‘Yeni bir mülteci akını olabilir’

HÜSEYİN ŞİMŞEK huseyinsimsek@birgun.net @simsekhuseyinn

Suriye’nin Türkiye sınırındaki kenti İdlib’de Şam yönetimine karşı bir araya gelen cihatçı örgütler birbirleri ile çatıştı. El Kaide’nin Suriye kolu Tahrir-el Şam, AKP’nin desteklediği Ahrar-uş Şam’a karşı üstünlük sağladı ve kentte kontrolü ele geçirdi. Sınır kapısı haricindeki yerlerin yönetimini Ahrar-uş Şam’dan devralan örgüt, sınır kapısını ise “tarafsız” olduğu duyurulan bir heyete devretti.

Halep’in Şam yönetiminin eline geçmesinin ardından cihatçıların konuşlandırıldığı yer olması ve Türkiye ile sınırı bulunması nedeniyle ekonomik anlamda büyük öneme sahip kentin El Kaide’nin eline geçmesi, AKP destekli cihatçıların Afrin’e yönelik operasyon hazırlıklarının aksamasına neden oldu. İdlib’de yönetimi kaybeden cihatçılar, Fırat Kalkanı Operasyonu ile ele geçirilen Azez, Cerablus ve El Bab’a yönlendirildi.

“Çatışmalar sürpriz değil”


İdlib’de iki cihatçı örgüt arasında yaşanan çatışmaları, Ortadoğu Uzmanı Hasan Sivri ve Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Ahmet Kasım Han BirGün’e değerlendirdi.

El Kaide’nin İdlib’in kontrolünü ele geçirmesinin bölgede büyük sorunlara neden olacağını belirten Sivri, “İdlib artık yeni Rakka’dır. Tahrir-el Şam da yeni IŞİD’dir. Buraya doğru nasıl bir hamle olacağına dair kokular da yakında gelmeye başlayacaktır “ dedi.

İdlib’de çatışan grupların yıllardan beri kendi aralarında bazı sorunlar yaşadığını ve bu nedenle çatışmaların sürpriz olmadığını söyleyen Sivri, “Tahrir, İdlib’i kontrol altına almış olabilir ama bu Tahrir’in kazandığı anlamına gelmiyor. Aksine kaybetmeye başlayacağını düşünüyorum” dedi.

“Ankara’nın da planı olduğu açık”
‘’Terörle mücadele’’ sloganının hedefinde bundan böyle El Kaide’nin Suriye uzantısı Tahrir-el Şam’ın olacağını belirten Sivri, “İdlib’deki çatışmaları ‘Suriye’nin güneyinde gerçekleşen anlaşma’, ‘ABD-Rusya arasında gündemde olan yeni bir anlaşma’ ile ‘ABD’nin silahlı muhalefeti silahlandırma ve eğitme programını durdurduğuna dair sızdırılan haberler’le birlikte okumak gerekir. Ahrar ile Tahrir çatışmasının elbette önemi var. Çatışmadan birkaç gün önce Bab el-Hava sınır kapısını kapatma kararı alan Ankara’nın da bir planı olduğu açık” diye konuştu.

“Afrin’e operasyon ihtimali artık yok”


Türkiye’nin Fırat Kalkanı Operasyonunda yanında yer alan gruplarla birlikte Ahrar’ı destekleyici bir tavır aldığını ve sınıra güç yığdığını hatırlatan Sivri, şunları söyledi:

“Bazı silahlı gruplar İdlib için hazırlanıyor. Türkiye, bu silahlı gruplar üzerinden İdlib’deki süreçte etkin bir şekilde yer alacak gibi duruyor. Fakat bu güçlerin tek başlarına Tahrir’e karşı şansı pek yok. Afrin operasyonunun ise artık ihtimal dahilinde olmadığını düşünüyorum. Bu yüzden Türkiye’nin İdlib’e yoğunlaşması söz konusu. Türkiye’nin, son zamanlarda İdlib’de sessizce yükselen güç olarak Uygur Türkleri ve Türkistan İslam Partisi’ne oynaması da yüksek ihtimal. Türkistan İslam Partisi, birkaç eğitim kampında 400’den fazla Uygurlu çocuğa askeri ve şer’i eğitim vererek geleceğe hazırlıyor. IŞİD benzeri bir programla güçleniyorlar. Bölgenin geleceği açısından tehlikelerden biri de bu partidir.”

“Türkiye kaygılı”
İdlib’de El Kaide ile bağlantılı grupların kendilerini rakipsiz kılmaya çalıştığına dikkati çeken Kadir Has Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ahmet Kasım Han ise Türkiye’nin bu plandan kaygılandığını söyledi. Tahrir-el Şam’ın bölgede üstünlük sağlamasının ardından Rusya’nın İdlib’e saldırısının önünün açılabileceğini belirten Han, “Şam yönetiminin ve Rusya’nın harekatı gerçekleştiğinde, buradaki gruplar ya Türkiye’ye doğru ya da Türkiye’nin şu anda kontrolünü sağladığı Azez’e doğru çekilecekler” dedi. Bu durumu “Yönetilmesi çok güç bir güvenlik sorunu” olarak değerlendiren Han, “Bu ihtimal, mülteci sorununu tekrar Türkiye’nin gündemine taşıyabilir. Türkiye’ye dönük yeni bir mülteci akını olabilir. Türkiye ise bunu engellemek için çalışmalar yürütecektir” ifadelerini kullandı.


Tahrir-el Şam’ın Türkiye destekli gruplarla çatışmasının “stratejik” olduğunu söyleyen Han, “Tahrir çok açık bir biçimde Türkiye’nin desteklediği grupları kendisine rakip olarak görüyor ve bunlardan kurtulmak istiyor. İdlib, Suriye’nin en verimli ve önemli toprakları. Dışarısı ile irtibatlı olan tek bölge. Dolayısıyla o bölgede olmak bu gruplar için çok önemli” şeklinde konuştu.

En Çok Okunan Haberler