeşiller saldırıları ve barış sürecinin buzdolabına kaldırılmasına tepkili. Keza Sosyal Demokratlar da. Alman medyasında da günlerdir bu konu işleniyor. Frankfurter Allgemeine Zeitung patriotlar için gerçek nedenin Türkiye’nin Suriye konusunda Almanya-ABD gibi düşünmemesi ve Kürtlere yönelik operasyonlar olduğunu yazdı. Westfaelische Nachrichten’e göre “Patriotların çekilmesinin ardında yatan asıl neden Ankara’ya duyulan güvensizlik. Kürtlerle barış sürecinin sona ermesi bardağı taşırdı.” Nordwest-Zeitung’un yorumu ise şöyle: “Patriotlar sadece NATO’nun siyasi bir jestiydi. Saldırgan davranışlarda bulunan Erdoğan’a yaptıklarının kabul görmediği gösterilmiş oldu.”

***
Almanlar kartlarını açık oynarken, ABD ise bu konuda bütün yumurtaları aynı sepete koymamaya özen gösteriyor. Bir taraftan AKP’yi küstürmemeye çalışırken, diğer taraftan Kürtlerle açık bir işbirliğine gidiyor. İran ile masaya oturup, Şam ile el altından görüşmeler sürdürürken “ılımlı” cihatçılara desteği de ihmal etmiyor. Emperyalistler yeni dengelere göre anında pozisyonlarını revize etme kabiliyetine sahip! Küresel güçlerin manevraları bu esnekliğe sahip olmayan neo-Osmanlıcıları tıpkı patriot örneğinde olduğu gibi boşa düşürüyor. Mezhepçi saplantılarından kurtulamayan neo-Osmanlıcıların işi bu yüzden bir hayli zor. Hem içeride hem de dışarıda.

En Çok Okunan Haberler