Prof. Dr. FabIo Babiloni: "Bilgiye erişimi engellemek geleceği engellemektir"

MELTEM YILMAZ - @meltemmmylmz

Roma Sapienza Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fabio Babiloni, Türkiye’deki yasaklar ve eğitim ile kültürün bir ülkenin gelişimi için taşıdığı öneme dair önemli açıklamalarda bulundu. Babiloni, “Kültür ve eğitim gerçek taşıyıcıdır bir ülke için. İnsanlara daha fazla kültür ve daha fazla eğitim sağlayacak herhangi bir adım, o ülkenin geleceğini olumlu yönde değiştirir, Wikipedia’nın dahi yasaklandığı şekliyle ise tam tersi. Bilgiye erişimi engellemek, geleceği engellemektir” dedi.

Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen, “Elektrik-Elektronik Mühendisliği Kongresi için İstanbul’a gelen ve kongrede “Bilişsel Sinir Bilimin Endüstriyel Uygulaması İçin Beyin Bilgisayar Arayüzleri” konulu bir sunum yapan Babiloni BirGün’ün sorularını yanıtladı.

»Kongrenin en çok ilgi çeken konuşmalarından biri size aitti. Sunumuzun içeriğine dair neler söylemek istersiniz?

Konuşmam insan ve makineyi, sinyaller aracılığıyla birbirine bağlamanın mümkünlüğü üzerineydi. Çünkü şu anda hayatımız, cep telefonu, bilgisayar ve araba gibi makinelerle çevrili durumda. Eğer bu bizim düşünce ve tepkilerimizi bilseydi nasıl olurdu, işte biz bilim adamları olarak bunu düşünüyoruz. İnsanın mental aktivitesini ölçerek buradaki bilgileri cihaza aktarmanın yollarını arıyoruz.

»Sizin spesifik olarak üzerinde çalıştığınız alan nedir?

Örneğin, sözünü ettiğim insan mental aktivitesini ölçecek bir cihaz, büyük uçaklar ve havaalanı trafiği sorumluları için çok önemli bir aşama olur. Bu gibi karmaşık sistemler üzerinde çalışıyorum. Daha çok, mental sorumlulukları ve yükleri ağır olan ve hatanın hayati olduğu alanlarda…

»Sözünü ettiğiniz yapay zekâ, fiziksel olarak dezavantajlı insanların da hayatını bir hayli kolaylaştırıcı nitelikte, öyle değil mi?

Evet, dezavantajlı insanlar böyle bir ölçme sisteminden büyük oranda yararlanacaktır. Zaten günümüzde en çok bilimsel araştırma yapılan alanlardan biri de bu. Halihazırda, mental aktiviteyle robot eli hareket ettirmeye yoğunlaşan oldukça fazla çalışma var.

»Sistemden biraz söz eder misiniz? Nasıl işleyecek?

Beynimiz, zor durumlarda tipik sinyaller oluşturur. Bizim geliştirme aşamasında olduğumuz bu aygıt, söz konusu sinyalleri ölçüyor. Ve mental yorgunluk sinyalleri oluştuğu zaman bunu algılıyor. Ve bunu, bilgisayara aktarabildiğinde, bu yorgunluğa karşı bir eylemin harekete geçmesi planlanıyor. Yani üzerinde çalıştığımız boyut tam olarak, mental yorgunluğun sinyallerini mükemmel bir şekilde karakterize edecek cihazı geliştirmek. Bunu düşünürken telefonlarımızdaki kelime düzeltme uygulamasını aklınıza getirebilirsiniz, kelimeyi yanlış yazdığımızda akıllı telefonumuzun bize doğru seçeneği sunması gibi.

»Yapay zekâ günümüzde çok tartışmalı bir konu. Kimi kesimler yapay zekânın geliştirilmesinin gerekliliğini savunurken, kimileri de insana olan ihtiyacı ve gerekliliği azaltacağı nedeniyle kaygılı. Siz bu konuda çok önemli çalışmalar yapan bir bilim adamı olarak ne söylemek istersiniz?

Yapay zekâ bilim dünyasını elbette heyecanlandırıyor. Ancak bazı kesimleri dediğiniz gibi endişelendiriyor. Ben yapay zekâya, insan hayatını kolaylaştıracak boyutuyla bakılması gerektiği inancındayım. Örneğin kullandığınız araba, yorgunluğunuzu anladığında sizi uyarsa bu iyi olmaz mıydı? Bu nedenle yapay zekânın kamuoyunda tartışılma biçimi çoğu zaman gerçekçi olmayabiliyor. Bir cihazda daha fazla zekâ varsa bu bize daha iyi bir hayat sunar. Bundan korkmamak gerekir. Bizi anlayan değil, anlamayan şeylerden korkmalıyız.

»Siz İtalya’da pek çok Ar-Ge çalışması yapan bir isim olarak, hükümetlerin Ar-Ge çalışmalarına verdiği desteğin önemini nasıl anlatırsınız?

Bu, en temel unsurdur. Hükümetler, nasıl sağlık ve eğitim gibi temel alanlarda bireylerin ihtiyaçlarını düşünmek zorundaysa, bu ihtiyaçları ortaya çıkarıp onlara çözüm önerileri sunacak ar-ge çalışmalarına da aynı önemi vermek zorunda. Gelecek daha az kaba güç daha fazla teknolojide, bunu artık bütün dünya biliyor. Ar-Ge’ye önem veren bir hükümet, yurttaşına önem veren hükmettir aynı zamanda. Önümüzdeki 5- 10 yılını düşünendir hiç değilse. Ama bazı politikacılar kısa vadeli düşünüyor, oysa iyi bir gelecek onların da çocuklarının geleceğidir.

»Dahası, bazı hükümetler Ar-Ge yatırımlarına ayrılan kaynağın miktarını artırdıkça, bu kaynağın gittiği yerleri de daha fazla kendi yandaşları olarak belirliyor, Türkiye’de olduğu gibi… Bu nedenle Türkiye her geçen gün daha fazla teknoloji üretemeyen ama tüketen bir ülke. Peki, yaşadığımız çağda, teknoloji üretmeyen ülkeleri ne bekliyor?

Elbette bugüne kadar hiç olmadığı kadar fazla dışa bağımlılık… Ne tür teknoloji olduğu önemli değil ürettiğiniz. Önemli olan bilgiye erişimdir. Gerçek güç budur.

»Tabii internet özgürlüğü bu noktada hayati önem taşıyor olsa gerek. Wikipedia’nın yasaklanması ne anlama geliyor?

Kültür ve eğitim gerçek taşıyıcıdır bir ülke için. İnsanlara daha fazla kültür ve daha fazla eğitim sağlayacak herhangi bir adım, o ülkenin geleceğini olumlu yönde değiştirir, sözünü ettiğiniz, Wikipedia’nın dahi yasaklandığı şekliyle ise tam tersi. Bilgiye erişimi engellemek, geleceği engellemektir.

En Çok Okunan Haberler