20 Kasım
ZAFER DİPER ZAFER DİPER

“Günler günler... Geçtiğimiz 20 Kasım’da, ikisi de bir aradaydı. Bil bakalım hangileri?” diye sorsam bizim ufaklığa, alacağım yanıt belli: “Sen de çok takarsın ya günleri...” “Kimini takarım, kimini takmam. Sen söyle önce...” “Sen söyle de bilelim...” “İlgisiz şey. Biri senin günün sayılır hem. Şöyle bir kurcala aklını...” “Bende akıl bırakmadığına göre, kurcalayacağım bir şey kalmıyor...” “Laf yetiştirmeyi bırak da düşün biraz. Sana ipucu da verdim...” “Peki... Biri de benimle ilgiliyse, o zaman... Daha doğum günüm de gelmediğine göre, o zaman...” Çıkamayacak işin içinden: “20 Kasım Çocuk Günü, çocuk!” “Aaa, yanlış yönlendirdin ama, ben çocuk muyum ki...” “Benim için öyle sayılırsın hâlâ...” “23 Nisan ne oluyor peki?” “Cenevre bildirgesiyle 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü olarak saptanmış. Çocuklar arasında ortak duygular oluşmasını, ulusların barış içinde yaşama özlemlerini, birlikteliği amaçlayan bu bildirgede genel olarak yoksulluk, çocuk işçiliği, eğitim gibi dünya çocuklarının sorunlarını ele alan konular yer alıyor...” “Yılda bir kez kamuoyunun dikkatini çekmek için?!” diyor ufaklık. “Hiç yoktan iyidir” diyorum. “İyi de ben pek öyle haber maber görmedim ortalıkta...” “Tarihler biraz çeşitli... Örneğin 1 Haziran, yirmiyi aşkın ülkede, en yaygın Çocuk Günü. Türkiye’de 23 Nisan’da kutlanmakta, 20 Kasım tarihinde ise Çocuk Hakları Günü olarak kutlanmakta...” Patlayıveriyor bizimkisi birden: “Kutlama kutlama... Bir sürü ülkede en çok acı çeken çocuklar değil mi? Sokakta dilenenler onlar değil mi? Daha bebek yaşlarda ölüp durmuyorlar mı? Ne yüzle, ne kutlaması!..” “‘Kutlama’yı değil de ‘anma’ adını kullansak gibi bir önerin mi var yoksa; ya da başka bir yaklaşımın? Güzel işte, buna ‘anma’ mı demeli yoksa ‘kutlama’ mı diye başlayalım önce. Evet, yatıralım şimdi bu konuyu masaya ve felsefi boyutuyla...” “Ne felsefesi canım...” “20 Kasım, Dünya Çocuk Hakları Günü ve ayrıca Dünya Felsefe Günü...” Bilirim babacık, sen felsefeyi de seversin, bilgilisin de. Peki şu günlerdeki yalan dolana, delice işlere; Müslümanların Amerika’yı keşfine ve Küba’da cami yapımına ne diyorsun felsefi olarak?” “İstersen güne yakışır bir kaç ‘felsefi söz’le bitireyim konuşmamı; sen artık onları yerlerine koyarsın...”

Delilik, kişide seyrek görülür; ancak gruplar, partiler, uluslar, çağlar için bir kural halindedir. (Nietzsche)

Birinin yalan söylemesine kızmam da yalan söylerken yakalanacak kadar salak bir insanın beni kandırmaya çalışmasına kızarım. (Freud)

Biraz insan ol diyeceğim ama, seni de zor durumda bırakmak istemiyorum. (Donnie Darko)