100 yaşında bir genç!
Murat Meriç Murat Meriç
Aziz Nesin, bütün zamanların en önemli gülmece yazarı. Mizah kelimesine getirdiği ve ısrarla kullandığı karşılık bu

1984 tarihli Hümeyra albümü “Benim Şarkılarım”, plak koleksiyoncularının sahip olmak istediği albümlerden. Sadece 2222 adet basılan bu plak, bir kadın ozanın bestelerini içeriyor olmasının ötesinde çağdaş ve geleneksel şiirimizin önemli isimlerini yanyana getiren çok önemli bir belge. Nâzım Hikmet, Refik Durbaş, Karacaoğlan ve Âşık Veysel’in yanında Aziz Nesin imzasını da görüyoruz albümde. Hümeyra, Aziz Nesin’in iki şiirini seslendirmiş. Albümü kapatan şiir, yazının başlangıcı olsun: “İnsanlar gider şarkıları kalır / Şarkılar var uzun / Yüzyılları dolanır / Şarkılar var kısa / Söylendiği yerde kalır / Şarkılar var / Benim şarkılarım / Söyletmezler / İçimde kalır”

1965 tarihli bu şiir, Aziz Nesin’in ilk şiir kitabı “Sondan Başa” içinde okur karşısına çıkmıştı. Enteresan bir kitaptı bu. Açar açmaz, Fethi Naci’nin üç cümlesiyle karşılaşıyordunuz: “Aziz Nesin’in ‘şiirleri’ de ayrı bir konu. Aziz Nesin gibi yaşını başını almış bir yazar o lâfları ‘şiir’ diye nasıl yayımlar, anlamak zor. Karadenizli yapı ustaları ne kadar mimarsa, gülmece yazarı Aziz Nesin de o kadar şair!” Sonrası da buna benzer “eleştiri”lerle dolu bu kitabın yayım tarihi 1984. O yıllarda Aziz Nesi’in bütün kitaplarını yayımlayan Adam Yayınları tarafından basılmış. Tek şiir kitabı bu değil üstelik… Sonrasında başka şiir kitapları da yayımlanmış: “Seviye On Ölüme Beş Kala” (1986), “Kendini Yakalamak” (1988), “Hoşçakalın” (1990), “Bir Aşk Var Bir de Ölüm” (1992), “Sivas Acısı” (1995)…

100-yasinda-bir-genc-97801-1.Bu kitapların hepsi, şu anda piyasada bulunan “Bütün Şiirleri” adlı iki cildin içinde. Kitabın önsözünü yazan Ali Nesin, Aziz Nesin’in enteresan şiir macerasını şöyle özetliyor: “Aziz Nesin 1955’te, ‘On Dakika’ adlı ilk şiir kitabını İlhan Selçuk’un sahibi olduğu bir basımevinde 1500 adet basar. Yahya Kemal ve Faruk Nafiz’in etkisinde kaldığından ve Nâzım’a öykündüğünden, kitapları dağıtıma vermeden (neyse ki iki üç tanesini kayırarak), Düşün Yayınevi’nin bahçesinde yakar. Dillere destan tutumluluğu göz önüne alındığında, Aziz Nesin’in 1500 adet kitabı yakmasının ne derece zor olduğu anlaşılır sanırım. Acımasız özeleştirisinde hiç de haksız değildir. Elimdeki bilgiler, Aziz Nesin’in ilk şiir kitabını yaktığı tarihten 1965’e değin şiir yazdığını göstermiyor. Şiirden vazgeçmiş olabilir, bilmiyorum. Ama bu tarihten sonra (bence kaydadeğer bir ayrıntı: gülmece yazarı olarak tam anlamıyla ünlendiği yıldır 1965), şiir Aziz Nesin’in yaşamında yeniden yer alacaktır. İlk başarısızlığının etkisi geçmiştir ve, o kendine özgü inatla, şiirde kendi sesini bulmaya çalışacaktır. Ancak 1984’te şiirde kendi sesini yakaladığına inanacaktır, ki bence yakalamıştır da. Kimseye öykünmeyen Aziz Nesin şiirleri…”

Aziz Nesin, bütün zamanların en önemli gülmece yazarı. Mizah kelimesine getirdiği ve ısrarla kullandığı karşılık bu. Bugün, adına mizah festivali düzenleniyor ama Aziz Nesin yaşıyor olsaydı, en başta bu festivalin başlığına kızardı!

Bugün Aziz Nesin’in 100. doğum günü. 20 Aralık 1915’te doğan Aziz Nesin, 80. yaşını tamamlamak üzereyken, 6 Temmuz 1995’te aramızdan ayrıldı. İki yıl önce, yine bir Temmuz günü Sivas’ta cehennemi yaşayan Aziz Nesin’in hayatı tutuklamalar, kitap toplatmalar ve baskılarla dolu. 80 yıllık hayatı boyunca bunlarla mücadele etti, hiç yılmadı. Yazarlığından öte bu inatçılığı, hepimize rehber oldu. Aziz Nesin’in direnci, bugün, en umutsuz anlarımızda aklımıza gelen çok değerli bir emanet. Bildiğini bildiği gibi söyledi, lafı dolandırmadı, “başıma bir iş gelir” diye korkmadı. Bu yüzdendir ki, ardında yüzlerce kitap bıraktı. Her biri bin dersle dolu bir sürü kitap… Kitaplarını, oğullarının kurduğu Nesin Yayınevi basıyor şimdi: Özenle.

İçinde bulunduğumuz yılın ortalarında, Aziz Nesin’in “yazılmamış özyaşamöyküsü”nü okura duyurmayı amaçlayan bir sergi gerçekleştirilmişti: “Ömrüne Sığmayan Adam” başlıklı bu sergide sadece kitapları değil, Sivas’taki olay sırasında üzerinde bulunan “isli” kazaktan Nesin Vakfı’nda hasar görmüş piyanoya, ödüllerinden fotoğraflarına pek çok materyal meraklısının karşısına çıkmıştı. Meraklısı serginin kataloğunu bulur, orada anlatılanları heyecanla okur. Hayatını merak edenler için de bir anahar uzatayım: Nesin Vakfı’nın internet sitesinde Aziz Nesin’in “ayrıntılı yaşamöyküsü” var. Ali Nesin’in kitaplardan ve söyleşilerden derlediği bu “çok eksik” yaşamöyküsünde, ona dair ipuçlarını bulmak mümkün.

Aziz Nesin, gençliğimin ilahlarından. Daha çocukken tanımıştım onu: İzmit’te, babamın elimden tutarak götürdüğü imza gününde görmüştüm. O gün bir kitap aldım mı, o kitabı imzalattım mı, hatırlamıyorum. Hatırladığım, üniversite için Ankara’ya gittiğimde, Aziz Nesin külliyatının önemli bölümünü yalayıp yutmuş olduğum. Ankara’da eksiğimi gidermek için depar attığımı da hatırlıyorum: Deli gibi Aziz Nesin kitapları okuduğum bir dönem vardır. Bu dönemin sonunda onunla tanışmam, hayatımdaki önemli nişânelerdendir.

Hiç unutmuyorum: 20 Mart 1990 günü, Ankara’da Sanat Kurumu’ndaki söyleşisi öncesi yanına gitmiş, tanışmak istediğimi söylemiştim. Yanına oturmamı istedi, konuştuk. Kalkarken iki kitabını imzaladı bana: “Poliste” ve “Azizname”. Kitaplığımın değerli parçalarındandır hâlâ. 75. yaşını kutlamıştı ve bu “kutlama”ya Mikis Teodorakis’ten Nükhet Duru’ya, Genco Erkal’dan Müjdat Gezen’e pek çok isim katılmıştı.

Aziz Nesin bir derya. Hakkında yazmak elbette çok zor. Şiirlerinden (ya da eserlerinden esinle yapılmış) şarkılara girsem, bir bu kadar daha ilerlemem gerekir. İyisi mi, Bora Ayanoğlu’nun onun “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” adlı kitabından hazırlanan oyun için yaptığı 45’lik plağı anayım, yine Hümeyra ile veda edeyim… Başta sözünü ettiğim albümdeki ikinci Aziz Nesin şarkısı, Esin Engin’in bestelediği “Ey Gönül”: “Ey gönül boşuna kara yasın / Ölü bir değil ki ağlayasın // Yanan bir değil ki çağlayasın / Su olup aksan da yanmışlara // Yara bir değil ki dağlayasın / İçinin ateşi sönmese de // Dermanı bulunmaz, dert bir değil / Devasın, merhemin sağlayasın…

Sadece kitaplarıyla değil, hayatıyla ve direnciyle de bize rehber olan Aziz Nesin’in 100. yaşı kutlu olsun!