2009 Bütçesi’nin kriz-seçim çıkmazı
Aziz Konukman Aziz Konukman
Medyaya malzeme verme açısından, 2009 Bütçesi oldukça renkli bir bütçe. Hükümet yanlısıysanız ve hükümetin krizi ciddiye aldığını düşünüyorsanız bu bütçeye “kriz bütçesi” diyebilirsiniz....

Medyaya malzeme verme açısından, 2009 Bütçesi oldukça renkli bir bütçe. Hükümet yanlısıysanız ve hükümetin krizi ciddiye aldığını düşünüyorsanız bu bütçeye “kriz bütçesi” diyebilirsiniz. Muhalifseniz ve hükümetin önümüzdeki yerel yönetim seçimlerine kilitlendiğini düşünüyorsanız “seçim bütçesi” nitelendirmeniz de geçerli. Çünkü bütçede her iki nitelendirmeyi de haklı kılacak hayli malzeme/kanıt var.

Ama şurası bir gerçek ki, bunların her ikisinin de aynı anda geçerli olması mümkün değil. Mümkündür izlenimi doğuyorsa, o zaman bir tuhaflık var demektir. Nitekim var da.

Önce “kriz bütçesidir” diyeceklerden başlayalım. Temmuz ayında hükümetin açıkladığı 2009-2011 Orta Vadeli Mali Plan’a (OVMP) göre, 2009 için öngörülen büyüme yüzde 5 idi. Bu oran 2009 Bütçesi’nde krizin yoğunlaştığı günümüzde ekonomik daralmanın etkisiyle bir puan azaltılarak 4’e çekilmiştir. Ancak ilginçtir, beklenti büyümedeki küçülmeye uygun olarak OVMP’nin bütçe büyüklüklerinde aşağı doğru bir revizyon (düzeltme) yapılması iken, tersi olmuştur. OVMP’nin 259.1 ve 243.6 milyar TL’lik bütçe gider ve gelirleri sırasıyla 262.1 ve 248.8 olarak düzeltilmiştir (gelecek yıl YTL’den TL’ye geçileceği için 2009 Yılı Bütçe Kanun Tasarısı TL olarak hazırlanmıştır. Dolayısıyla karşılaştırma TL temelinde verilmiştir). Faiz ödemelerinde ise kriz beklentisine rağmen çok az bir değişiklik yapılmıştır. OVMP’de faiz ödeneği 56.8 milyar TL iken, bu rakam bütçede 57.5’e yükseltilmiştir. Oysa krizlerde borçlanma maliyeti giderek pahalı hale gelmekte ve faizler yükselebilmektedir. Dolayısıyla bütçede OVMP’de geçerli olandan daha fazla bir faiz ödeneği öngörüsü beklenirdi. Ancak bu gerçekleşmemiştir. Karşılaştırma geçen yılki bütçe ile yapıldığında, bütçenin bir kriz bütçesi olmadığı daha net bir şekilde ortaya çıkmakta. Geçen yılla karşılaştırıldığında, faiz dışında hem bütçe gelirlerinde hem de giderlerinde öngörülen artışlar, öngörülen enflasyonun bir hayli üzerinde.

Kriz beklentisi var, bu nedenle büyüme hedefi küçültülmüş, ancak yukarıdaki verilerden görülüyor ki gerek harcamalar gerekse gelirler tam gaz. Özellikle faiz dışı harcamalar öngörülen yüzde 7.5’luk enflasyonun iki katına ulaşıyor. Vergi gelirlerinde de benzer bir durum var (vergi gelirlerinde yüzde 17.7 gibi oldukça yüksek bir artış öngörülüyor). Anlaşılan, hükümet aslında ne kamu için ne de kriz uyarıları yapan özel sektör için bir kriz beklemiyor.

“Seçim bütçesidir” diyeceklere gelince… Onlar da ekonomi küçülürken, “yağma Hasan’ın böreği” gibi harcamaların nasıl yapılacağını ve “öldük, bittik” feryatları yükselen özel sektörden (özellikle de esnaf kesiminden) bu öngörülen vergilerin nasıl toplanacağını açıklamak durumundadır. Kaldı ki, 2009 için öngörülen yüzde 4’lük büyüme hiç de gerçekçi değil. Bu oranın daha da aşağıda olması bekleniyor. Bu oran, Merkez Bankası ve TÜİK’in ortaklaşa düzenlediği beklenti anketinin ekim ayı ilk dönem sonuçlarına göre yüzde 3.7; dünyanın önde gelen bankalarından Morgan Stanley’in öngörüsüne göre ise yüzde 2.5. Dolayısıyla büyümenin daha da daralması durumunda seçim bütçesi olasılığı daha da güçleşiyor.

Anlaşılan, krizin derinleşmesi durumunda, seçim bütçesi arayışında olanlar sonunda krizin dayattığı geçim bütçesiyle yetinmek zorunda kalacaklardır. Bekleyip, göreceğiz…