#10OcakÇalışanGazetecilerGünü'nü #kutlamıyoruz!
10.01.2018 12:41 MEDYA

Dışarıdaki Gazeteciler, 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü için yazılı bir açıklama yayımladı.

Türkiye'de medya okurlarına yönelik, "Bugün onlarca gazeteci dört duvar arasında. Bugün 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü. Bugün Türkiye; dünyanın en büyük gazeteci cezaevi. Bugün kutlanacak bir şey yok" ifadeleri yer aldı.

Öte yandan hazırlanan yazılı açıklamaya ait görsel sosyal medyada "#10OcakÇalışanGazetecilerGünü'nü #kutlamıyoruz" etiketleriyle paylaşıldı.

Dışarıdaki Gazeteciler tarafından yapılan yazılı açıklama şöyle:

"Bugün 10 Ocak, Dünya Çalışan Gazeteciler Günü. Ülkeyi yönetenler çıkıp demeçler verecek, mesajlar yayınlayacaklar. Gazeteciler Günümüzü kutlayacaklar. Gazeteciliğin ne kadar değerli bir meslek olduğunu süslü kelimelerle anlatacaklar. Sakın inanma… Öyle düşünmüyorlar. Yalan söylüyorlar. Gazeteciliği yok ediyorlar. Tek tip, yandaş gazeteci istiyorlar.

Gazetecilerin iktidar aleyhine tek satır yazmaması için yıllardır sistemli bir baskı uyguladılar. Biliyorlardı; dördüncü kuvvet olan medyanın iktidarları kamu adına denetlemesi, devletin devasa gücü karşısında bireyin, toplumun haklarını savunması demokrasinin hayati bir damarıdır. O damar kesilirse haberi olmayan halkı yönetmek hiç zor olmaz.

ÇANAK SORULARIN HAFIFLIĞI

Bunun için sadece sevdikleri soruları soracak gazetecileri aldılar karşılarına. Çanak sorularla mutlu mesut röportajlar, basın açıklamaları yaptılar. İktidarları gücüne güç katarken ana akım medyayı hizaya getirmek hiç zor olmadı. Büyük vergi cezaları, medya patronlarına açılan davalarla sansürün tuğlalarını hızla ördüler. Hükümet komiserlerinden gelen bir telefonla gazete sayfalarının, televizyon bültenlerinin değiştiği zamanlar başladı.

GASP EDILEN HABER ALMA HAKKIN

Hükümetin sansürünün oto sansürü doğurması uzun sürmedi. Artık ‘İktidar kızar mı?’ korkusuyla atılıyor manşetler, ayıklanıyor haberler. Gerçekler makaslanırken senin anayasal haber alma hakkın gasp ediliyor. Mağdur insanların haber olma, sesini duyurma hakkı elinden alınıyor. Buna direnen ana akım medyadaki gazetecilerin işinden edilmesi için iktidardaki beyefendilerin “Alo” demesi yeterli. Ülkedeki gazetecilerin sadece 3’te biri çalışabiliyor Çalışan Gazeteciler Günü’nde. OHAL günlerinde KHK’larla onlarca gazete, internet sitesi, televizyon, dergi kapatılıyor.

HAYSİYET CELLATLARININ HEDEFİNDE

Tirajları çok düşük, tek güçleri siyasi iktidarın desteği olan yandaşlar ise haysiyet cellatlığı ile yıllardır sahnede. Gazetecileri hedef almak, tutuklanacak gazeteci listeleri yayınlamak için trollerle yarışıyorlar. İktidarın beğenmediği haberleri yapanlar, tehdit ve hakaretlerin hedefinde. Savcılar iktidardakiler gibi düşünmeyen gazetecilerin peşinde. Onlar gibi düşünmeyen herkes ‘terörist.’ Çalışan Gazeteciler Günü’nde gazeteciler adliye koridorlarında kendilerine açılan davaları takip etmekten çalışamıyor. Geçmiş- leri Fetullah Gülen’e övgülerle dolu olanlar, o çetenin tetikçiliğini yapanlar, ‘FETÖ’cü iftiralarıyla saldırıyor. Fetullahçı çeteyi anlattığı için kumpas davalarla hapsedilen gazeteciler bu kez ‘FETÖ’cü olmaktan hapiste.

145 GAZETECI HAPISTE

Bugün 145 gazeteci dört duvar arasında, hücrelerde. Mahkeme salonlarında manşetleri, haberleri, yazıları birer suç delili gibi soruluyor, onlar basın özgürlüğünün, düşünce ve ifade özgürlüğünün bir hak olduğunu anlatıyorlar. Son olarak iktidarın tek tip gazetecisi olmamak için direnenler tek tip kıyafete sokulmak isteniyor.

İşte tüm bu çileler, senin haber alma ve haber olma hakkını, gazeteciliğin onurunu korumak için çekiliyor.

Bugün onlarca gazeteci dört duvar arasında.

Bugün 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü.

Bugün Türkiye; dünyanın en büyük gazeteci cezaevi.

Bugün kutlanacak bir şey yok."

DIŞARIDAKİ GAZETECİLER

10ocakcalisangazetecilergunu-nu-kutlamiyoruz-412157-1.

***

NEDIM TÜRFENT

17 Kasım 2017 tarihli duruşmadaki savunmasından: "Türk’ün gücünü göreceksiniz’ haberi yüzünden hedef alındım ve bunun için içerdeyim. Gazeteciler her konuda haber yapabilir. Ben hendeklerle ilgili Yüksekova’da haber yaptığım için şu an buradayım. Hendek haberi yapmam beni örgüt üyesi yapmaz, bu bir gazetecilik faaliyetidir”

ZEHRA DOĞAN

6 Ocak 2017 Fransa'daki sergisi için gönderdiği mektuptan: “Neden Nusaybin’desin?”, “Neden bu haberleri yapıyorsun?”, “İtiraf et bu resimleri sen mi yaptın?” sorularına maruz kaldım… Uzun lafın kısası gazetecilik faaliyetimden dolayı örgüt üyesi olduğuma karar verildi. Çizdiğim resimler de örgüt üyesi olduğuma dair delil olarak gösterilerek dört duvar arasına gönderildim.”

AHMET ŞIK

25 Aralık 2017 Duruşmada engellenen beyanından: "Ne yaparsanız yapın ne hakikati aramaya devam etmekte, ne de hakikati bulduğumuzda sahibi olan halka teslim etmekte bir an bile tereddüt etmeyeceğiz. ÇÜNKÜ BIZ GAZETECIYIZ.

MURAT SABUNCU

24 Temmuz 2017 Duruşmada beyanından: "Ailem ya da milletvekili arkadaşlar ‘Süreçte sana en ağır gelen neydi’ diye sordular. Evimin basılması mı? Terörle mücadelede bodrum katında bekletilmem mi? Çocuğu olan 47 yaşında bir adam olarak Silivri Cezaevi’nde pantolonumu çıkarmaya zorlanmam mı? Bir gazeteci olarak bu duruşmada manşetlerin üstünden geçmem bana en ağırı geliyor.”

AKIN ATALAY

24 Temmuz 2017 Duruşmada beyanından: "Esareti kabul etmeyiz, onurumuzdan, haysiyetimizden, insanlığımızdan vazgeçmeyiz. Korkuya teslim olmayız. Gazeteciliğe, halkın bilgi edinme hakkına zarar verecek bir ödün vermeyiz, veremeyiz.“