Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nden 2 Temmuz Çağrısı

YAĞMUR ÖZTÜRK

Ankara Mülkiyeliler Birliği’nde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından 2 Temmuz Sivas Katliamına ilişkin basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada, katliam 25. yılında bir kez daha kınandı ve 2 Temmuz’a çağrı yapıldı: ”Gelin hep birlikte 2 Temmuz’da tek adam rejimine, faşizme, gericiliğe ve baskı politikalarına karşı artık TAMAM diyerek katliamda yitirdiğimiz canlarımızı analım.”

1993 yılında tarihe kara bir leke olarak yazılan, 33 aydının yaşamını yitirdiği Sivas Katliamı’nın 25. yıldönümünde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin (PSAKD) basın açıklamasında devletin suçluları koruduğu şu sözlerle vurgulandı: “Katliamdan sonra gerici katil güruh içinden sadece küçük bir grup hakkında dava açıldı. Uzun süren yargılamalar sonunda bu katillerin çoğu ya hiç ceza almadılar ya da küçük cezalarla kurtuldular. Haklarında dava açılan katillerin bir kısmı ise hiç bulun(a)madı. Daha sonra bu katillerin bazılarının Sivas’tan hiç ayrılmadan yaşamlarına devam ettikleri, hatta resmi olarak haklarında arama kararları olmasına rağmen evlendikleri, askere gittikleri, işe girip çalıştıkları, ehliyet aldıkları anlaşıldı. Bir kısmı da arama kararlarına rağmen ellerini kollarını sağlayarak yurtdışına çıktılar. Daha sonrasında devlet tarafından bulun(a)mayan bu katiller zamanaşımı kararıyla ceza almaktan kurtuldular. Dönemin başbakanı olan AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ise bu karar için ‘hayırlı olsun’ dedi. Sivas katillerinin avukatları AKP tarafından milletvekili, belediye başkanı, bakan ve hatta Anayasa Mahkemesi üyesi yapılarak ödüllendirildiler. Sivas Katliamından bugüne kadar çeyrek yüzyıl bu şekilde geçti.”

"AKP DİRENENLERE SALDIRIYOR"

"Çeyrek Yüzyıllık Davamız Ulu Divana Kalmayacak!" başlıklı açıklamada, AKP iktidarının Alevilere ve diğer tüm ilerici-demokrat toplum kesimlere karşı baskı ve tehdit politikalarına hız kesmeden devam ettiği vurgulandı. Açıklamayı okuyan PSAKD Genel Sekreteri Onur Şahin, “15 Temmuz bahanesiyle ilan edilen OHAL’den sonra çıkarılan KHK’larla yüzbinlerce insan haksız yere işinden atılmış, muhalif basın yayın organları kapatılmış, binlerce insan hukuksuz kararlarla tutuklanmış, insanların malına mülküne keyfi bir biçimde el konulmuştur. Bu haksızlığa boyun eğmeyip direnen insanlara da AKP iktidarı vahşice saldırmıştır” dedi.

Toplumsal yaşamın siyasal iktidar eliyle hızla gericileştirildiğini söyleyen Şahin sözlerine şöyle devam etti:

“Aleviler üzerindeki bin yıllık asimilasyon, baskı, sindirme ve katliamlar üzerinden gerçekleştirilen yok etme politikaları AKP iktidarı tarafından da hevesle uygulanıyor. Kutsal mekanlarımız ya çeşitli şekillerde yok ediliyor ya da siyasal İslamcı yapılara teslim ediliyor. Cemevlerimiz tanınmıyor. Alevi çocuklarına zorla din dersleri dayatılıyor. Dersim, Maraş, Çorum, Sivas ve Gazi Katliamlarının üzeri devlet tarafından ısrarla örtülüyor. Alevi köylerine zorla Cami yapılıyor. Cami olmayan köylerimize hizmet götürülmüyor. Kamuda ayrımcılığa uğruyoruz. Gençlerimiz Alevi kimliklerinden dolayı işe alınmıyorlar. Birçok insanımız baskı ve ayrımcılıktan dolayı toplumsal yaşamda Alevi kimliğini gizlemek zorunda kalıyor. ”

"ZULME KARŞI ORTAK MÜCADELE"

Açıklamada 2 Temmuz’da herkesi TAMAM demeye “Sivas Madımak Katliamının 25.yılında Sivas Madımak Oteli önünde ve Ankara Tandoğan (Anadolu) Meydanında buluşalım” sözleriyle davet eden Şahin, “Madımak Katliamı özünde sadece Alevilere karşı değil; ezilen, ötekileştirilen, dışlanan, yok sayılan bütün toplumsal kesimlere karşı yapılan bir katliamdır. Bugün bütün ötekileştirilen kesimlerin yaşam alanları, mahalleleri, sokakları, inanç yerleri, mezarlıkları, inanç merkezleri tehdit altındadır. O yüzden ezilen, dışlanan, ayrımcılığa uğrayan ve yok sayılan herkesi zulme karşı ortak mücadeleye çağırıyoruz” diye konuştu.

En Çok Okunan Haberler