Gerici baskılardan asla korkmuyoruz

İran’da Mahsa Amini’yi katleden molla rejimine karşı halkın öfkesi dinmiyor. Ülkede gözaltı sayısının iki bini aştığı söylenirken eylemler devam ediyor. Türkiye’de destek eylemi yapmak isteyen İranlılar ise sınır dışı edilme tehdidiyle karşı karşıya. Av. Aydoğan, “Bu korku örgütlenmeye engel” diyor.

Yaren ÇOLAK

İran'da 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin molla rejimi tarafından katledilmesinin ardından iki haftadır sürüyor. Molla rejiminin talimatıyla eylemcilere yönelik saldırılar artarken halk, sokakları terk etmiyor. İran resmi ajansı İRNA’ya göre Loristan Başsavcısı Rezm, aralarında gazetecilerin de olduğu 2 binden fazla lişinin gözlatına alındığını söyledi.

KORKUN BİRLİKTEYİZ

İranlı kadınların Tahran yönetimine tepkileri ülke içinde ve dışında devam ediyor. İstanbul'da İran Başkonsolosluğu önünde bir araya gelen İranlı kadınlar eylem yaptı. Döviz açıp slogan atmak isteyen İranlıları tehdit eden polis, kadınlara “Siz nasıl örgütlendiniz, sizi kim örgütlüyor?” gibi sorular sordu. Kadınlar, “Diktatöre ölüm, diktatörü istemiyoruz”, “Kadın, yaşam, özgürlük”, “Korkun, birlikteyiz” sloganları attı. İran’da katledilenlerin fotoğraflarının bulunduğu dövizler taşıdı. İranlı kadınların eyleminin ardından Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu basın açıklaması yaptı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim "Özgürlükleri için direnen kadınlara ‘mücadeleniz mücadelemizdir’ demek için buradayız. Saçlarımızı kesmiş olabiliriz ama daha gür daha güçlü geleceğiz” dedi.

KÖTÜ MUAMELE İDDİALARI

BirGün’e konuşan İranlı kadınlar ise eylem yapmak istediklerinde karşılaştıkları zorlukları anlattı. Güvenlik nedeniyle adını vermeyen bir kadın, daha önce yine İranlı kadınlara destek vermek için katıldığı bir eylemde gözaltına alındığını ve oradan da Silivri’deki Geri Gönderme Merkezi’ne götürüldüğünü söyledi. Gözaltında kötü muameleye maruz kaldıklarını belirten kadın, “Bize küfürler ettiler, yerlerde sürüklediler. Bizi İran’a göndermekle tehdit ettiler. Türkiye’de de kendimi hiç güvende hissetmiyorum. Bence Türkiye ve İran arasında hiçbir fark yok. Hatta Türkiye de 2 yıla kadar İran gibi olacak. İslam’ı kullanarak istediklerini halka dayatmaya çalışıyorlar. Kadınlar özgür değil. Konserler yasaklanıyor, İslam’ı kullanarak kadınlara ve yaşamlarına müdahale ediyorlar” dedi.

TEHDİT EDİLİYORLAR

5 yıldır Türkiye’de yaşayan başka bir İranlı kadın ise İran’da kitaplarının yasaklandığını, kendisine hapis cezası verildiğini ve o nedenle Türkiye’ye geldiğini aktardı. İran’da molla rejiminden kaçarak Türkiye’ye geldiklerini ancak burada da korktuklarını aktaran kadın, “Konsolosluk sürekli Türkiye’deki İranlıları tehdit ediyor. AKP hükümeti yanımızda değil kesinlikle ama Türkiye halkı yanımızda bunu hissediyorum. Mücadelemiz devam edecek” ifadelerini kullandı.

ÖRGÜTLENMEYE ENGEL

Kadınlarla Dayanışma Vakfı Avukatı Arzu Aydoğan, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’ndaki eksiklik ve Geri Gönderme Merkezleri’ndeki keyfiliğe dikkat çekti. Aydoğan, “Kamu düzenini bozduğu iddia edilen sığınmacılar hakkında soruşturma yapılmadan 54. maddeden sınır dışı etme kararı verilebiliyor. Bu maddenin oldukça geniş yorumlanması nedeniyle Türkiye’de yaşayan sığınmacıların örgütlenme ve gösteri, yürüyüş düzenleme hakları ellerinden alınıyor. Sığınmacılara uygulanan bir baskı aracına dönüşüyor. Yıllardır ülkede yaşayan Suriyeli, İranlı, Afganistanlı vb. sığınmacıların örgütlenememesinin altında yatan temel neden de bu madde ve keyfi uygulamalar. Bu madde gösterilerek uygulanan her bir sınır dışı kararı ülkede yaşayan sığınmacılar açısından da bir gözdağı, tehdit oluşturuyor. Yaratılan bu korku ikliminden en çok da kadınlar etkileniyor. Sorgusuz sualsiz kamu düzenini bozduğu iddiasıyla yapılan geri göndermeler, kadınların tacize hatta tecavüze dahi uğrasa susmasına neden oluyor” dedi.

SUSTURMAK İSTİYORLAR

İran’daki protestolara destek vermek için Türkiye’de sokağa çıkan İranlıların gözaltına alınmasının insan hakkı ihlali olduğunu belirten Aydoğan, “Herkesin gösteri ve yürüyüş düzenleme hakkı vardır. Ancak bunun önüne geçilerek ülkedeki sığınmacılar susturuluyor, korkutulmak isteniyor” ifadelerini kullandı.

***

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ EYLEMİNE KATILMAK SUÇ

Göçmenlerin İstanbul Sözleşmesi’ni savunması da suç sayılmıştı. Denizli’de 20 Mart 2021’de Çınar Meydanı’nda yapılan basın açıklamasına katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 4 İranlı sığınmacı için sınır dışı kararı çıkmıştı. Esmaeil Fattahi, Leili Faraji, Zeinab Sahafi ve eyleme katılmayan Mohammad Pourakbari Kermani hakkında yine ‘kamu düzenini bozma’ iddiasında bulunulmuş, eyleme katıldıkları belirtilmişti. Bir ay boyunca Aydın Geri Gönderme Merkezi’nde bekletilmiş ve ardından Denizli İdare Mahkemesi tarafından sınır dışı itirazları reddedilmişti. Kamuoyunda oluşan tepkiler üzerine 4 sığınmacı hakkında sınır dışı kararı, idari gözetim kararı imza zorunluluğu ile kaldırılmıştı.

***

54’ÜNCÜ MADDE

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 54’üncü maddesinin d bendi neden gösterilerek sığınmacılara, “Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturdukları” iddiasıyla haklarında sınır dışı edilme kararı verilebiliyor.

***

NE OLMUŞTU?

Tahran'da 13 Eylül'de "ahlak polisi" olarak bilinen İrşad devriyeleri tarafından gözaltına alındıktan sonra ölen 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin 16 Eylül'de yaşamını yitirmesi ülkede infiale yol açtı. Amini'nin 17 Eylül'de memleketi Sakız kentindeki cenaze töreni sonrasında başlayan protestolar ülkenin birçok kentine yayıldı.

Günün Manşetleri için tıklayın
En Çok Okunan Haberler
İran Genel Başsavcısı: Ahlak Polisi nerede kurulduysa orada kapatılmıştır Londra’da hayvan hakları savunucularından Nusr-Et'e baskın Ahlak polisi gitti, sırada rejim var ABD ve SDG’nin Suriye’deki ortak devriyeleri yeniden başladı