Üç paralık demokrasi

İsveç’i yöneten sol azınlık hükümeti, kendisinden önceki sağ blok iktidarın, sekiz yıl boyunca görmezden geldiğini iddia ettiği bir alana el attı. Sosyal Demokrat Parti’den Başbakan Stefan Löfven, 24 bakanlı kabinenin 3’te birini aynı masaya oturtarak geçen hafta içinde, yüz kişilik bir davetli grubuna seslendi. Sol hükümet bu toplantıda, özel sektörle beş alanda ortak çalışma hedeflerini anlattı. Başbakanın bizzat yönettiği toplantıda, özel sektör temsilcilerinden, kamudan ve üniversitelerdeki araştırma ekiplerinden oluşan bir topluluk, hükümetin ne yapmayı planladığını dinledi.

Başbakan Stefan Löfven, Çevre Partisi’nden Başbakan Yardımcısı, aynı zamanda, Uluslararası Gelişim İşbirliği ve İklim Bakanı olan Isabella Lövin ile beraberinde 6 bakanla birlikte, bilim ve iş dünyasına kendini beğendirmeye çalıştı. Ortak çalışma alanları diye açıklanan beş sektörde, yapmayı düşündükleri işler listesini ve neyi, nasıl finanse edeceklerini Başbakan bizzat anlattı. Sol azınlık hükümeti bu toplantı için ödevine iyi çalışmıştı.

Toplantı salonunda İsveç hükümetinin üçte biri olunca ekstra güvenlik önlemleri alınmıştı. Ama onun dışında hükümetin duruşu, salondaki yüz kişiye hizmet için orada olduklarının farkındalığını tam anlamıyla sergiliyordu. Özel sektör, bir iş yapıp açılışa hükümetten birilerini çağırmıyor, hükümet üyeleri başlarında Başbakan’la özel sektöre, onlara nasıl hizmet edeceklerini anlatıyordu. Başbakan Löfven, o gün orada ne yaptığını çok iyi biliyordu çünkü bu bir memleket geleneğiydi. Löfven sözlerine ,“İsveç modelinin temel bir cıvatası, bizim birbirimize bağlı ve beraber çalışabilme yeteneğimizdir” diye başladı.

Başbakan Yardımcısı Isabella Lövin, Avrupa’nın en fakir ülkelerinden biriyken bugün dünyanın en zengin ülkeleri arasına giren İsveç için “Biz, değişimin olağan ve hızlı bir şekilde gerçekleşebileceğinin etkileyici bir kanıtıyız” dedi. İsveç modelini açıklarken Lövin, özel sektörle devlet kaynaklarının ve bilim dünyasının hep bir ortaklık içinde olduğunu hatırlattı. Bugünkü sol hükümet de yine aynı modeli, belirlenen 5 alanda uygulamaya sokacak.

İsveç, yeni odaklarını şöyle sıralıyor; doğal ilaç sektörü, temiz seyahat ve ulaşım, akıllı şehirler, geri dönüşüm ve çöp ekonomisi, internete bağlı endüstri ve yeni materyaller. Hükümet şimdi bu alanlarda özel sektör ve bilim dünyasının iş birliğini canlandıracak. Toplantıya katılan Astra Zeneca’nın Genel Müdürü Jan-Olof Jacke, “Uzun zamandır kendimizi kayırılmış hissediyorduk. Fakat bugün tekrar gördük ki işler netleşiyor ve bir üst seviyeye taşınıyor” diyerek sunulan imkânları kullanacaklarını söyledi.

Toplantıda, Ticaret ve Yenilik Bakanı Mikael Damberg, hükümetin vites atarak, devletin yenilik kurumu Vinnova’dan da para kullanarak, üniversitelerden yararlanarak, hedeflerini gerçekleştireceğini söyledi. Toplantı sonrası, basının soruları özellikle Ticaret Bakanı Damberg’e yöneltildi. Bakan’a “Kendi kendine ayakta durması gereken özel sektöre vergi paralarının aktarılması ne anlama geliyor?” diye soruldu. Damberg, yaptıklarının özel sektör politikalarını bilinçli olarak yürütmenin bir yolu olduğunu söyleyip “Topluma yeni vergi gelirleri yaratmaya çalışıyoruz. Kamu gücünü, belirlediğimiz beş alanda toplayarak, özel sektörle eşit düzeyde yatırım yaparak, bir kronumuz iki, üç kron yatırım olarak geri dönecek. Biz de tam da böyle geri dönüş etkileri yaratmak istiyoruz” dedi. Kalkınmış, demokratik bir Avrupa Birliği ülkesi olmak, alt tarafı bir kronu, üç kron yapma konusunda hükmetme becerine dayanıyor, kuşkusuz bu hesabı bütün toplum yararına yapıyorsun.

En Çok Okunan Haberler