2015’in 12 yerli zaferi
01.01.2016 13:08 ÇEVRE
Topraklarını çokuluslu şirketlerin sömürüsüne karşı korumak için mücadele veren yerli halklar 2015’te önemli başarılara imza attı

JOHN AHNİ SCHERTOW

Büyük şirketler ve hükümetler dünyanın tüm kıtalarında doğal kaynakları sömürerek zenginleşmeye çalışsa da onlara karşı ölüm-kalım savaşı veren halklar var: Binyıllardır o kaynakların üzerinde yaşayan, onlardan beslenen yerli halklar. 2015 yılında yerli halklar pek çok zafere imza attı. İşte onlardan bazıları:

1) Ogoni ve Bodolar’a adalet

2015-in-12-yerli-zaferi-100872-1.

Hollanda’da temyiz mahkemesi Aralık 2015’te çok önemli bir karara imza atarak Nijerya’daki Ogoni halkından dört çiftçinin Shell petrol şirketine Hollanda’da dava açabileceğine hükmetti. Ogoni halkının toprakları ve balıkçılık yaptıkları denizler petrol sızıntıları nedeniyle kullanılamaz hale gelmişti. Davayı açan Ogoni çiftçilerinden Alali Efanga “Bu dava sayesinde Shell’in topraklarımızı ve denizlerimizi temizleyeceğini umuyorum. Burada yaşamaya devam etmemizin tek yolu bu” ifadelerini kullandı. Ocak 2015’te ise Nijerya’nın Bodo halkı, 2008 ve 2009’da gerçekleşen iki sızıntı nedeniyle Shell’e karşı Londra’da açtıkları davadan 55 milyon pound (yaklaşık 230 milyon TL) kazandı. Shell, yüksek mahkemede görülecek dava öncesi, bu davanın yaratacağı utançtan kurtulmak için bir uzlaşmaya giderek bu parayı ödemeye karar verdi. Paranın yarısından fazlası bölgede yaşayan bireylerin hesabına yatırılırken geri kalanı ise çevreye verilen zararların giderilmesi ve sağlık ocakları açılması için halkın yönetimine verildi.

2) Wampis özerkliği

2015-in-12-yerli-zaferi-100873-1.Peru’da 1.3 milyon hektarlık bir bölge üzerinde yaşayan Wampis halkı, ülkedeki ilk özerk yönetimi ilan etti. 10 binden fazla kişiyi temsil eden 100 kişilik demokratik hükümetlerini ilan eden Wampisler’in ilk başkanları Wrays Pérez Ramirez, bundan sonra topraklarının kontrollerinin kendilerinde olduğunu ilan ederken şu ifadeleri kullandı: “Artık ulusal hükümetin bu topraklar üzerinde bir şey yapmadan önce bize danışması gerekecek. Hükümetin bizi tanıması kolay bir süreç olmayacak. Ama Peru anayasasına göre tanımak zorundalar. Ulusal ve uluslararası yasalar buna olanak sağlıyorken doğanın yağmalanmasına seyirci kalamayız”. Yeni hükümetin Başkan Yardımcısı Alan Encinas Tserem ise yönetimlerinin cinsiyet ve cinsel yönelim açısından eşitlikçi olacağını vurgularken “Dünya ne üzerinde yaşayan gruplara göre, ne de su, orman ve yeraltı olarak bölünebilir. Dünyaya bir bütün olarak yaklaşmamız gerekir” dedi.

3) Yaigoje Apaporis Ulusal Parkı

2015-in-12-yerli-zaferi-100874-1.

Kolombiya’da 2000 yılından beri ulusötesi madencilik şirketi Cosigo’nun altın çıkarmak için yasal boşlukları kullanmaya çalıştığı Yaigoje Apaporis doğal rezerv alanı, üzerinde yaşayan halkların mücadelesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından ulusal park ilan edildi. Yaigoje Apaporis, milyonlarca hektarlık bir alanda dev karıncayiyen, jaguar ve pembe nehir yunusu gibi tehlike altındaki türlerin yanı sıra Makuna, Tanimuka, Letuama, Barasano, Cabiyari, Yahuna ve Yujup-Maku halklarına ev sahipliği yapıyor. Aynı kökenden gelen bu halklar, 1988 yılında da bölgenin doğal rezerv alanı ilan edilmesini sağlamışlardı.

4) Yerli pasaportları

Ekvador ve Kolombiya sınırlarının böldüğü Kichwa ulusuna mensup hukukçu Carlos Guartambel, Kolombiya’dan Ekvador’a Kichwa pasaportuyla giriş yaptı. Guartambel’in Kichwa topluluğunun kendi inisiyatifiyle bastırdığı pasaportla girişinden birkaç saat sonra İçişleri Bakanlığı yetkilileri bu pasaportun herhangi bir geçerliliği olmadığını ilan etti. 18 yerli topluluğun 1972 yılında kurduğu ECUARUNARI Hükümet Konseyi ise aynı akşam tepki olarak yüzlerce pasaport dağıttı.Kichwa liderleri “Yapay sınırların böldüğü halklar olan bizler, bu sınırları koyanların keyfine ve Birleşmiş Milletler’in iyi niyetine göre hareket etmeyeceğiz. Kendi topraklarımızda seyahat etmek için başkalarının pasaportuna ihtiyacımız yok” ifadelerini kullandı.

5) Mapucheler beraat etti

2015-in-12-yerli-zaferi-100876-1.

2012 yılında kendilerini zorla topraklarından çıkarmaya gelen mahkeme görevlisi, polis birimi ve Apache Petrol şirketi görevlilerine direnen ve kendilerini taş atarak savunan Mapuche toprak savunucuları, açılan davada beraat etti. Cinayetlere 8 yıl ceza verilen Arjantin’de 15 yıla kadar hapisle yargılanan Mapucheler beraat kararının ardından “Savcılar ve petrol şirketleri böyle cezalar ve yargılamalarla yerli halkların gözünü korkutmaya çalışıyorlar. Ama başaramayacaklar. Sömürücü petrol şirketlerine karşı direnmeye devam edeceğiz” dedi.

6) Dağın ismi iade edildi

2015-in-12-yerli-zaferi-100877-1.

6 bin 168 metre ile ABD’nin en yüksek dağı olan Denali’ye adı iade edildi. Denali adı, dağın kuzey tarafında yaşayan Koyukon halk tarafından verilmişti. Koyukon dilinde Denali “uzun olan” anlamına geliyor. ABD yönetimi, 1901 yılında bir suikast sonucu öldürülen ABD Başkanı McKinley’in anısına dağa McKinley adını vermişti. ABD’de yerli halklar Büyük Kanyon, Yosemite Ulusal Parkı ve Rainier Dağı gibi pek çok yere özgün isimlerinin iade edilmesi için mücadele ediyor.

7) Mayalar’ın iki yüz yıllık mücadelesi

2015-in-12-yerli-zaferi-100878-1.

Guatemala’nın Alta Verapaz bölgesindeki Primavera topluluklarından 300 Poqomchi’ Maya ailesi, 200 yıllık toprak mücadelesini kazandı ve üzerlerinde yaşadıkları toprakların sahibi oldu. Aileler, bölgelerindeki ormanın bir şirket tarafından kesilmesi girişimine karşı bir dava açmıştı. Davanın sonunda Guatemala İçişleri Bakanı, Tarım İşleri Sekreteri ve şirket temsilcileri bir uzlaşmaya vararak ailelere 200 yıldır talep ettikleri toprak hakkını teslim etti. Kararın bölgedeki diğer yerliler için emsal olacak.

8) Herakles gönderildi

2015-in-12-yerli-zaferi-100879-1.

Yatırım şirketi Herakles, Kamerun’daki Korup Ulusal Parkı ve Rumpi Tepesi Orman Rezervi bölgelerine inşa etmeyi planladığı devasa palmiye yağı tarlasını iptal etmek zorunda kaldı. Herakles, yağını çıkarmak için bölgedeki ormanları keserek yerine binlerce palmiye ağacı dikmeyi hedefliyordu. Ancak bu bölgede yaşayan Baka, Bakola, Bedzang ve Bagyeli halkları, bölgede yaşayan hayvanların ve halkların su ve gıda kaynaklarını yok edeceğini söyleyerek projeye karşı mücadeleye başlamıştı.

9) Toprak bizimdir

2015-in-12-yerli-zaferi-100880-1.

Paraguay’ın Chaco bölgesindeki Enxet Sur’da bulunan Yexwase Yet topluluğu, 10 bin hektarlık toprağını geri aldı. Yexwase Yet topluluğu, açtıkları davanın sonucunda 1800’lerde kaybettikleri topraklarını geri aldı. Enxet Sur, Güney Amerika’nın en son sömürgeleştiren topraklarından biriydi. Aztek ve İnka İmparatorlukları sırasıyla 1522 ve 1534 yıllarında sömürgecilerin eline düşerken Enxet Sur’un sömürgeleştirilmesi ancak 1820 yılında gerçekleşmişti.

10) Nükleer atıklara hayır

2015-in-12-yerli-zaferi-100881-1.

Kanada’nın Saskatchewan bölgesindeki yerli toplulukların yürüttüğü dört yıllık kampanya sonucunda Ulusal Atık İdaresi Örgütü, Saskatchewan’ı nükleer atıkların saklanmasına aday bölge olmaktan çıkardı. Kanada’nın nükleer santral atıklarının saklanması için yeraltında derin atık depoları yapılması planlanıyordu.

11) Monsanto yine kaybetti

2015-in-12-yerli-zaferi-100882-1.

Uluslararası biyoteknoloji şirketi Monsanto bu yıl da Meksika’da büyük bir dava kaybetti: Meksika Yüksek Mahkemesi, şirketin Yucatan Yarımadası’nda 250 bin hektarlık bir alanda genetiği değiştirilmiş soya fasülyesi üretimi için aldığı izni iptal etti. Kararda, Meksika anayasasına göre ülkedeki yerli toplulukların böyle büyük projeler için yerli grupların da izninin alınması gerektiği ancak Monsanto’nun bölgede arıcılık faaliyeti yürüten Mayalara danışmadığı vurgulandı. Arıcılık yapan Mayalar, Monsanto’nun GDO’lu ürünler için glifosfat adlı bir böcek ilacı kullandığı, bu ilacın da “potansiyel kanserojen” sınıfında yer aldığı ve bu nedenle arılarını etkileyeceğini söylüyordu.

12) Baraj iptal oldu

2015-in-12-yerli-zaferi-100883-1.

Malezya’nın Sarawak bölgesindeki yerli halklar, iki yıllık barikatlarını bu yıl kaldırdı. Barikatlar, Sarawak Hükümeti’nin inşa etmeyi planladığı Baram Hidroelektrik Barajı’na karşı kurulmuştu. İki yıl süren protestonun ardından geri adım atan hükümet “Halkların kararına saygı duyuyoruz” açıklamasında bulundu. Baraj ile 388 kilometrekarenin su altında kalması ve 20 bin yerlinin evlerinden tahliye edilmesi planlanıyordu.