Şaka değil batıyoruz

CAN UĞUR canugur@birgun.net @canugur1987

Kurdaki dalgalanma dün de devam ederken yayın dünyasının ise tepkileri sürüyor. Kâğıtta dışa bağımlı olmamız ve yüksek KDV oranlarından kaynaklı sorunlar en çok yayın dünyasını etkiliyor. Gazeteler, dergiler ve yayınevleri çıkamama tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını krizin ilk gününden itibaren dile getiriyor.

Önceki gün mizah dünyasının simge yayınlarından Leman dergisi ekonomik sıkıntıları hem protesto ettiği hem de masrafları karşılayamadığı için ‘cep boyutuyla’ çıkmak zorunda kaldı. Geçen haftalarda soruna işaret eden derginin Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Akgün ‘bizi bu durumlara getirenler, SEKA’yı kapatanlar utansın’ diyor. BirGün’e konuşan Akgün, sıkıntının sadece kendileriyle sınırlı olmadığını tüm yayıncılık sektörünü çok ciddi biçimde tehdit ettiğini belirtiyor.

Durum çok ciddi
Akgün, kurdaki yükselişin sektörü nasıl etkilediği şu sözlerle ifade etti:
“Kâğıtta sıfır yerli üretim olduğu için kurdaki yükseliş yayıncılığı komaya sokar. Nitekim içinde yaşadığımız süreç de budur. Koma, yoğun bakım gerektirir. Ortada böyle bir durum da olmadığına göre vaziyet ümitsizdir. Türkiye’deki medya kontrolünün yüzde 80-90’lar oranında hükümette olduğunu düşünürsek onlar açısından sorun yoktur. Dışarıda kalanlar süreli yayınlanan dergiler ve kitap yayıncılığı açısından ise ölümcül eşiğe varılmak üzere. Bu, ülkenin zaten çölleşmiş olan kültürel hayatının tamamen ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir. Yani durum ciddi. Bunların etkileri ise onlarca yıl telafi edilemeyecek bir kayba yol açacaktır.”

Yerli üretim
Yerli üretimin önemine değinen Akgün, yaşanan sıkıntının kaynağının burada aranması gerektiğinin altını çiziyor. Akgün şunları söyledi:

“2005’te kapatılana kadar biz sadece SEKA kağıdı kullanıyorduk. Kapatılma süreci başlatıldığında bugünleri öngörmüştük. Onun için atlayıp SEKA işçilerinin direnişiyle dayanışma için İzmit’teki fabrikaya gittik. İşçiler polis ablukası altında aileleriyle birlikte fabrikada kalarak direniyordu. Kâğıttan odalar yapmışlardı. Çok görülmeye değer bir manzaraydı.”

Ne olur bilmiyoruz!
Akgün ilerleyen günlerin neye gebe olduğunu kestiremediklerini belirtirken sözlerini şu tespitle noktaladı:
“Bu arada SEKA, hükümet desteği falan derken eski yıllara dönelim. Kâğıt tüketimi, bazı çok önemli kâğıtlar dışında tamamen yerli üretime dönük olduğu halde yazılı basına ‘kâğıt tashihi’ gibi bir uygulama vardı. Biz hiç kullanmadık ama sadece bunu kullanmak için yayınlanan naylon gazeteler olduğunu hatırlıyorum. Büyük gazeteler için ise o zamanlar bile kâğıt desteğine ihtiyaç duyulduğunu çıkartabiliriz. Biz içinde bulunduğumuz krize karşı bu hafta bir ‘Cep Leman’ çıkararak meydan okuduk. Gelecek haftalar yeni espriler üretebiliriz. Ama uzun vadede durum aşılabilir mi, devam edebilir miyiz öngöremiyorum.”

Uykusuz da etkilendi


Son dönemde yükselen kâğıt fiyatlarından etkilenen basılı yayınlar arasına Uykusuz dergisi de girdi. Derginin fiyatına zam yapılmaması için tüm yolların denendiği belirtilen açıklamada, derginin gelecekte basıma devam edip edemeyeceğinin de bilinmediği kaydedildi.

***

Ağustosta da boş durmadılar!

Medyaya Yönelik Hak İhlalleri Raporu'nun Ağustos ayına ilişkin verilerini açıklayan Eski CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, “Gazeteciler bu ay da baskılardan nasibini aldı” diye konuştu. “Gazetecilikle ısrar edenler”in Ağustos ayında da iktidarın baskısına maruz kaldığını belirten Yarkadaş, “Elimdeki veriler, gazetecilerin yaşadığı zorlukların fotoğrafını ortaya koyuyor” ifadesini kullandı. Yarkadaş, Ağustos ayında yaşananları şöyle özetledi:

1 gazeteci tutuklandı. 1 gazeteci gözaltına alındı. 2 gazeteciye hapis cezası verildi; 1 gazeteciye dava açıldı. 1 gazeteci saldırıya maruz kaldı ve darp edildi. 1 TV kanalına para cezası verildi. 1 gazeteci tazminat verilmeden kovuldu. 1 habere erişim engeli getirildi; 1 köşe yazısı sansüre uğradı.1 haber sitesi ise erişime engellendi. Muhalif gazeteler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın basın toplantısına yine davet edilmedi.

Evrensel’e yasak!
Evrensel Gazetesi'nin Erzurum Cezaevi'ne keyfi bir şekilde sokulmadığını da belirten Yarkadaş, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'e çağrı yaptı. Yarkadaş, “Daha dün üç bakanla AB'ye seslendiniz. AB'ye gazetecileri tutuklatıp gazeteleri cezaevine aldırmayarak mı girmeyi düşünüyorsunuz” diye sordu.

Yarkadaş, yüzde 93 engelli raporu olmasına rağmen cezaevinde tutulan ve beş aydan bu yana Adli Tıp Kurumu'ndan rapor bekleyen Gazeteci Metin Duran'ın tahliye edilmesini de istedi.

En Çok Okunan Haberler