Söz okurların...

“Dilin Kemiği”nde yazdıklarımız, ne mutlu ki okurdan karşılık buluyor. BirGün okurlarının dil konusundaki duyarlılığı ve yazılarımıza katkısı, beni Türkçe adına umutlandırıyor. Okurlarla aramızda güçlü bir iletişim köprüsü kuruldu. Onların sorularına daha çok özelden yanıt vermeyi yeğliyorum. Genel nitelikli soruları ise burada ele alıyorum. Olanak buldukça da okur mektuplarına köşemizde yer vermeye çalışıyorum. Bugün söz yine okurların…
•••
“Sırtını dönmek” varken…


“Sayın Aşut,
Yazılarınızı ilgiyle okuyorum. Vaktiyle Cumhuriyet’te Şiar Yalçın, Radikal’de Hakkı Devrim’in dilsel yanlışlıkları ele alan köşeleri vardı. Bu köşelerin de okurlar tarafından ilgiyle izlenmiş olduğunu düşünüyorum.
Zaman zaman aynı gazetede yapılmış olan yanlış kullanımların da yazılarınızda yer aldığını görmekteyim ve bundan mutluluk duyduğumu da ayrıca belirtmek isterim.

Gazeteniz yazarlarından Sayın Enver Aysever’in 6 Haziran tarihli yazısı, “Kurtuluş iktidara g.tünü dönen çocuklarda” başlığıyla çıktı. Türkiye’de bildiğim kadarıyla ilk kez Beşiktaş taraftarları, oynanmakta olan bir maça sırtlarını dönerek takımlarını protesto etmişlerdi. Bu protesto biçimi daha sonra Gezi’nin ardından Erdoğan’ı protesto eden kadınlar tarafından da kullanılmıştı. Bu protestonun konuşmacıya ya da ilgiliye “sırtını dönmek” şeklinde kullanılması gerekmektedir. Dolayısıyla Sayın Aysever’in yazısının başlığı, “Kurtuluş, iktidara sırtını dönen çocuklarda” olmalıydı.
Saygıyla ve dostlukla...”
Meriç Gök
•••
Yazım yanlışları
“Muhterem Hocam Attila Aşut’a saygı ve sevgilerimle...
Hocam, köşe yazılarınızı her hafta sabırsızlıkla bekliyor ve de ilgiyle okuyorum. Bir Türk Dili ve Edebiyatı mezunu olarak özellikle yazım yanlışları ve noktalama işaretlerinin hatalı kullanımlarıyla ilgili yazmış olduğunuz daha önceki yazılarınızı (23 Mayıs, “Yazı başlıkları, yazım yanlışları” ve 16 Mayıs “Üç nokta’ya kıymayın efendiler!”) büyük bir hayranlıkla okudum. Zat-ı aliniz gibi değerli insanlara hem Türk dilinin hem de Türkiye halklarının ihtiyacı var. İnşallah yazılarınızla benim gibi milyonlarca genci aydınlatmaya ve de yol göstermeye uzun yıllar devam edersiniz...
Mutlu ve umutlu yarınlara...”
Yalçın Tavukcu
•••
Eşanlamlı sözcükler

Attila Bey,
Yazınızı ilgi ve alaka ile okudum. Önemli ve mühim bir noktaya parmak basmışsınız! Şaka bir yana, ya bu kelimelerin eşanlamlı olduğunu bilmiyorlar ya da anlamın pekiştirildiği inancıyla böyle kullanmayı tercih ediyorlar. Yoksa hangi zorunluluk ve zaruretten kaynaklandığını ben de bilemedim! Eğer öyle arzu etmek istiyorlarsa, ne diyelim, öyle olsun!
Teşekkür eder, şükranlarımı sunarım.”
Okurunuz,
Mustafa Ordaş
•••
“Ve” bağlacıyla pekiştirme yanlış!

“Sevgili Attila Kardeşim,
Yazılarınızı beğeniyle okuyan, dil konusundaki duyarlılığınızı bir dil öğretmeni olarak paylaşan bir okurum. Dünkü (6 Haziran 2016) yazınızda örneklediğiniz dil yanlışları da çok yerinde saptamalar. Ne yazık ki pek çok yazarımızda, gazetecimizde dil konusunda rahatsız edici bir özensizlik var. ‘Hata ve yanlış’, ‘hâkim ve yargıç’, ‘içtenlik ve samimiyet...’ örneklerinizi ben de okuduğumda rahatsız oluyorum. Yalnız, ilk örneğiniz “mutlu mesut” konusunda bir itirazım olacak. Bu ikilemeyle ‘ilim ve bilim’ bağlama öbeği (grubu) arasında fark var. Halkın dilinde, birincisine bolca örnek vardır ve bunları pekiştirme amaçlı kullanım olarak kabul ediyoruz: Akıllı uslu, güçlü kuvvetli, ev bark, sağ salim, derya deniz... vd. Ama bu sözcükleri ‘ve’ bağlacıyla birbirine bağladığımızda ortaya çıkan öbek, rahatsız edici bir dil yanlışıdır. Bu bağlaç, sözcüklerin anlamının farklı olduğunu ileri süren bir kullanım oluyor ve bu nedenle yanlıştır.
Bunu paylaşmak istedim. Kolaylıklar, esenlikler dilerim.”
Selman Büyükaşık
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni (emekli)
•••
Görüş belirten, değerlendirme yapan, öneride bulunan tüm okurlara içten teşekkürler…

En Çok Okunan Haberler