Venezuela Panama değil, işgal edemezler

Venezuela’da yeni Anayasayı yazacak Kurucu Meclis’in üyelerini belirleyen seçimler yapıldı. Seçimin galibi beklendiği gibi Devlet Başkanı Nicolas Maduro oldu. Muhalefetin katılımın az olduğu iddialarına ülke seçim kurulu “katılım yüzde 45’tir” diyerek yanıt verdi. Maduro da katılım oranını övdü, "Devrimin 18 yıllık tarihinde gördüğü en yüksek oy" dedi.

Bu seçim öncekilerden daha önemli bir seçimdi. Malum, Venezuela hiperenflasyon ve nakit sıkıntısı nedeniyle son zamanlarda sıkıntılı dönemler geçiriyor. Para birimi hızla değer kaybediyor, bu durum nedeniyle Venezuela vatandaşları yiyecek, ilaç sıkıntısı çekiyordu. Büyük emperyal mali kuşatmanın yol açtığı büyük sorunlar bunlar. Venezuela devrimci hükümeti bu sorunları aşmak için bir dizi önlemler aldı ama hep ABD ile bölgedeki müttefiki ülkelerin engeliyle karşılaştı. Maduro, ekonomiyi canlandırmak, uluslararası finansmanı artırmak amacıyla geçen ay Petro adlı bir dijital parayı hayata geçirmeye çalışmıştı. ABD bu para biriminin ABD’li şirketlerce kabul edilmemesi çağrısında bulunarak Venezuela’nın krizden çıkma girişimine büyük bir darbe daha vurdu.


Bu nedenle bilip bilmeden Maduro ile devrimci hükümeti, ülkeyi yönetememekle suçlamak yerine emperyal mali kuşatmanın buna yol açtığını kabul etmek gerek.

Enflasyon neden yüksek?
Venezuela bir petrol ülkesi. En son teknolojiyle petrol çıkarmak için sermayeye ihtiyacı var. Verimliliğin düşmesini de önlemeye çalışıyor. Aynı zamanda ülke petrolünü çok uluslu tekellerin ellerine düşmekten de kurtarmak istiyor yıllardır. Bu nedenle, milli firmalarla petrolünü çıkarma politikası uyguluyor. Bu ister istemez üretimin yavaşlamasına, ihracatın düşmesine, ithal ürünlerin pahalılaşmasına yol açıyor. Enflasyon yükselmesin diye hükümet fiyat düzenlemeleri yapmak durumunda kaldı. Perakendeci kesimin raftan ürün indirip, pahalı fiyat verene satması suni bir kıtlığın doğmasına yol açtı. Bir dolar resmi olarak 6.2 bolivardır. Ancak karaborsada bir dolar 60 ila 120 bolivar arasında değişiyor. Korkunç bir fark var arada. Bunun piyasaya yansıması da çok olumsuz haliyle.

Buna benzer nedenlerle devlet gelirleri azalmakta, gerekli mal ithali yapılamamakta. Hükümet bunun önüne geçebilmek için piyasaya sürekli para pompalamakta. Yani yaratılan suni bir kriz var. Ancak Venezuela halkı olanın bitenin farkında, bu nedenle her defasında devrimci hükümete güvenini seçimlerde belli ediyor. Bu seçimlerde de bunu bir kez daha gösterdi.

Halk Maduro’yu çok seviyor
Chavez iktidardayken özellikle 2003’te, Panama’da Manuel Noriega’nın ABD işgali sonucu devrilmesi anımsatılarak aynısı Chavez’e de yapılabilir denirdi. Bu açıkça, Chavez’in 1999’da iktidara geldiği andan beri tartışılan bir konu da olmuştu. Şimdi, Maduro için bu, yeniden dillendirilir oldu. Sadece dış güçler tarafından değil, Venezuela muhalefet lideri Antonio Ledezma da, ülkeyi terk ettikten sonra sığındığı yerden açıkça “ülkeme insani yardım değil, insani bir işgal lazım” diyerek ABD ile müttefiklerini müdahale çağırdı. Yine Venezuelalı bir iktisatçı olan Rivardo Hausmann, Harvard Üniversitesi’nde verdiği bir konferansta yabancı güçlerin Maduro’yu devirmesi gerektiğini savundu. Bunu söylerken, Panama’nın ABD tarafından işgal edilip Noriega’nın devrilmesinin Panama’ya ne kadar istikrar getirdiğini bile söyleyebildi.

Tüm bunların üzerine ABD Başkanı Donald Trump Venezuela için askeri seçenek var açıklaması yaptı. ABD’nin bölgedeki müttefik ülkeler üzerindeki etkisi büyük. Bu ülkelerin de Venezuela’ya baskı yapma potansiyelleri bir hayli fazla. Bu potansiyel ABD ile müttefiklerince Venezuela’ya karşı daha da sık kullanılacak. Bunun ilk yolu, ülkedeki mali krizi derinleştirmekten geçiyor. Bu yolla Maduro hükümeti ile halkı karşı karşıya bırakmaya çalışıyor emperyal güçler ile bölgedeki dostları, ülke içindeki işbirlikçileri de tabii.

Ama unutulan bir şey var; Venezuela, Panama değil. İşgal edilmesi kolay olmaz asla. Panama’nın nüfusu üç milyondan az, Noriega’nın emrinde ise sadece 15 bin asker vardı. Ayrıca Panama’da çok sayıda ABD askeri üssü bulunuyordu. Bunlar işgali kolaylaştıran etkenlerdi. Halkının çoğunun da Noriega’dan nefret ettiğini de ekleyelim.

Venezuela öyle değil. Halkın çoğunun sevdiği bir başkan Maduro. Nüfusu 30 milyon olan ülkenin çok sayıda tankı, savaş uçağı ve 120 bin askeri var. Daha da önemlisi ABD ve her türden emperyal çeteye direnmelerine yol açan bir ideolojileri var; yani antiemperyalizm ile sosyalizm.

Son seçimler, yaratılan suni krize rağmen, halkın yaşamının zor olduğu sıkıntılı bir döneme denk gelmesine rağmen Maduro’nun programının onaylandığı dünyaya ilan oldu.

Venezuela asla boyun eğmeyecek.

En Çok Okunan Haberler