Müzik yapmaktan vazgeçmeyeceğiz

Bir Mad Season parçası olan ‘I Don’t Know Anything’ cover’ı ile dinleyiciyle buluşan Emre Kula “Biz burada yaşayan müzisyenleriz ve ne pahasına olursa olsun burada müzik yapmaktan vazgeçmeyeceğiz” diye konuşuyor.

Işıl ÇALIŞKAN

Rock müziğin ülkemizdeki önemli temsilcilerinden Emre Kula, Amerikalı rock grubu Mad Season’ın Above albümündeki ‘I Don’t Know Anything’ cover’ı ile müzikseverlerin karşısında. Bu parça aynı zamanda Kula’nın yeni albümünün de habercisi niteliğinde. Kula, ‘I Don’t Know Anything’ cover’ına ilişkin, “Son dönemde yaptığım şarkıların biraz dışında ama benim hayatımdan izler taşısın istedim” diyor. Kula ile yeni cover’ı vesilesiyle müzik serüvenini konuştuk.

Yeni şarkı bir Mad Season cover’ı olarak geldi. ‘I Don’t Know Anything’. Bu şarkının sizde nasıl bir yeri var?

Bu Mad Season’ın Above albümünden. Zaten tek albümlük bir proje. Bu aslında Layne Staley ve Baker Saunders’in rehabilitasyon sürecinde tanışmalarının üzerine gelişen bir birliktelik. O albüm, özellikle de grunge dinleyicilerinin gönlünde ayrı bir yere sahiptir. O döneme göre daha enterasandır, saksafon kullanılmış mesela. Ben de albümü çok seviyordum ve bir tane de cover yapayım diye düşündüm.

Cover yaparken hassasiyetleriniz nelerdi?

Son dönemde yaptığım şarkıların biraz dışında ama benim hayatımdan izler taşıyan bir şey olsun istedim. Mesela ileride bir tane cover EP’si yapabilirim. Metallica’nın Garage Inc.’i gibi… 5-6 cover bir arada, çok eğlenceli bir şey olabilir. Kendi tarzımda, anladığım ve duyduğum şekilde cover yapmak eğlenceli bir şey. Grubumun da farklı yönlere gitmesini sağlıyor, güzel oluyor. Dinleyiciler de senin şarkını dinlerken bir şekilde başka yerlerde duymuş olduğu, aşina olduğu parçalarla karşılaşıyor. Bu dinleyicileri birleştiriyor.

HER GRUP AYRI TELDEN ÇALIYOR

Underground kalmak sizin için bir tercih mi?

Bu tarz müzik yaptığınızda underground olmak bir tercihten öte bir sonuç oluyor. Ama benim “Biz underground kaldık, kimse bizi dinlemiyor” gibi bir endişem yok. Böyle bir endişem ya da farklı emellerim olsa başka türde müzik yaparım. Ben Türkiye’de popüler müzik dünyasında da müzikler yaptım. Fakat o başka bir şey. O benim için başkalarıyla çalışmak. Bakış açısıyla ilgili bir şey, başkası için çalıştığımda Türkçe karakterli bir şey düşünebiliyorum ama bu benim kendi müziğimde çalışmıyor. Müzik kişisel bir şey olduğu için sanırım.

Günümüzde rock kültürü yaşatılıyor mu?

Ben gitar odaklı bir müzik yapıyorum. Rock müzik yapıyorum. Bence şu anda Türkiye’de ilişkileri en kötü olan camia, rock camiası. Her grup kendi başına takılıyor. O kültürün yaşaması için bu işi yapanların bütünlüğü olması lazım. O bütünlük yok. Rock festivallerinin ve müzisyenlerinin daha az organize olduğunu düşünüyorum.

Ülkedeki yasaklar ve baskılar sizi ve müziğinizi nasıl etkiliyor?

Çok kötü, korkunç etkiliyor tabii ki. Bir kere müzik yapmadan önce her şeyi düşünmek zorundasın. Biz yine de şanslı bir dönemdik, müzikten hayatımızı kazanacak kadar şanslı insanlar olduk. Ama ülkemizde sanatla ilgili hiçbir şey genellikle sevilmediği için müzisyenler de kendilerini hayalperestlikle ilişkilendirebiliyorlar. Önce hayatta kalmanın önemli olduğu koşullarda müzik ya da sanat yapmak çok zor oluyor. Üstüne bir de yasaklar geliyor. Hayatımız bunlarla geçiyor. Ama biz burada yaşayan müzisyenleriz ve ne pahasına olursa olsun burada müzik yapmaktan vazgeçmeyeceğiz. Müzik, hayal ve hayat kurmakla ilgili bir şey. Sen bir hayal kuruyorsun ve o hayalin peşinde giderken seninle benzer hayaller kuran insanlarla bir şeyler paylaşıyorsun. Bu inanılmaz bir şey. İnsanı bir şeylerle meşgul eden ve yaşama sevinci veren bir durum. Benim üstüme düşen şey, işimi en iyi şekilde yapmaya devam etmek.

Yeni albümde nasıl çalışmalar olacak? Dinleyiciyi neler bekliyor?

Dinleyiciyi son üç single’da duyduklarının etrafında şeyler bekliyor. İlk albüme göre çok daha farklı, bir grup sound’u taşıyan bir albüm. İlk albümde yalnızca gitar çalan, şarkı da söylese de tek meselesi gitar olan bir çocuğun parçaları vardı. Bu albümde ise grup sound’u ön planda olsun istedim. Albümün ismi de Emre Kula değil, Kula. Çünkü Emre Kula, insanın kulağına nüfus dairesi gibi geliyor. Kula daha iyi oldu.

Sound’u da grup sound’u olarak düşününce bütün temayı buna göre kurguladım. İkinci bir gitar var mesela, Barış Manisa çalıyor. Bas gitarı Cem Konuk çalıyor, davulu da Onur Başkurt çalıyor. Zaten şarkıların hepsini ilk olarak Onur ile kaydettik.

Albümün provalarını kaydettim ve albümü yayımladıktan yaklaşık iki üç ay sonra aynı albümün prova/canlı kayıtlarını yayımlamak gibi bir projem var. Belki albümden daha uzun olacak, bazı şarkılar da albümdeki çalındığından farklı bir şekilde çalınmış olacak. Bu çok heyecan verici bir şey, başka gruplar böyle bir şey yaptığında da heyecanla karşılıyorum. Dinleyiciler için de ilginç bir şey olabilir diye düşünüyorum.

Günün Manşetleri için tıklayın
En Çok Okunan Haberler
'Başkomser Nevzat' dizi oluyor Sanatçı Halil Ergün: Çapsız bir siyaset yönetimi var Sahnede diyalektik: Bertolt Brecht Yalnızlıklar toplamı: Son Bahçeler