Zeytin Dalı mı, Demokles’in Kılıcı mı?

Oyun kurucu” ülke olma hamasetiyle düşülen Ortadoğu yollarında yaşanan derin hezimeti “oyun bozucu” ülke övgüsüne dönüştürmek isteyen AKP/Saray rejimi, mezhepçi, fetihçi politikalarla ülkeyi Suriye bataklığına saplarken, içeride ve dışarıda yaşamış olduğu sıkışmışlığın da etkisiyle bir yanlışı bir diğer yanlışla kapatma gayretkeşliğinde.

»Rejim değiştirme hevesiyle Suriye’yi kaosa sürükleyerek istikrarsızlaştırıp “beka sorunu”nun oluşumuna katkı sunan AKP/Saray rejimi, ülkeyi maceradan maceraya sürükleyerek, tehlikeyi bertaraf etme gerekçesiyle Fırat Kalkanı Harekâtı’ndan on beş ay sonra ikinci “icazetli” operasyonu Afrin’e yönelik Zeytin Dalı Harekâtı’yla gerçekleştirdi.

»Suriye’deki hegemonya/nüfuz savaşına taraf olan aktörlerin “yeşil ışık” yakmasıyla gerçekleştirilen Afrin Harekâtı yine bu oyuncuların belirlediği “zaman ve mekân”la sınırlı. Başbakan, harekâtın 30 kilometre derinliğinde olacağını söylerken, Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü’nün 12 maddelik deklarasyonuna göre amaç “10 bin kilometrekarelik bir alanın ÖSO nüfusuna geçmesini sağlamak, Afrin ile Kobani’nin birleşmesini engellemek.”

»Rusya, ABD, İran, Suriye farklı nedenlerle müdahaleye yol verirken, topu birbirlerine atarak suçlama yarışına girdiler. Rusya, “Afrin’deki krizin başlamasına ABD’nin provokasyonları sebep oldu” sözleriyle ABD’yi, ABD ise “Fırat’ın batı’sı beni ırgalamaz” diyerek Rusya’yı işaret etti.

»Rusya’nın operasyona yol vermesinin nedeninin sadece İdlib’e bağlamak eksik kalır. Evet, İdlib operasyonunun başlamasından rahatsız olan Ankara, Afrin kartını öne sürünce, Kremlin tarafından İdlib’deki cihatçılar temizlenme karşılığında TSK-ÖSO’nun kısmi müdahalesine onay verildi. Ancak Moskova’nın bir diğer nedeni ise bölgede bilek güreşine tutuştuğu ABD’ye ve Soçi Halklar Buluşması öncesi Kürtlere mesaj vermek. Putin, Kürtlere beklentilerini düşürme mesajı verdi. Türk Akımı’nın Avrupa’ya giden ikinci hattının Karadeniz’de Türkiye’nin münhasır ekonomik bölgesindeki inşası için Gazprom Ankara’dan gerekli izinleri almasının da Afrin onayında etkisi var.

»ABD açısından ise Fırat’ın doğusuna geçmeyen bir TSK operasyonu Suriyeli Kürtler ile Rusya’nın arasının açılmasına hizmet edeceği için olumlu. Washington, operasyonun Suriyeli Kürtleri kendisine yakınlaştıracağının hesapları içerisinde. Rusya ile Suriye’yi paylaşan ABD’nin odaklandığı bölge zengin petrol ve enerji havzası olan Fırat’ın doğu yakası!

»Ankara’nın Moskova onaylı Afrin harekâtı hem Soçi’de, Astana’da, Cenevre’de kurulan Suriye masasında yer kapma hamlesi hem de ABD’ye verilen bir yanıt. Suriye’nin doğusuna yerleşerek SDG’den otuz bin kişilik ordu kuracağını açıklayan ABD’ye “Akdeniz’e açılacak Kürt koridoru”na izin vermem denmiş oldu.

»AKP-MHP menşeli “milliyetçi cephe” koalisyonu için ise Zeytin Dalı Harekâtı bir iç siyaset dizaynı operasyonu. Savaş ve çatışmaların yol açtığı milliyetçi iklim içinde gidilecek başkanlık seçiminde yaratılan savaş iklimiyle elini güçlendirme hesapları yapılıyor.

»Afrin oldukça önemli bir jeo stratejik konuma sahip. Suriye’nin kuzeyindeki ana su ve enerji kaynakları bu bölgede. Halep ve Hama’nın coğrafi ve tarımsal kuşağı olan Afrin, İdlib ve Halep sınırında Amanos dağlarına yaslanması nedeniyle bütün taraflar için oldukça önemli. Suriye’nin kuzeybatı ucundaki Hatay ve Kilis’e komşu olan Afrin, 2012’den beri YPG’nin kontrolünde. Yarım milyondan fazla nüfusa ve 2 bin 290 kilometrekarelik alana sahip.

»Doğusundan ÖSO-TSK, güneyinden Nusra-Ahrar, kuzeyinden Türkiye, güney doğusundan ise Suriye ordusu tarafından çevrelenmiş olan diğer Kürt kantonlarıyla fiziki bir bağlantısı bulunmayan Afrin, İdlib operasyonuna karşılık Türkiye’ye sunulan bir siyasi diyet.

»‘Afrin Diyeti’nden sonra siyasi iktidarın bir sonraki hamlesi SDG’nin elinde bulunan Fırat’ın batısındaki Menbiç olacak. Muhtemelendir ki iktidar 2019 Başkanlık seçimlerine kadar Menbiç operasyonunu ısıtıp ısıtıp ülkenin gündemine taşıyarak, buradan oy devşirmeye çalışacak. Milliyetçi-muhafazakar konsolidasyon için yeni savaş bahanelerinin gündemde tutulması şart.

»Siyasi iktidarın çokça ileri sürdüğü Türkiye’nin güvenliğinin sağlanması ancak Suriye’deki iç savaşın sona ermesi, istikrarsızlığın bitirilmesiyle mümkün. Açılan her cephe bunu geciktirecek, hatta Suriye’yi bir parçalanmaya sürükleyerek başka türlü “beka sorunu”nu yaratacak. Ülkeyi Ortadoğu bataklığına saplayan iktidarın bu hamlelerinin kısa ve uzun vadeli yansımaları içeride ve dışarıda büyük sorunlara gebe olacak.

En Çok Okunan Haberler