Ucube model yüzünden her şey tepetaklak oldu

Merkez, politika faizini 100 baz puan daha indirerek yüzde 12’ye düşürdü. Oysa iktidarın ekonomi modeli ile kur artınca cari fazla verilecek, oluşan döviz bolluğu ile enflasyon düşecekti. Bir yılda enflasyon 4 katına, cari açık 2 katına, kur neredeyse 2,5 katına çıktı. Dolar da TL karşısında fırladı.

Ekonomi Servisi

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) dün yapılan Para Politika Kurulu (PPK) toplantısı sonrasında politika faizi kararını açıkladı. Banka politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 13’ten yüzde 12’ye geçti.

Kararın ardından yüksek enflasyon, yüksek cari açık ve düşük rezerve rağmen uygulanan düşük faiz uygulaması nedeniyle baskı altında olan dolar/TL kuru, Aralık 2021’deki tarihi zirve olan 18,38’i aştı.

TCMB karar metninde “finansal koşulların destekleyici olmasının önemine” vurgu yaptı. PPK’nin karara ilişkin açıklamasında, “Kurul, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyecek araçlarını güçlendirmeye devam edecektir” denildi.

TCMB karar metninde jeopolitik risklerin dünya genelinde iktisadi faaliyet üzerindeki zayıflatıcı etkisinin artarak sürdüğünü önümüzdeki döneme ilişkin küresel büyüme tahminlerinin aşağı yönlü güncellenmeye devam ettiği ve resesyonun kaçınılmaz bir risk faktörü olduğu değerlendirmelerinin yaygınlaştığını belirtti.

BU YILIN İKİNCİ FAİZ İNDİRİMİ

Yüzde 80’i aşan resmi enflasyona rağmen banka geçen ay politika faizini 100 baz puan daha düşürerek yüzde 13’e düşürmüştü. TCMB böylece 2022 yılında yüzde 14 seviyesinde tuttuğu politika faizini ilk kez değiştirmişti. TCMB’nin kararı sonrası dolar/TL kuru 18’i aşmıştı.

TL, geçen ay yapılan sürpriz faiz indiriminden beri dolar karşısında yaklaşık yüzde 2 değer kaybetti.

Türk Lirası, nisan sonundan beri yüzde 19’a yakın, yılbaşından beri yüzde 28’e yakın, son bir yılda ise yüzde 54 kayıp yaşadı.

Politika faizinde bir yıldaki 700 baz puanlık indirim ile ülke ekonomisinde önemli bozulmalar yaşandı.

Geçen yıl eylül ayında dolar kuru 8,53, enflasyon yüzde 19,58 seviyesindeydi.

Dış ticaret açığı, ağustos ayında 11,3 milyar dolar olurken, önceki yılın aynı ayına göre yüzde 162 ve ocak-ağustos döneminde yüzde 146 arttı.

Cari açık ise yılın ilk yedi ayında 36,7 milyar dolara ulaşarak, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 168 arttı. 2021 yılı boyunca verilen açık, 2022’nin ilk beş ayında verildi.

Bir yılda enflasyon 4 katına, cari açık 2 katına, kur neredeyse 2,5 katına çıktı.

ARKA KAPIDAN SATIŞ 75 MİLYAR DOLAR

Merkez Bankası’nın döviz kurlarını baskılamak için zaman zaman ‘arka kapı’ döviz satışı yaptığı dile getirilirken, Bloomberg Türkiye ve İsveç Ekonomisti Selva Baziki geçen hafta yaptığı analizde yılın ilk 8 ayında bu rakamın 75 milyar dolara ulaştığını yazmıştı.

Böylelikle, aylık döviz satışı miktarı 9,5 milyar doları bulmuş oldu. Baziki, müdahalelerin yaz aylarında turizm gelirleri nedeniyle yavaşladığını da belirtmişti.

KKM’NİN FAİZİ DÜŞTÜ YÜKÜ DAHA DA ARTTI

22 Aralık’ta dolar kurunun 18,38’e çıkmasının ardından duyurulan kur korumalı mevduatlar 9 Eylül itibarıyla bankalardaki vadeli Türk lirası mevduatların yüzde 46,4’ünü, toplam vadeli mevduatların ise yüzde 25,8’ini oluşturdu.

Bu mevduatlara ilişkin döviz kuru riskini devlet üstlenmiş durumda. KKM hesaplarına bankalar tarafından uygulanan faiz oranı politika faizinin 3 puan üstünde olabiliyor. TCMB faiz indirimleriyle bankaların bu mevduatlara uyguladığı faiz düşerken kamunun yükü artıyor.

KKM için her ay bütçeden ve Merkez Bankası tarafından milyarlarca lira ödeniyor. Bu mevduatlara verilen garanti nedeniyle devletin üstlendiği risk mart ayında gerçekleşmeye başladı. 23 Mart – 31 Ağustos günleri arasında vadesi dolanlar için Hazine bütçeden 75,6 milyar lira ödedi. Merkez Bankası’nın dövizden dönenler için ne kadar ödeme yaptığı ise gizleniyor.

Kur korumalı mevduatların para kompozisyonu ilgili olarak yapılan en son açıklamalardan yola çıkıldığında bu mevduatların yüzde 55-60’ının döviz veya altından dönen mevduatlardan, yüzde 40-45’inin ise TL mevduatlardan oluştuğu tahmin ediliyor. Döviz ve altından dönenlerin kur farkından kaynaklanan faizini Merkez Bankası ödüyor.

Merkez Bankası’nın da ağustos sonuna kadar 75-90 milyar lira arasında KKM için ödeme yaptığı tahmin ediliyor.

Şubat ayında döviz mevduatından kur korumalı mevduata geçen şirketlere sağlanan kurumlar vergisi avantajı nedeniyle vazgeçilen kurumlar vergisi tutarının ise 10,1 milyar lira olduğu açıklandı.

Buna göre sistemin son açıklanan verilere göre kamuya toplam maliyetinin 160- 175 milyar lirayı bulduğu tahmin ediliyor.

İktidarın KKM’den çıkışa yönelik bir stratejisi bulunmuyor. 2023 seçimlerinden sonra oluşacak yeni yönetimi en çok zorlayacak sorunlardan biri KKM’nin sonlandırılması olacak. KKM’den çıkış sırasında dövize olan talebin en aza indirilmesi ancak çok yüksek TL faiz oranlarıyla mümkün olacak. Dolayısıyla KKM’den çıkışın Türkiye’yi yıllarca sürecek bir ekonomik durgunluğa sürükleme potansiyeli taşıyor.

***

FED’İN KARARI SONRASINDA DOLAR ENDEKSİ 20 YILIN ZİRVESİNE ÇIKTI

Fed, önceki akşam politika faizini art arda üçüncü defa 75 baz puan artışla yüzde 3.00-3.25 aralığına yükselterek faizlerin yılın geri kalanında artmaya devam edeceğine işaret etti.

Dolar endeksi, faizlerin beklenenden daha yüksek seviyelere tırmanacağı beklentisiyle 20 yılın zirvesine çıkarken, küresel piyasalarda sert satışlar görüldü.

Fed, faiz kararı ile birlikte yayımladığı güncel ekonomik tahminlere göre hedef faiz oranını 2008'den bu yana en yüksek seviyeye yükseltti. Buna göre Fed, politika faizinin yıl sonuna kadar yüzde 4,25-yüzde 4,50, 2023'te de yüzde 4,50-yüzde 4,75 aralığına yükselteceğini öngördü.

***

CHP SÖZCÜSÜ ÖZTRAK: RÜZGÂRA DOĞRU TÜKÜRMEYE DEVAM EDİN

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Merkez Bankası’nın faiz kararı öncesinde Dolar/TL’nin yükselmesi üzerine açıklama yaptı. Öztrak, şöyle dedi: “Milleti Borsa İstanbul'da silkeleyenler, Aralık 2021'de döviz piyasasında silkeledi. Az gidildi, uz gidildi. Doları tutmak için milletin vergileriyle 75,6 milyar TL Kur Korumalı Mevduat faizi ödendi. 75 milyar dolar Merkez Bankası arka kapısından satıldı. Ve bugün: Dolar da yeni rekor!”

CHP Sözcüsü Öztrak, kararın ardından sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama daha yaptı. Öztrak, şu ifadeleri kullandı: "Bu kararla hem Kur Korumalı Mevduat’ın Hazine’ye maliyeti, hem döviz kurunu dizginlemek için TCMB'nin arka kapısından satılan döviz miktarı daha da artacak. Rüzgâra doğru tükürmeye devam edin..."

***

ENFLASYONA DEĞİL, BÜYÜMEYE ODAKLANILIYOR

Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu bu gelişmelere göre ekonomik gelişmelerin seyrini değerlendirdi. Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, tüm dünyada ekonomik durgunluk ve işsizlik pahasına enflasyonla mücadele eğilimi ortaya çıkarken Türkiye’nin sadece büyüme temposunu sürdürmeye odaklandığını dile getirdi.

Prof. Dr. Kozanoğlu’na göre Türkiye’nin, enflasyonun hız kestiği, işsizliğin tek haneli oranlara düştüğü, cari açığın kapanma yoluna girdiği bir ortamda seçime gitmesi olanaksız. Ekonomi yönetiminin bütçe harcamalarını artırmaktan başka bir seçeneğinin görünmediği de sözlerine ekleyen Prof. Dr. Kozanoğlu, bunun da daha yüksek enflasyon anlamına geldiğini söyledi.

Faiz kararının ardından sosyal medya hesabından da paylaşım yapan Kozanoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Artık enflasyonla mücadele gibi bir dertleri kalmadı! Tam gaz seçime gitmeyi amaçlıyorlar! 2 şeye güveniyorlar:

1) Görülmemiş düzeyde bütçe harcamasına (önümüzdeki 4 ayda 496 milyar açık).

2) Yurtdışından para gelmesine. Yine de başarmaları mümkün değil!”

Günün Manşetleri için tıklayın
En Çok Okunan Haberler
TÜİK'in açıkladığı enflasyon baz etkisiyle geriledi DİSK, asgari ücret talebini açıkladı Baz etkisi nedir? ‘Enflasyonda düşüş’ anlamına gelir mi? ENAG: Yıllık enflasyon yüzde 170