PremIer Lig seyir defteri: Watford FC, Altın Çocuklara bir bakış…

Ada futbolunda “The Hornets” (eşek arıları) olarak nam salmışlar, formaları bizim Galatasaray’ı andırıyor ama kökleri daha eski. Formalarının sarısından olsa gerek “Golden Boys” (Altın Çocuklar) olarak da biliniyorlar. 1881 senesinde “Watford Rovers” adıyla kurulmuş, Londra’nın 30 kilometre kuzeybatısında, Hertfordshire bölgesinde yer alan 90.000 nüfuslu (2006 sayımı) o küçük kasabanın takımı. Küçük dediysek yanıltmasın, 2015-2016 sezonunda takıma ev sahipliği yapan 21.438 kapasiteli Vicarage Road Stadında oynadıkları 19 maçı 391.281 taraftar izlemiş, maç başına ortalamaları 20.594. Efsaneleri Sir Elton John 1976’dan 2002 senesinde kadar takımın başkanlığın yapmış, mabetlerindeki tribünlerinden biri onun adını taşıyor. Kulübün 2012 senesinden beri başkanlığını yapan İtalyan iş adamı Gino Pozzo aynı zamanda İtalya’da Udinese’nin, İspanya’da Granada’nin sahibi, haliyle transfer dönemlerinde İtalyan futbolcularla anılıyorlar. 26 kişilik kadronun yaş ortalaması 28.9, Stoke City’den sonra ligin en tecrübeli kadrosu. 23 futbolcusu İngiltere dışında dünyaya gelmiş, kadronun en değerlisi 26 yaşındaki Arjantinli ofansif orta saha Roberto Pereyra, 2015-2016 sezonunda Juventus’ta top koşturduktan sonra Watford’un yolunu tutmuş. Sol kanatta oynayan Hollandalı kanat oyuncusu ise bizim coğrafyaya aşina, 2012-2015 arasında Galatasaray’da forma giymişti Nordin Amrabat, savunma yönü olmamasına karşın geniş alanlarda sürati ve gücüyle parladığı maçlar olmuştu. Galatasaray’dan sonra Malaga ’da devam etti kariyerine. 2016 senesinden beri Watford’da 30 yaşındaki Faslı. Kanat oyuncusundan dem vurmuşken 1975–1983 arasında takımın formasını giymiş efsaneleri Luther Blissett’i unutmayalım. 4. Lig’de formasını giydiği takımla 1. Lig’e kadar yükselmiş, 503 maçta attığı gol sayısı 186...

Bu yazının yazıldığı saatlerde 20 takımlı ligin ortasına demir atmışlar, ilk 10 takım arasında en cömert savunma onlarınki. Bu sezon evlerinde oynadıkları 16 maçtan yedisini kazanmışlar ama evden ırak olunca karneleri iyi değil, 14 deplasmanın 8’inden eli boş dönmüşler. Son 10 deplasman maçında sadece bir kez galip gelebilmişler. Teknik direktörleri Walter Mazzarri ofansif futbolu seviyor, Napoli günlerinde 4-3-3 düzeninde takımı tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi’ne taşımış. 2012-2013 sezonunda Serie A’yı 2. sırada bitirmişler. Ancak bu maçta takımının işi zor, çünkü Chelsea’nin arkasından şampiyonluğu kovalayan Tottenham evinde kral, bu statta oynadığı 15 lig maçından 12’sini kazanmış, yenilgisi yok. Üstelik Watford, Tottenham’a karşı en son deplasman galibiyetini 1985 senesinde almış, tüm veriler Tottenham’ın galibiyetine odaklı ama futbolun içinde beklenmedik sonuçlar da var…

Watford’u yazıp, taraftarın sevgilisi Troy Deeney’i yazmadan olmaz elbet. 28 yaşındaki forvet 2012 senesinde karıştığı bir kavga sonucu 3 ay hapis yatmış. Hapishane günlerinin kendisine çok şey öğrettiğini ve pişmanlığını dile getiriyor söyleşilerinde. Bu sezon 10 golü, 4 asisti var, ancak sakatlığı nedeniyle yedek kulübesinde başlıyor maça. 4-3-3 dizilişinde Watford, hücumda Ambrabat, Okaka, Niang üçlüsü. Tottenham’da takımın golcüsü Kane yedek kulübesinde, iki kanat beki Walker ve Rose’un yokluğu önemli eksikleri.

Nicedir Londra semalarında görülmeyen güneşin kendini hatırlattığı güzel bahar gününde Watford coşkulu başlıyor maça, ilk 10 dakikada üç kez sağdan tehlikeli geliyorlar. Solda oynayan 22 yaşındaki Niang 17 yaşında Milan’da forma giydiği zamanlarda kulüp tarihinin en genç 2. golcüsü olmayı başarmış. İlk 11’inde dört eksiği olmasına rağmen oyun felsefesini değiştirmiyor Tottenham, yüksek tempoda, sahanın her bölgesinde pres yaparak kaptıkları topları rakibin yerleşmesine fırsat vermeden tehlikeli bölgelere oynuyorlar. 32’de Premier Lig’in parlayan yıldızı Dele Alli çıkıyor sahneye, ceza sahasının çaprazından uzak köşeye bırakıyor. Yalnız Totttenham’ın değil, İngiltere Milli Takımının da geleceği, yaşıyla forma numarası aynı ofansif orta saha. 38’de fark ikiye çıkıyor, bu kez sahnede Eric Dier. Rakibin silindiri andıran temposu karşısında eziliyor Watford, devre bitmeden Son’un golüyle fark üçe çıkıyor.

İkinci yarıya bıraktığı yerden başlıyor ev sahibi, enerji, tempo, pres, coşku futbol adına ne ararsan var; haliyle bu malzemeden ortaya çıkan takım da doludizgin şampiyonluğa koşuyor. 54’te Son ligdeki 11. golünü kaydederken Watford kasırgada batmamak için uğraşan ağır hasar almış gemi misali. 68’de Deeney, Ambrabat’ın yerinde sahada. Son 15’te hiç olmazsa bir gol için yükleniyorlar ama iki takım arasındaki fark çok bariz. Kadro değeri olarak Tottenham 364 milyon, Watford 108 milyon Sterlin. Velhasıl ligdeki 14. mağlubiyetini alıyor Altın Çocuklar, düşme tehlikeleri olmasa da deplasmanlar kâbus…

En Çok Okunan Haberler