Ülkeyi aldıkları yere getirdiler

HÜSEYİN ŞİMŞEK - @simsekhuseyinn
huseyinsimsek@birgun.net

2002 yılında yolsuzluğu ve krizi bitirmek iddiası ile iktidara gelen AKP’nin ekonomi politikaları sonucu ülke 16 yıl öncesini arayacak duruma geldi. AKP kurmaylarının ekonomide “sınıf atlandığına” ilişkin ifadeleri lafta kaldı. Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, “Anayasa kitapçığı ile kriz çıkarılıyordu” derken eski Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı ise “Ülkeyi 2002’den aldık bugüne getirdik. En basit işletme sahibi bile bu muhasebeyi yapar” ifadeleriyle ülkenin 16 yıl öncesinden çok daha iyi ekonomik koşullarda olduğunu iddia etmişti. Ancak resmi istatistikler tam tersini söylüyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Üretici Fiyat Endeksi’nde (ÜFE) büyük artış yaşandı. Yüzde 32,1 seviyesine tırmanan ÜFE, ağustosta da, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 25.32, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32.13 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 18.78 oranında arttı. ÜFE’deki artışın önümüzdeki ay Tüketici Fiyat Endeksi’ne (TÜFE) de yansıması bekleniyor.

Son üç yılda ciddi artış

2015 yılına kadar dalgalı şekilde seyreden, zaman zaman inişlerin ve çıkışların yaşandığı ÜFE’de son üç yılda ciddi bir artış oldu. 2015 yılında yüzde 5,7 olan ÜFE oranı bir sonraki yıl yüzde 9,9’a, 2017 yılında ise yüzde 15,5’e yükseldi. AKP dönemindeki en düşük ÜFE oranı ise yüzde 2,5 ile 2012 yılında kaydedildi.

‘Döviz kuru döviz kurşunu oldu’

ÜFE oranının 2002 yılının da üzerine çıkmasını değerlendiren CHP Sözcüsü ve Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, “Bunun en önemli nedeni ‘tek adam’ olma hayalidir” dedi.

Faizlerde ve enflasyonda yaşanan artışı BirGün’e değerlendiren CHP’li Öztrak, “Başkanlık hayali, hem demokratik hem de ekonomik standartlarda ciddi bir gerilemeye neden oldu. Türkiye bir yandan hızla otoriterleşirken bir yandan da hukuk devleti hızla yıprandı. Ekonomide de yapısal sorunları çözecek bir takım önlemler almak yerine ekonomiyi sıcak parayla yönetmeye çalışıp ülkeyi borca batırdılar” dedi.

Türkiye ekonomisinin dayanıklılığının azalması dışarıdaki küresel sermaye hareketleriyle ilgili gelişmelerle birleşince rotadaki bozulmanın hızlandığının altını çizen Öztrak, “Hukuk devletinin tamamen ortadan kalkması, OHAL rejimi, tek adamlık dayatması, başkanlık sistemi geldiği andan itibaren Türkiye’nin cazibesi azaldı. Böylece Türkiye sermaye hareketlerine karşı hassas hale geldi. Bunun sonucunda da kırılganlık oluştu ve döviz kuru döviz kurşunu haline geldi” şeklinde konuştu.


‘Suç Trump’a atılamaz’

Trump yönetiminin hukuka uygun olmayan yaklaşımlarının ekonominin bozulmasında etkiye sahip olduğunu ifade eden Öztrak, “Ancak Trump bunu tüm dünyaya yapıyor. Hiçbir yerde ekonomi bu kadar etkilenmiyor. Çünkü herkes tedbirini almış. Bizim bu sıkıntıyı yaşayacağımız çok önceden belliydi. Bunu bilen iktidar da seçimleri bir buçuk yıl öncesine aldı. Bugün geldiğimiz noktada yalnızca Trump’u suçlamak yanlış olur. Milletin yaşadığı ıstırabın sorumluluğunu Trump’un üzerine atamazsınız” dedi.

En Çok Okunan Haberler