Yağmurdan kaçarken...

Geçen haftaki yazımızda CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan’ın 4-C’nin tasfiyesini öngören yasa teklifine destek verilmesi çağrısında bulunmuştuk.
Çağrımızı yineliyoruz ama bir uyarıda bulunmayı da gerekli görüyoruz. Hatırlanacaktır, söz konusu teklif 4-C statüsündekiler ile eylemdeki TEKEL işçilerinin niteliklerine uygun olarak işçi, memur veya sözleşmeli personel statüsüne geçirilmesini düzenliyordu. Ancak, hemen belirtelim, bu düzenleme sorunu tümüyle çözmüş olmuyor. Sorunun tümden çözülebilmesi için, başlangıçta istisnai zorunluluk olarak öngörülen, ancak zaman içerisinde asıl çalıştırma biçimine dönüştürülen sözleşmeli personel statüsünün de tasfiyesi gerekiyor.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin B fıkrasıyla tanımlanan sözleşmeli personel statüsünde çalışanların (bu statüde istihdam edilenlere 4-B’li deniliyor) sayısı önemli bir boyuta ulaşmıştır. 2010 Yılı Bütçesi Gerekçesi’nin verilerine göre Haziran 2009 sonu itibariyle 4-B’lilerin sayısı 156.763 düzeyindedir. Bu statüde çalıştırılmanın ucu o kadar kaçmıştır ki, söz konusu istihdam biçimi 657’nin kapsamı dışındaki kamu idare, kurum ve kuruluşlarına da sıçramıştır. Yine aynı kaynağın verilerine göre, söz konusu rakam tüm kamu sektörü dikkate alındığında 279.136’ya ulaşmıştır.
Kamu personel rejiminde yapılacak değişikliklerle (bu değişikliği öngören yasa tasarısı Meclis gündemindedir) personel rejiminin tümüyle 4-B üzerinden kurulması öngörülüyor. Bu öngörünün gerçekleştirilmesi halinde, kamu istihdamında asıl çalışma türü olan memurluk (4-A ile düzenlenen) ve işçilik (4-D ile düzenlenen) tarihe karışmış olacaktır.
Böylece, bir başka kölelik ve sendikasız çalışma türü olan sözleşmeli statüde çalışma ne yazık ki, kamu emekçileri için tek seçenek haline gelecektir.
“4-C’den kaçalım derken, 4-B’ye tutulmamak” isteniliyor ve buna inanılıyorsa yapılacak şey, bu süreci durdurmaktır. Bunun için 4-C’nin ardından 4-B’nin tasfiyesi için de mücadele verilmelidir.
Oyan’ın teklifiyle ilke başlamıştır. İlki başarıldığında gerisi de gelecektir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.

En Çok Okunan Haberler