Refik Durbaş’tan Türkiye’nin kültürel tarihi

Doğan Kitap etiketiyle yeni kitaplar yayınlandı. BirGün yazarı ve şair Refik Durbaş, BirGün yazılarını bir kitapta topladı. 'Edebiyat Anılarda Yaşar' adıyla yayımlanan kitap Doğan Kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı.

Doğan Kitap etiketiyle yayımlanan diğer kitaplar da şöyle:

Refik Durbaş’tan Türkiye’nin Kültürel Tarihi
Edebiyat Anılarda Yaşar Refik Durbaş’ın hem kişisel tanıklıklarını hem de edebiyat tarihine geçmiş unutulmaz anekdotları hüzünlü bir mizahla aktardığı bir anı kitabı. Edebiyat Anılarda Yaşar’da yalnızca yazarların ve şairlerin öyküleri değil, okurların yakından bildiği romanların, şiirlerin de yazılış maceraları yer alıyor.

Refik Durbaş Edebiyat Anılarda Yaşar’da edebiyatın hazine sandığını açıyor. İnce Memed’den Bekçi Murtaza’ya roman kahramanları; Ahmet Mithat’tan Yaşar Kemal’e, Tevfik Fikret’ten Can Yücel’e yazarlar, şairler Cağaloğlu kaldırımlarında arz-ı endam edip aşk, tütün, alkol, yoksulluk, hüzün ve her şeye rağmen yaşama sevinci kokan hikâyelerini anlatıyorlar. Edebiyat Anılarda Yaşar bir anılar toplamından, portreler galerisinden daha fazlasını, Türkiye’nin kültürel tarihinin eşsiz bir haritasını sunuyor okura.

Tess Gerritsen’den Rizzoli & Isles serisinin dördüncü kitabı: İkiz Bedenler

Türkiyeli gerilim okurlarının çok sevdiği, birçok kitabı New York Times bestseller’ı olan Cerrah’ın yazarı Tess Gerritsen’den yine soluk soluğa, müthiş bir roman. Rizzoli & Isles serisinin dördüncü kitabı olan İkiz Bedenler Doğan Kitap tarafından yayımlandı. Adli tabip Maura Isles’ın evinin önünde bulunan ceset dedektif Jane Rizzoli dahil herkesi hayrete düşürür. Bir kurşunla öldürülen kadın Maura’ya müthiş benzemektedir. DNA testi şaşırtıcı gerçeği doğrular: Ölen kadın gerçekten de Maura’nın ikiz kardeşidir. Bu tuhaf cinayet, geçmişin karanlık sırlarını açığa çıkaracak rahatsız edici bir soruşturmayı başlatır. Maura şoke edici gerçekleri hazmetmeye çalışırken hiç tanımadığı annesine, ona hayat veren buz gibi, korkutucu kadına ulaşır. Verdiği hayatı geri alabilecek bir kadına…

Japonların Gençleşme Sırrı

Japonlar neden uzun yaşar? Bir asırlık ömrü geride bıraktıktan sonra bile sağlıklı bir hayat süren Japonların uzun yaşam sırrı nedir? İşte bu sırrı Yoshinori Nagumo
Japonların Kadim Beslenme Sırrı kitabında açıklıyor. Aslında bu sır Japonların binlerce yıllık beslenme geleneğine dayanıyor. Bu gelenek çok sade ve basit: Yemek yemek için karnının guruldamasını bekle! Günde tek öğün tüket! Peki, günde tek öğün beslenerek nasıl genç ve sağlıklı kalabiliriz? Aç kaldığımızda vücudumuzdaki gençlik geni olarak da adlandırılan sirtuin geni aktif hale gelir. Sirtuin geni açlığa maruz kaldığında vücudumuzdaki 60 trilyon hücre içindeki tüm genleri tarar ve bozulmuş ya da hasar görmüş genleri onarır. Sirtuin geni ömrü uzatmakla kalmaz, aynı zamanda yaşlanmayı da önler. Bu yüzden, günde tek öğün beslenme yöntemi
aynı zamanda bir gençleşme metodudur. Japonya’nın en popüler hekimlerinden olan ve “Dış görünüş sağlığın göstergesidir” diyen Yoshinori Nagumo bizzat kendisi bu metodun ne kadar faydalı olduğunu gösteriyor. Çünkü bugün 63 yaşında olan Nagumo 30’lu yaşlarında bir genç gibi görünüyor.

Reşad Ekrem Koçu’dan kafes arkasında yaşanıp sokağa taşınan kadın hikâyeleri

Reşad Ekrem’in 10 Ocak 1968 - 4 Nisan 1968 arası Tercüman gazetesinde “Kafes Arkası Günahkârları” başlığı altında tefrika ettiği meddah hikâyeleri ile anlatılar kitaplaştı. Silahşör Kızı Rabia Hanım, Kırk Kocalı Şamlı Dürdâne, Vefalı Hanım, Koca Katili, Kosko’da Bir Paşa Kızı ile Üvey Anası, Güngörmez Lebibe Hanım, Yarım İstanbul Cevriye Hanım, Tüccarbaşının Kızı, Hint Güzeli Dürdâne Hanım, İki Nâzenin Hanımefendi, Mısırlı Hanım, Darıcalı Emine, Yeniçeri Kızı Güzel Ebe, Dereköylü Emine, Vişnezâdeli Benli Hürmüz, Çeçen Paşa Kızı, İsimleri Bilinmeyen Üç Yosma, Saraylı Hanım Rabia Hanım ile arzularının arka sokaklarında gezinmekten kaçınmayan başka kadınların tehlikeli maceraları… Reşad Ekrem Koçu’dan gizemli, tutkulu ve başrolde hep kadının olduğu öyküler.

Ölüm mü zaman mı, hangisi bizim büyük gizemimiz?
Gazeteci-yazar Mehmet Açar’dan mekân, zaman, varoluş ve metinler üzerine düşünmeye çağıran, klasikleşmiş bir bilimkurgu Siyah Hatıralar Denizi. 22. yüzyılda bir İçişleri müfettişi Soğuk İstasyon’da iki bilim adamının intiharını araştırmak üzere Ennoia Oteli’ne gelir. Ennoia’da, “Yarının ve dünün asla olmadığı ebedi bir bugün”de sıkışıp kalan insanlar, farklı zaman boyutlarında edebiyat metinleri aracılığıyla haberleşmektedir. Artık koridorlarda insanlarla konuşan bu garip otelde farklı zaman boyutlarında farklı insanlarla karşılaşacak, intiharların gizemine zamanın, mekânın, düş ile gerçeğin o çözülemez gizemi de karışacaktır.

Amerika’nın tarihini aralayan hayaletler

Söyle Hayalet, Şarkını Söyle Amerikalı yazar Jesmyn Ward’ın dördüncü romanı. Daha önceki romanlarıyla ödül jürilerinin ve okurların ilgisine mazhar olan Ward, Söyle Hayalet, Şarkını Söyle ile 2017’nin en çok konuşulan yazarlarından biri oldu. Jesmyn Ward’ın çok ödüllü romanı Söyle Hayalet, Şarkını Söyle Amerika’nın güneyinde siyahi bir ailenin yoksulluk, ırkçılık, çaresizlikle yoğrulmuş öyküsünü şiirsel bir dille anlatıyor. Beyaz babasının yokluğunda ergenliğin, yoksulluğun ve hiç olmayan bir annenin acısını yaşayan 13 yaşındaki Jojo; beyaz kocasına duyduğu tutkulu aşk ve uyuşturucu arasında gidip gelen anne Leonie; ve şarkı söyledikçe hem bu yoksul ailenin hem de Amerika’nın tarihini aralayan hayaletler. Söyle Hayalet Şarkını Söyle, ırk, aşk, hayat, dostluk ve ergenlik üzerine sarsıcı bir roman.

Bugüne kadar bize anlatılanlar sadece zehirli masallar…

Zehirli Masallar, Arzu Özev’in dönüşüm yolculuğunun hikâyesi. Her şey Özev’in 13 yaşında güzellik meselesiyle aşırı ilgilenmesiyle başlar. Kendini hep şişman biri gibi gördüğü için anoreksik ve bulimik olarak sürdürür hayatına. Aslında mesele güzel olmak değil; onun arkasında sevilmek, kabul edilmek, ait olabilme ve uyum sağlayabilmek vardır. Özev aynı zamanda yaşamı sorgulama eğilimindedir; günümüz dünyasında yaşamların ezberler üzerinden sürdürüldüğünü, insanı hasta eden, sürekli huzursuzluğa teşvik eden şeylerin sadece zehirli birer masal olduğunu düşünür. Tüm bu nedenler yüzünden bir arayış içinde olan Özev, Amerika’ya üniversite okumaya gider. Orada yogayla tanışır. Daha sonra değişim öğrencisi olarak Yeni Zelanda’ya gider, ardından Güney Amerika’ya ve Hindistan’a… Gittiği yerlerde, yoga ve nefes eğitimleri alır. Tüm bu süreç sonunda Arzu Özev, yeme bozukluklarının üstesinden gelir.

En Çok Okunan Haberler