Buğday fiyatını Şikago belirliyor

Buğday üreticileri dertli. Bugün Tekirdağ’da CHP’nin buğday mitingi var. Buğday fiyatını TMO mu ABCD mi belirliyor? Bu soruya esaslı bir cevap vermeden, Türkiye’deki buğday sorunu da çözülemiyor.

Buğday fiyatlarının TMO (Toprak Mahsülleri Ofisi) tarafından açıklandığı 7 Haziran’dan bu yana buğday coğrafyasında sular durulmuyor. Konu, muhalefetin de ilgisini çekmiş olacak ki, bugün, yani 14 Haziran’da, CHP Lideri Özgür Özel Tekirdağ’da bir buğday mitingi düzenleyecek.

Mitinge katılım ne olur, orada Özgür Özel ne der, önceki mitingler gibi toplanılıp dağılınır mı, yoksa miting etkili olur mu, henüz belirsiz. Ama bu meseleyi hakiki bir yerden ele almak için sormamız gereken soru şu: Buğday fiyatını TMO mu yoksa ABCD mi belirliyor? Bu soruya esaslı bir cevap vermeden, Türkiye’deki buğday sorunu da çözülemiyor. ABCD nedir sorusunu cebimize koyarak devam edelim.

MALİYETİN ALTINDA FİYAT AÇIKLANIR MI? 

Ziraat Mühendisleri Odası’nın (ZMO) hesabına göre kilosu 11 liraya, Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin hesabına göre kilosu 10 lira 87 kuruşa mal olan buğday için TMO’nun teklif ettiği fiyat 9 lira 25 kuruş.

Yani bırakın yüzde 20’lik makul kar oranını eklemeyi, TMO’nun fiyatı, maliyetin dahi altında kalıyor. Bu fiyat geçen yılki 8 lira 25 kuruşluk fiyattan sadece yüzde 11 daha yüksek. Son 1 yılda sadece mazota yüzde 115 zam gelmiş, çiftçinin tükettiği her şey yüzde 75 zamlanmış ama buğday üreticisinin emeği sadece yüzde 11 artırılmış.

Buğday fiyatları çay fiyatlarıyla karşılaştırınca, buğday üreticilerinin isyanı çarpıcı hale geliyor. 2 yıl önce, 2022’de ÇAYKUR’un yaş çay alım fiyatı 6 lira 70 kuruşken, aynı yıl TMO’nun buğday fiyatı 6 lira 55 kuruş. Gelelim 2024’e, yaş çay alım fiyatı 17 liraya yükseldi ama buğdayın fiyatı 9 lira 25 kuruşta kaldı.

Halbuki, 18 Nisan 2006 tarihinde yürürlüğe giren Tarım Kanunu, piyasada ortaya çıkan fiyatlar, maliyetin altında kalırsa fark ödemesi yapılacağını söylüyor. Kanunun 19/b maddesi şöyle: “Fark ödemesi: Çiftçilere üretim maliyetleri ile iç ve dış fiyatlar dikkate alınarak fark ödemesi desteği verilir. Fark ödemesi desteği öncelikle arz açığı olan ürünleri kapsar. Her yıl, fark ödemesi kapsamına alınacak ürünler ile ödeme miktarları Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, henüz arpa ve buğdayı bu kapsama almadı. Halbuki hem ZMO, hem de TZOB, buğdaydaki maliyetleri hesaplamıştı.

Peki üreticiye dönük bu düşmanca tutumun nedeni nedir? Böyle bir fiyatın, buğday üreticisini perişan edeleceği bilinmemekte midir? Elbette hepsi biliniyor ama TMO’ya değil, ABCD’ye bakınca tezgah ortaya çıkıyor.

FİYAT ANKARA’DA DEĞİL ŞİKAGO’DA OLUŞUYOR  

Ton başına 9250 TL olarak açıklanan TMO’nun buğday fiyatı, 12 Haziran’daki dolar kuru üzerinden hesaplanınca 286 dolara denk geliyor. Peki buğday fiyatının dolar cinsinden karşılığı bizi neden ilgilendiriyor? Bu sorunun cevabı için 9 bin km kadar batıya, Şikago’ya gitmemiz gerekir.

Dünya hububat borsasının merkezi, Şikago Board of Trade’de (CBOT) günde 15 milyon tona varan hububat kontratları alınıyor, satılıyor. Buğday halk kesimleri için bir tüketim malı olabilir ancak CBOT’taki yatırımcılar için hububat, tıpkı altın gibi, petrol gibi birer emtiadır. Zira hububatı yaş meyve sebzeden ayıran en önemli özelliği “stoklanabilir” olmasıdır. Bu sayede, bu ürün vadeli işlemlere konu olabilir, spekülatif fiyat davranışlarının oluşması bu tip bir piyasada kaçınılmaz hale gelir. TMO’nun açıkladığı buğday fiyatının 286 dolara karşılık geldiğini aklımızda tutarak, aynı tarihte binlerce km uzaktakı CBOT’ta buğdayın fiyatına bakalım, 264 dolar! Neredeyse aynı… Hatta dolar kurunda yüzde 9’luk bir değerlenme olduğu takdirde CBOT daha ucuz kalacak.

Hububat fiyatlarını, 2002’ye dek Bakanlar Kurulu açıklarken, 2002’den itibaren TMO açıklamaya başladı. Fakat TMO’nun bu süreçteki temel fonksiyonu, Türkiye’deki buğday fiyatı ile Şikago’daki buğday fiyatının eşitlenmesi oldu. Bu sayede Türkiye’nin hububatı, uluslararası emtia pazarına dahil edilebilir hale geldi. O tarihten itibaren Türkiye’nin buğday ithalatı da ihracatı da arttı. Ama günün sonunda, son 5 yıldır buğdayda net ithalatçı konumdayız. CBOT’a entegre edilen fiyatlar Türkiye’deki buğday üreticisini işinden bezdirdi ve bugün buğdayda kendine yeterlilik yüzde 85’e kadar geriledi. O halde bir diğer soru; CBOT’taki fiyatı kim belirliyor?

TMO DİYE YAZILIR ABCD DİYE OKUNUR 

Dünya hububat piyasaları ulusal ölçekte çok sayıda alıcı ve satıcının olduğu piyasalardır. Ancak uluslararası ölçekte bu piyasa oligopoldür. Yani satıcı ve alıcıların sayısı azalır ve fiyat tekeller tarafından belirlenir. Dünyada 2023 yılında yaklaşık 800 milyon tonluk toplam buğday üretiminin 200 milyon tonu uluslararası ticarete konu oluyor. Bu 200 milyon tonluk buğdayın da fiyatı Şikago Borsası’nda belirleniyor. Peki bu buğdayı kim alıp satıyor?

Burada ülkeler bazında bir analiz hakikati görmemizi engelliyor. Çünkü bu analiz, ülke üretimlerinin dahi üzerine çıkan gıda tekellerini görmemizi engelliyor. Zira dünyanın dört bir yanında çiftçilerin ürettiği buğdayın yüzde 80’ini toplam 4 şirket elinde tutuyor. Hepsi ABD menşeili olan bu 4 şirket; Archer Daniels Midland Company (ADM), Bunge, Cargill ve Louis Dreyfus Company (LDC)… Bu şirketler baş harflerinden yola çıkılarak ABCD grubu olarak anılıyorlar. Dünya hububatının yüzde 80’i bu 4 şirketin elinden geçiyor. Dolayısıyla, CBOT’taki buğday fiyatını da ABCD grubu belirliyor.

O halde 287 dolarlık fiyatı TMO mu açıklıyor yoksa TMO, ABCD grubunun 9 bin km uzakta belirlediği fiyatı, Türkiye’deki buğday üreticisine duyurmakla mı sorumlu?

Bu soruya verilecek cevap, ekonomi-politik bakış açınızı da belirler. CBOT’un üzerinde fiyat belirlenirse buğday ihracatçılarına ne yapacağınız, CBOT’un altında fiyat belirlenirse, Türkiye’de konuşlanmış ABCD grubuna ne diyeceğiniz tümüyle sizin politik bakış açınıza ilişkindir.

***

***

Nüfus arttı, üretim düştü 

• 2002’de 1,1 milyon ton buğday ithalatı yapılırken, 2022-23 döneminde ithalat 12 milyon ton oldu.

• 2002’de buğday ithalatı için 150 milyon dolar harcanırken, 2023 yılında bu rakam 3 milyar 402,4 milyon dolara çıktı.

• Buğday ekim alanları 2000 yılındaki 9,4 milyon hektardan 2023’te 6,6 milyon hektara kadar geriledi.

• 1979’da Türkiye nüfusu yaklaşık 43 milyonken buğday üretimi 17,5 milyon ton olarak gerçekleşiyordu. 2023’te Türkiye nüfusu bu sayının iki katına ulaşmışken buğday üretimi 22 milyon tonda kaldı.

Günün Manşetleri için tıklayın
Çok Okunanlar
En düşük emekli aylığı düzenlemesini de içeren kanun teklifi TBMM Komisyonu'nda kabul edildi Hükümet sistemi tamamen değiştirmek için düğmeye bastı: Emeklilik yaşı ve prim gün sayısı masada Mehmet Şimşek'ten KKM açıklaması Dolar/TL'de son durum Rekor kırmıştı: Altın fiyatlarında düşüş