Sıcak gündem

Dil yazılarından sıkılanlara, biraz da “Türkiye Gündemi”ndeki sıcak konulardan söz edelim bugün…

Konu çok, yerimiz sınırlı.

O yüzden kısa kısa değineceğiz hafta içindeki siyasal gelişmelere…

• • •

SIRRI SAKIK’IN HEYKEL TAKINTISI

Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık, durduk yerde yeni bir kriz çıkardı! Gazetecilere yaptığı açıklamada, “Hava Şehitleri Anıtı’nı, tankla da gelseler, topla da gelseler, benim hareketim yanlış da bulsa yıkacağım!” diye meydan okumuş yine!

Heykel yıkmayı Tayyip Erdoğan’dan öğrenmiş herhalde! Nitekim Ağrı’daki anıt için o da “ucube” demiş…

Sırrı Sakık’ın bu tür sivri çıkışlarına ve itici konuşmalarına alışığız! Kendileri rövanşist bir Kürt milliyetçisi olarak yara kaşımayı sever!

Ben asıl, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecindeki birleştirici söylemini değerli bulduğum için oy verdiğim Selahattin Demirtaş’a sormak istiyorum:

Meclis’teki yemin töreni öncesinde, CHP Grup Başkan Vekili’nin, TBMM Başkanı’na İçtüzük kitapçığı fırlatmasını ayıplamış; Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ı ise ayakta alkışlamıştınız. Çok eleştirilen bu tutumunuzu da “politik nezaket”le açıklamıştınız…

Sayın Demirtaş, partinizden Belediye Başkan seçilen Sakık’ın saldırgan ve kışkırtıcı sözlerini de “nezaketten uzak” ve de “barış sürecinin ruhuna aykırı” buluyor musunuz acaba?

• • •

CHP NEREYE?

“CHP sağa kaydı” eleştirilerinin yoğunlaştığı bir sırada, eski Saadet Partili Mehmet Bekâroğlu, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun çağrısına uyarak CHP Parti Meclisi üyeliğine aday oldu…

Hem çağıran, hem kabul eden açısından bir ilkesizlik söz konusu…

İslamcı kişiliğiyle tanınan ve televizyon tartışmalarında sürekli CHP aleyhine konuşan Prof. Dr. Bekâroğlu, daha önce de Refah Partisi, Fazilet Partisi ve HAS Parti’de siyaset yapmıştı.

HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, şimdi AKP’de Başbakan Yardımcısı!

Kurtulmuş’un sağ kolu Mehmet Bekâroğlu ise CHP Parti Meclisi üyesi!

Türkiye’de siyasetin şirazesi iyice kaymış görünüyor.

Bekâroğlu ile ikinci bir “Ekmel Vakası” yaşayacak CHP.

“Sosyal demokrat” bir partinin bu tür transferlerle atılım yapacağını düşünmek büyük yanılgı.

Sağdan devşirdiği adaylarla yol almaya çalışan CHP…

Atılım şöyle dursun, patinaj yapar ancak!

• • •

KORAY ÇALIŞKAN SOLA AYAR VERİYOR!

Radikal yazarı ve Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Koray Çalışkan, Akşam gazetesinden Mehmet Özdoğan’a bir süre önce verdiği röportajda şöyle demişti:

“Bence şu anda Türk solunun en güçlü kalemi Ahmet Hakan...”

Aynı röportajda, bir zamanlar kendisinin de köşe yazıları yazdığı BirGün gazetesini ise şöyle değersizleştirmeye çalışmıştı:

“BirGün etkisiz bir gazete. Yazılanların yarısı ilgimi çekmiyor. Kısacası sol görüşlü yazarlar hiç ilgi çekici değil. Çok sıkıcı yazıyorlar.”

Koray Çalışkan, bu kibirli tavrıyla, yumurtadan çıkıp da kabuğunu beğenmeyenlere örnek oluşturacak bir portre sergiliyor! Anaakım medyada Mustafa Akyol gibi liberallerle ekran yoldaşlığı yapa yapa, sol yazarlar artık sıkıcı gelmeye başlamış kendisine. Malum, şimdi bu kesimde “layt” takılmak moda!

Ama daha da ilginci, Koray Çalışkan’ın, bugünlerde CHP’ye katılan Mehmet Bekâroğlu’nu “en büyük solcu” ilan etmesi!

Evet, ona göre “solun en güçlü kalemi Ahmet Hakan”…

“En büyük solcu Mehmet Bekâroğlu”…

“Sol’un gerçek lideri Kemal Kılıçdaroğlu”…

Tabii, “en has CHP’li” de kendisi!

Tanrı, CHP’yi böyle akıl hocalarından korusun!

• • •

DEVLET TERBİYESİ

Padişah’ın tahta çıkışı 101 pare top atışıyla kutlandı.

Tayyip Erdoğan’a her gün en ağır hakaretleri yağdıran MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti grubuyla RTE’nin “cülus töreni”ne katılarak, engin “devlet terbiyesi”ni bir kez daha kanıtladı!

• • •

EN CENTİLMEN MUHALEFET!

Bahçeli, “Devlet terbiyesi”nden sıkmış RTE’nin elini...

Demirtaş ise “siyasi nezaket”ten ayakta alkışlamış!

Görenler de, “Dünyanın en centilmen muhalefet liderleri Türkiye’de” diye düşünecek!

• • •

BAŞKAN BABA GÖREVDE!

Önümüzdeki günlerde kaçıncı dalga polis operasyonunun yapılacağını, kimlerin gözaltına alınacağını, “Cumhurbaşkanı + Başbakan + AKP Genel Başkanı” görevlerini bir arada yürüten RTE’den öğreniyoruz artık!

“Bedelli askerlik” konusundan Türkiye’nin dış ilişkilerine değin hemen her konuda tek belirleyici o!

Bakanlar, ondan talimat gelmeden icraat yapamıyor!

Anayasa değişmedi ama RTE, hukuku hiçe sayarak “fiili başkanlık” görevine başladı bile!

Sahi, bu ülkede “parlamenter rejim” ve “güçler ayrılığı” olduğuna inanan kaldı mı acaba?

• • •

EKSİK SLOGAN…

RTE’nin zaman zaman dillendirdiği bir slogan var:

“Tek millet, tek bayrak, tek vatan ...”

Ancak bu slogan eksik söyleniyor. Arkası şöyle olmalı:

“... tek parti, tek adam!”

 

• • •

 

YARGININ DURUMU

Cumhurbaşkanı seçilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun çağrılması durumunda, Adli Yıl’ın açılış törenine katılmayacağını açıklamış ve “O konuşursa ben gelmem” demişti. Yargıtay Başkanı da bu tehdidi ciddiye alarak konuyu Başkanlar Kurulu’na götürmüştü…

Yargıtay Başkanlar Kurulu toplandı ve 1 Eylül’deki törende, Metin Feyzioğlu’nun konuşma yapmasına “oyçokluğuyla” karar verdi.

Bu durumu olumlu karşılayanlar olabilir.

Bana sorarsanız, yargı kurumunun tepesindeki bir insanın, daha ilk günden bu dayatmaya karşı çıkması ve “Yargıtay’ın 71 yıllık uygulamasını birilerinin keyfi için değiştiremeyiz!” demesi gerekirdi. Böyle bir tehdidin Başkanlar Kurulu’nda görüşülmesi ve kararın “oyçokluğu ile” alınması bile başlı başına bir skandaldır! Bu olay aynı zamanda, adalet kurumunun ülkemizdeki içler acısı durumunun da çarpıcı bir görüntüsüdür...

En Çok Okunan Haberler