Anadolu kültürleri Müzik Köyü’nde

Fethiye’de 2015’ten beri düzenlenen, farklı kültürleri, müzik ve doğa ilişkisi ekseninde birleştiren Müzik Köyü yeniden gerçekleştiriliyor. Etkinliğin mottosu, Bela Bartok’un “Konservatuvarlarınızı dağlara kurun” sözü.

Erkin Can SEYHAN

Farklı coğrafyaların müzik geleneklerine karşı saygının dışavurumu olarak düzenlenen Müzik Köyü, bu yıl 13-18 Ağustos arasında Fethiye’de gerçekleştirilecek. Kargı köyünde gönüllülük esası ve imece usulüyle gerçekleştirilecek olup müzik ve doğanın etkileşiminden beslenen Müzik Köyü’nü proje koordinatörü Aytaç Gökdağ ile konuştuk.

Müzik Köyü’nü nasıl tanımlarsınız? Anadolu kültürü, müzik ve doğa ilişkisi günümüzde nasıl? Müzik köyü nasıl bir boşluğu doldurmayı amaçlıyor?

Müzik Köyü etnomüzikolog Bela Bartok’un “Konservatuvarlarınızı dağlara kurun” sözünü şiar edinmiş bir projedir. Şehir keşmekeşi içinde, yanlış ülke ve dünya politikalarının yıkıcılığı içinde yaşam savaşı verirken, yaşamlarımızı güzel ve sürdürmeye değer kılan doğa ve sanatın güzelliğinden uzaklaşıyor ve onlardan kopuyoruz; doğanın ve müziğin kendini zarif ifade etme biçimlerindeki uyumu görmemeye ve bu değerleri kaybetmeye başlıyoruz. Müzik Köyü bu kayıp halimizden kaçış değil, kendimize ve hayatın ta kendisine dönmeye dair bir proje diyebiliriz bu sebeple. Doğanın müziğini, müziğin içindeki doğayı ve hepimizin müzik içindeki ahengini hep birlikte hatırladığımız bir araya gelişleri organize ediyoruz. Değerleri kaybetmekten bahsetmişken, amacımız bu solup gitmeye engel olup henüz daha keşfedilmemiş olan güzellikleri birlikte ortaya çıkarıp diğer müzikseverlerle buluşturmak. Anadolu bu açıdan her zaman zengin bir adres oldu, her adımda bizleri bambaşka müzikal motifler, farklı ritim kalıpları ve derinlikli söz sanatları karşılayabiliyorken, ticarileşmiş ve sığlaşmış dar sanat çerçevelerine sığmayacak bu güzellikleri yaşatmayı hedefliyoruz.

Müzik Köyü’nde bu yıl, önceki yıllardan farklı olarak neler olacak?

Bu yıl geçen senelerden farklı birkaç konumuz olacak. Geçen yıllardaki temaların yanı sıra Boşnak Müziği, Anadolu Müziği’nde Klarnet, Tenbûr ve Muğam Caz gibi ilk kez üzerine çalışacağımız konular var programda.

Müzik Köyü’nde bu yıl hangi isimler yer alacak? Programı neye göre belirlediniz?

Ekipçe hem geleneksel müziklerin eski ve yeni icralarını hem de günümüz geleneksel müzik, Dünya Müziği çerçevesinde yapılan yeni, sıra dışı ve kaliteli işleri çok yakından takip ediyor, icracıları ile tanışıp yaptıkları işler üzerine konuşuyoruz. Bizi çok heyecanlandıran bu çalışmaları Müzik Köyü programımıza dâhil etmek istiyoruz. Bunun yanı sıra müziğin birleştirici gücüne gönülden inanıyoruz, kendi ülkemizin sınırlarını aşıp bize mesafe olarak uzak ama fikir ve ifade olarak çok yakın olan dünyanın farklı ülkelerinden sanatçıları da davet ediyoruz. Ek olarak Müzik Köyü’nde kimi en başından kimisi de sonradan katılıp bizimle, yapmak istediklerimizle gönül bağı kurmuş bazı usta sanatçı dostlarımızı da her sene düzenli olarak programımıza dâhil etmeye gayret ediyoruz. Müzik Köyü’nde mücadelesi sahne almak değil sahne yaratmak olan sanatçılar bir araya geliyor. Bu açıdan onların katkıları çok değerli. Bu yıl 16 sanatçı ağırlayacağız. Yoğun ve verimli bir atölye, seminer ve konser programı hazırladık. Detaylar için müzik severleri web sitemize bir göz atmaya davet ediyoruz.

Müzik Köyü’ne yerel halk ve kuruluşların desteği nasıl? Farklı şehirlerden destek var mı?

Müzik Köyü bugüne kadar ortaya koyduğu işlerin kalitesi, tutarlılığı ve sanata, sanatseverlere sunduğu yadsınamaz katkıya rağmen maalesef yerel ve merkezi yönetimlerden destek göremeyen bir proje. Bunun sebebini ülkedeki genel eğitim ve sanat algısının sistematik olarak gerileştirilmesi, büyük finansal payların ticarileşmiş ve sığ ana akım işlere yoğunlaşması olarak yorumlamak mümkün. Müzik Köyü gönüllülük üzerine bir proje. Projeye katkı sağlayan, bizimle dayanışmada olan pek çok sanatçı ve katılımcı dostumuz var. Bu sene katılamasalar da Londra, Münih, Paris, Batman, Graz, İzmir, Ankara, İstanbul, Fethiye, Anvers, San Francisco ve daha başka şehirlerden dostlarımızın katkılarına gönülden teşekkür ediyoruz.

Pandemiden önceki yıllardaki etkinliklerin kazanımları neler oldu?

Pandemi sürecinde etkinliklerimizi, sanatçı ve katılımcı dostlarımızı özledik. Bu özlemi bir nebze olsun giderme ve belirsizliğin getirdiği bunalımlı ruh halinden biraz olsun iyileşme amacıyla sanatçı dostlarımızla düzenli olarak çevrimiçi buluşma ve dinletiler gerçekleştirdik. Pandemi döneminde sadece bir sonraki etkinlik takvimimiz için değil, daha ileri süreçlerimiz için de düşünsel hazırlık yapma şansımız oldu. Karanlık ülke ve dünya gündemiyle karamsarlığa kapılmayıp fikirlerimizi gerçekleştirme adına çabalamaya devam ettik. Bundan sonra da herhangi bir seviyede enstrüman çalıp çalgısında ilerlemek isteyen, enstrüman çalmayıp müziğe gönül veren, her noktasında ve her anında sadece müziğin konuşulduğu bir yerde müzisyen ve müzikseverlerle buluşmak isteyen herkesi aramızda görmek istiyoruz. Yönetimlerden maddi ve fiziki açılardan destek göremese de hayallerini gerçekleştirmek için 8 yıldır çabasından ödün vermeyen bu projeye destek olmak isteyen herkese açığız.

Günün Manşetleri için tıklayın
En Çok Okunan Haberler
Fransız kadın oyuncular, Mahsa Amini için saçlarını kesti Türkçe sözlü hafif gotik müzik Lolita Asil, sonsuz bir masalın içinde Derinin altı…