Veliler liselere giriş sınavıyla ilgili BirGün'e konuştu: Çocuklarımız için gelecek göremiyoruz

MUSTAFA MERT BİLDİRCİN

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla kaldırılan TEOG’un yerine getirilen yeni ortaöğretime geçiş sınavına 10 gün kaldı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) sınavla öğrenci alacak ortaöğretim kurumlarına ilişkin hazırladığı kılavuza göre belirlenen bin 367 “nitelikli” okulun 297’sini imam hatip liseleri, 449’unu ise meslek liseleri oluşturdu. ‘Nitelikli’ olarak isimlendirilen fen lisesi sayısı 302 olurken 93 sosyal bilimler lisesi ve 226 Anadolu lisesi de bu kapsama alındı.

Sınava sayılı günler kalmasına karşın kafalardaki soru işaretlerini giderememesi ve sınava ilişkin yayımladığı kılavuzda belirlediği “nitelikli” okulların çoğunu imam hatip ve meslek liselerinden oluşturması gibi nedenlerle tepki çeken MEB, velilerden “sıfır” not aldı. Bakanlığın sistemin değiştirilme gerekçesine ilişkin açıklamaları da velileri ikna etmedi. Eğitim Sen’in düzenlediği ankete katılan velilerin yüzde 96’sı MEB’in, “Değişiklik için velilerden talep geldi” açıklamasını gerçekçi bulmadı. Bin 372 veliden sadece 9’u, sistem değişikliğinin velilerin talebiyle gerçekleştiğini düşündüğünü belirtti. Öğrencilerin ihtiyaçlarının değişikliğe neden olduğunu düşünen velilerin sayısı 42’de kaldı. Veliler, “Sınav sisteminde değişiklik yapılması gerekli miydi?” sorusuna, “Hayır” yanıtını verdi. Velilerin tamamına yakını (yüzde 92,6’sı), sınav sisteminde yapılan değişikliklerde siyasi iktidarın politik tercihlerinin belirleyici olduğunu kaydetti.

Çocukları bu yıl ilk defa gerçekleşecek ortaöğretime geçiş sınavına girecek veliler Gülsün Mısırlı ve Güleycan Keskin, Salı Söyleşisi’nin bu haftaki konuğu oldu. “Yeni sistemde özel okullar ve dini eğitim isteyenler kazandı. Yoksul, emekçi, işçi çocuklarının çoğunluğu ise gerici ve ucuz iş gücü yetiştirmeye dayalı eğitim sistemine mahkum edildi” diyen veliler, çocuklarının geleceğine ilişkin endişelerini BirGün’e anlattı.

“Kocaman bir yalan”
»MEB’in yeni getirilen sisteme ilişkin açıkladığı detaylar kaygınızın giderilmesine yardımcı oldu mu?
Gülsün Mısırlı:
Öncelikle, ‘velilerin talebiyle değiştirildi’ açıklamasına katılmıyorum. Bu kocaman bir yalan. Ayrıca eğitim sistemi sadece velilerin talebiyle değiştirilecek bir şey değildir. Daha çok eğitim uzmanları ve öğretmen görüşleriyle olması gerekir.

Güleycan Keskin: TEOG yerine getirilen yeni sistemle ilgili açıklamalar kaygılarımızın giderilmesine yardımcı olmadığı gibi endişelerimizi büsbütün artırdı. Kafamızdaki soruların neredeyse hiçbiri yanıt bulmadı. Bakanlığın, ‘TEOG velilerin isteği doğrultusunda kaldırıldı’ söylemi gerçeği yansıtmamaktadır. TEOG sınavında öğrenciler aynı yazılı sınavlarda olduğu gibi belli konu aralıklarından sorumluydu ve bu onlara bir rahatlık sağlamaktaydı. Böylesi bir sistemin kaldırılmasını neden isteyelim? Yeni sistemde geniş bir aralık söz konusu. Bir de sürekli olarak -hem de resmi ağızlardan- soruların çok zor olacağı açıklandı durdu. Bunlar çocuklardaki kaygı derecesini iyice artırdı. Başarılı çocuk daha bir yarış atına dönüştürüldü, ortalama bir başarıya sahip çocuk ise nasıl olsa başaramayacağım korkusu ile ders disiplininden koptu. Ayrıca sınav sorularının analitik düşünmeyi gerektiren sorulardan hazırlandığı açıklandı. Tamam, bu güzel bir şey. Ancak okullarda analitik düşünmeyi öğreten, geliştiren bir eğitim var mı? Eğitim biçimimiz başka, ölçme değerlendirme biçimimiz bambaşka. Bu da yeni sınavın başka bir sakat yanı. İşin daha da komik ve tuhaf yanı, hadi eğitim analitik olmasa da sorular analitik olsun ona da tamam diyeceğiz de o analitik düşünmeyi gerektiren soruları hazırlayacak öğretmenler nerede? Urfa Milli Eğitim Müdürlüğü Araştırma Geliştirme Birimi’ne deneme sınavı soruları hazırlatılmış. Bir karış paragraftan, bir sürü laf ve işlem kalabalığından oluşan sorular mıdır analitik düşünmeyi gerektiren sorular?

“Öğrenciler mutsuz, isteksiz”
»Yeni sistem sizi hangi açılardan kaygılandırıyor?
GM:
Yeni sistemde bilimsel ve laik eğitim isteyen velilerin, öğrencilerin şansları azaldı. Aradıkları okulu bulamayan veliler, imkanları varsa özel okullara yönelecek ve kendi hayatlarından kısarak çocuklarını özel okullarda okutmak isteyecekler. Eğitime daha fazla para harcamak zorunda kalacaklar. Eğitimdeki fırsat eşitliği kat be kat artacak. Yoksul ailelerin çoğu imam hatip ve meslek liselerine yönelecek. Bilimsel, laik ve sorgulayan eğitim sisteminden daha da uzaklaşılacak. İtaat eden, haksızlıkları kabullenen, kişilik gelişimlerini ihmal edilen bir gençlik yetişecek. Kadınlar daha çok olumsuz etkilenecek. Aynı zamanda toplum geriye götürülecek. Birçok öğrenci istediği okula giremeyeceği için ders çalışmayı bıraktı. Öğrenci mutsuz, isteksiz... Öğrencinin isteksiz olması öğretmenleri de mutsuz ediyor. Bizler sistemin daha iyi olmasını isterken çok daha kötü bir sistemle karşılaştık. Önceki sistem bile yeni sistemle kıyaslanamayacak kadar iyi bir sistemdi. En azından öğrenci kendi başarısına göre bir okula girebileceğini biliyordu.

GK: Sınav öncesinde yarattığı tahribat ve sınavın sonrasında yol açacağı olumsuz sonuçlar… Düşünen, soran, sorgulayan bu çocuklar meslek ve imam hatip liselerine mahkum edilerek ilgi ve yetenekleri öldürülmüş, pasifize edilmiş olacak. Madde kullanımının en yüksek olduğu meslek liselerinde bu çocuklar kaba tabiriyle harcanacaktır. Dolayısıyla kaygılarımız daha da derinleşmektedir.

»Çocuğunuzun geleceği için bundan sonra nasıl adımlar atmayı planlıyorsunuz?
GM:
Çocuğum için gelecek göremiyorum. Daha fazla çalışması gerektiğini, istediği yerlere kapasitesi olsa da gelemeyebileceğini, buna hazırlıklı olması gerektiğini anlatıyorum. Ülkemizde çoğu yere torpille gelindiği için imkanı olursa yurt dışında, insan haklarının daha iyi olduğu bir ülkeye gitmesini istiyorum. Kendisi de bunun farkında. Tabii ki ülkemizde kalmasını isterdim fakat hak eden hak ettiği yere gelemiyor. Çok üzücü bir durum. Başarılı, pırıl pırıl gençlerimiz var. Kendi ülkelerinde hak ettikleri yerlere gelemiyorlar. Ülkelerini kalkındırmalarına fırsat verilmiyor.

GK: Nitelikli bir liseye girememesi durumunda mahallemdeki okula göndereceğim. Özel ders aldırarak o liseyi nitelikli lise gibi değerlendireceğim. Yüzde 5’lik dilime giremedi diye bilim okumaya meraklı çocuğumu meslek lisesi ya da imam hatip liselerine mahkum etmeyeceğim.

“Eğitimde fırsat eşitliği istiyoruz”
»MEB’in “nitelikli” tarif ettiği okulların büyük bölümünün imam hatip ve meslek liselerinden oluşmasını nasıl yorumluyorsunuz?
GM:
Nitelikli okulların çoğunun imam hatip olması yöneticilerin öğrencileri dini eğitime zorladığını gösteriyor. Meslek liseleri ile ilgili planlarının da ucuz işçi yetiştirmek olduğunu düşünüyorum. Bu okullara gidecek öğrencilerin birçoğu yoksul olduğu, ailelerinin özel okullara gidecek parası olmadığı için bu okullara gitmek zorunda kalacaklar. Buca’da nüfusa göre nitelikli Anadolu lisesi yetersiz. Birçok başarılı öğrenci nitelikli Anadolu lisesine giremeyecek. Türkiye genelinde birçok ilde nitelikli Anadolu lisesi ve sosyal bilimler lisesi yok. Adrese dayalı sistem de tam olarak kesinleşmedi. Söylenenlere göre orada da büyük sıkıntılar yaşanacak. Öğrenciler istemedikleri okul türüne girmeye zorlanacak veya açıkta kalacak. Daha iyi bir çevrede okumak isteyenler adres değiştirme arayışına girecekler. Eğitim sorunları gün geçtikçe artıyor.

»MEB’den isteğiniz ve beklentileriniz nedir?
GK, GM:
Bizler her öğrencinin ilgi ve becerisine göre nitelikli bir okulda okumasını istiyoruz. Eğitimde fırsat eşitliği istiyoruz. Yeni sistemde özel okullar ve dini eğitim isteyenler kazandı. Yoksul, emekçi, işçi çocuklarının çoğunluğu ise gerici ve ucuz iş gücü yetiştirmeye dayalı eğitim sistemine mahkum edildi.

En Çok Okunan Haberler