Mehmet Şimşek'e ne diyeceğiz?

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı iki görüşmede de vatandaşın gerçek gündeminde yer alan tüm konularda, ilgili alanlardan sorumlu genel başkan yardımcılarının o alanlardan sorumlu olan bakanlarla,  detaylı bir biçimde görüşmeler yapması gerektiğini ifade etti.

Bu kapsamda; CHP’nin ekonomiden sorumlu genel başkan yardımcısı olarak, bir heyet halinde Hazine ve Maliye Bakanı M. Şimşek ile bir görüşmeyi bayramdan sonra gerçekleştireceğiz. Bu konu dünden beri gündem oldu. Ben de bu konuda yapılan yorumları, değerlendirmeleri dikkatle takip ediyorum.

Öncelikle şunu ifade etmemiz gerekir: Biz, CHP olarak, uygulanmakta olan programın yanlış olduğunu, vatandaşa çok ağır fatura çıkardığını, yoksullaşmayı derinleştirdiğini her fırsatta ve her platformda ifade ediyoruz. Bakan Şimşek ile yapacağımız görüşmede de bunları doğrudan ifade etme imkânımız olacak. Demem o ki bizim gizli saklı bir gündemimiz yok, vatandaşın gündemi, sorunları, talepleri ne ise bizim gündemimizde de o konular var.

Peki ne mi diyeceğiz?

Listemiz uzun, yer darlığı nedeniyle hepsini buraya yazamıyorum ama bazı başlıkları paylaşayım:

1) Enflasyonun yüksek seyrettiği bir dönemde asgari ücretin yılın ikinci yarısında artırılmaması yönündeki iktidarın açıklamalarını kabul etmiyoruz. Mayıs ayı itibariyle bile açıklanan açlık sınırının 2 bin lira altında kalan asgari ücreti yıl sonuna kadar sabit tutulması, ücretli çalışanların reel olarak ciddi şekilde yoksullaşmasına yol açacağını ifade edip bu artışın yapılmasını talep edeceğiz.

2) Emekli aylıklarının yetersiz olduğunu, özelikle kök aylıklar üzerinden ciddi şekilde artırılması gerektiğini söyleyeceğiz. TÜİK’in açıkladığı ve gerçeklikten uzak enflasyon verisi ile sınırlı artışın yeterli olmayacağını, bunun üzerinde bir artış yapılması gerektiğini ifade edeceğiz.

3) Bugüne kadar açıklanan buğday, çay gibi tarımsal taban fiyatların çok düşük olduğunu, çiftçinin maliyetlerini bile karşılamaya yetmediğini, büyük mağduriyetlere yol açtığını ifade edeceğiz.  Taban fiyatların çiftçilerin mağduriyetine yol açmayacak seviyede belirlenmesini talep ederken, tarımsal desteklerin, Tarım Kanununda emredildiği gibi milli gelirin yüzde 1’inden az olmaması zorunluluğunun hayata geçirilmesini söyleyeceğiz. AKP iktidarı dönemi boyunca, kanunun emretmesine rağmen, bu seviyede desteğin verilmediğini, bunun 5’te birinin ancak sağlandığını ifade edeceğiz. Onları da soracağız.

4) TÜİK’in açıkladığı verilerde, özellikle enflasyon verilerinde şeffaf olması gerektiğini söyleyeceğiz. Madde sepetinde yer alan ürünlerin fiyat verileri bizde yok diye açıklama yapan TÜİK’İn olmayan veri ile enflasyonu nasıl hesapladığını soracağız. Bizde fiyat yok ama ortalama fiyat var diye dün açıklama yapıldı. O ortalama fiyatları bile açıklamıyorlar.

5) Kamu Özel İşbirlikleri(KÖİ) sözleşmeleri ile köprü, yol, hastane vb. işler yapılırken Cumhurbaşkanı Erdoğan “cebimizden bir kuruş çıkmayacak” demişti. Ancak o zaman bizim söylediğimiz ve şimdi tüm kamuoyunun bildiği gibi bütçeden milyarlarca dolar ödeniyor. Bu projelere, kira, garanti ödemesi vs. adları altında yapılan ödemeleri kamuoyu ile şeffaf bir biçimde paylaşmalarını talep edeceğiz. Ayrıca, KÖİ projelerinin yeniden masaya yatırılmasını, sözleşmelerin kamu yararını ortaya çıkaracak şekilde güncellenmesini ifade edeceğiz.

6) Kamu İhale kanununda son 20 yılda 200 civarında değişiklik yapılarak, iktidarın ihale süreçlerindeki müdahale imkânını artıran değişikliklerin kaldırılmasını, ihalelerin kamu yararını gözetecek şekilde rekabetçi olmasını sağlayacak değişiklileri talep edeceğiz.

7) Vergi sisteminin adil hale getirilmesini, çok kazanandan çok, az kazanandan neredeyse hiç vergi alınmaması ve bunun nasıl yapılabileceğini anlatacağız.

8) Bugün toplam vergi gelirleri içinde KDV, ÖTV gibi dolaylı vergilerin payının çok yüksek olduğunu(%65’e civarında), bunu OECD ortalamasına indirilmesi ve vatandaşın üzerindeki vergi yükünün azaltılmasını talep edeceğiz. Somut bir örnek verelim: kredi kartı, ekhesap (KMH) gibi on milyonlarca, özellikle düşük gelirli vatandaşımızın kullandığı kredilere ödenen faiz üzerinden KKDF ve BSMV adları altında alınan  yüzde 30’luk verginin sıfırlanmasını talep edeceğiz.

9) Gelir dağılımındaki bozulmayı nüfusun büyük çoğunluğunun yoksullaşmakta olduğunu ve bunu nasıl tersine çevirebileceğimizi anlatacağız.

10) Varlık Fonunun tasfiye edilmesini, orada yapılan tüm işlemlerin Sayıştay denetimine de imkân verecek şekilde bütçe kapsamına alınmasını talep edeceğiz.

Böyle devam edip giden ve vatandaşın gerçek gündemi olan konuları Bakan Şimşek’e ifade edeceğiz. Demem o ki; vatandaşlarımızın gündemi ne ise, bizim ki de o. Başka bir gündemimiz yok.

Günün Manşetleri için tıklayın
Çok Okunanlar
Kuzey Kıbrıs'ta konuşan Özgür Özel'den Erdoğan'a çağrı: Bu uygulama sona erdirilmeli Krizlerin nedeni iktidar kavgası Beştepe'de Erdoğan ile görüşmüştü: Süleyman Soylu'dan açıklama AFAD’da Soylu’nun ekibi kızağa çekildi Ballı maaşlar hız kesmiyor