Üzümün kalbine bir hançer daha

DEMET SARGIN sargindemet@gmail.com @demetsrgn

Verimli tarım arazilerine sahip olan, özellikle üzüm üretiminde de önemli bir yeri olan Manisa Alaşehir’e yeni bir jeotermal enerji santralı (JES) yapılacağı öğrenildi. Bölgede mevcut jeotermaller sebebiyle üzüm üretimi her geçen gün düşüyordu. Yeni santralları, bölgede başka santralları da olan Türkerler Holding yapacak.

Halkın sağlığının da tehlike altında olduğu Manisa Alaşehir’de üzüm üretimi yapmak her geçen gün zorlaşıyor. Alım fiyatları yüzünden zaten zor durumda olan üreticiye bir diğer darbeyi de jeotermal santrallar vuruyor. Santral bacalarından yükselen büyük buhar kütlelerinin hava koşulları değiştirdiği, santraldan salınan kükürtün toprağı kirlettiği, üzümlerin ve yapraklarının şeklinin ve renginin değiştiği Alaşehir’de halk sağlığı da görmezden geliniyor.

5 santral daha yolda!
Şimdilerde ise gündemde yeni bir santral var. Konuyla ilgili Türkerler Holding sponsorluğunda yapılan ve üreticiler tarafından bir gerçekliği olmayan Alaşehir Üzüm Festivali’nde konuşan Türkerler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Türker, bölgedeki JES 1 VE JES 2 projelerinin ardından JES 3 için başlattıkları inşa sürecinin hızlı bir şekilde sürdüğünü söyledi. Türkler’in buradaki konuşmasında JES 3’ün ardından JES 4,5,6,7 ve 8’i de inşa edeceklerini söylemesi, Alaşehir’de tahribatın ileriki yıllarda daha çok artacağının ve üzümün artık bölge için bir hayal olacağının kanıtı.
Konu hakkında konuştuğumuz CHP 25 ve 26.Dönem Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, Alaşehir’İn jeotermaller yüzünden geldiği hale tepki gösterdi. “Tablo gibi bir görüntü vardı, bacalarla onu bile mahvettiler” diyen Biçer, halkın sağlığının da tehlike altında olduğuna değindi.


JES’ler patalamalar sonucu bağlar içinde büyük tahribara sebep oluyor.


Her yıl ilk üzümün alındığı zaman yapılan İlk Üzüm Töreni’nde geçen yıl yaptığı bir konuşmayı hatırlatan Biçer şunları söyledi: Geçen yılki törene, JES’lerin bacalarının, o bacalardan çıkan dumanların büyük fotoğraflarıyla katıldım. Protokolde yer alan vali, belediye başkanları, AKP’li milletvekilleri ve borsa başkanına “Bu fotoğraftaki yer sizce neresi” diye sordum. ‘Soma’daki termik santral bacası olabilir ‘dediler , ‘Hayır burası Alaşehir’de bağların ortasındaki jeotermal bacası” dediğimde kendileri bile inanamadı. İzinleri veren, ruhsatlara imza atan yetkililer bile neyi imzaladığını bilmiyor. Bağların ortasından çıkan bu duman, tarımı da bitiriyor, hava kalitesini de insan sağlığını da.”

Kükürt yığılıyor
Jeotermallerin olduğu bölgede üzümün şeklinin de kokusunun da üzüm yaprağının renginin de değiştiğini ifade eden Biçer, “Toprağın da meyvelerin de üzerinde kükürt birikiyor. Yer altı sularına da geçiyor. Bunlar bir yandan da kanserojen etkiler ama hiç kimse bölgede halk sağlığı araştırması yapmıyor” diyerek konunun halk sağlığı boyutunun umursanmadığını da söyledi.

‘Üreticinin sesi olmayı sürdüreceğiz’
Biçer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yolda gördüğün herhangi birine ‘Jeotermal’ de, ‘öldük, bittik’ der. Herkes şikâyetçi. ‘E sesini çıkar o zaman’ deyince ‘bir şey yapamayız’ diyorlar. Halk öğrenilmiş bir çaresizlik yaşıyor. Ama biz üzüm üreticisinin her zaman yanında olmaya, JES’lerle mücadele etmeye, üreticinin sesi olmaya devam edeceğiz.”

‘Bıraksınlar üzüm üretelim’
Ekonomik krize de atıfta bulunan Biçer, iktidar kanadından gelen ‘Artı değer üreteceğiz, uçak üreteceğiz’ gibi söylemleri ise ‘Üretsinler tabii, çok güzel ama keşke bıraksalar da biz üzüm üretebilsek zeytin üretebilsek. Ekonomiyi böyle de büyütebilsek.”

En Çok Okunan Haberler