21. İstanbul Tiyatro Festivali bitmeden kaçırılmaması gereken oyunlar
22.11.2017 12:21 KÜLTÜR SANAT

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Koç Holding sponsorluğunda düzenlenen 21. İstanbul Tiyatro Festivali, 26 Kasım Pazar günü sona eriyor. Ulusal ve uluslararası, klasik ve çağdaş yorumları izleyicilerle buluşturan 21. İstanbul Tiyatro Festivali’nin son haftasında tiyatroseverlerin kaçırmamasıgereken birçok oyun yer alıyor.

Paris’teki La Colline Ulusal Tiyatrosu’nun sanat direktörü Wajdi Mouawad, yazdığı, yönettiği ve tek başına oynadığı Yalnız ile ilk kez 21. İstanbul Tiyatro Festivali’ne konuk oluyor. 2008’de Fransa’da prömiyerini yaptıktan sonra NAC ve Montreal Théatre d’Aujourd’hui gibi festivallerde yoğun ilgi gören, Avignon Festivali’nin favorilerinden biri olan Yalnız,derin olduğu kadar renkli ve sinematik tek kişilik bir oyun. Yalnız, adından da anlaşılacağı gibi, bütün öfkesi, şüpheciliği, başkaldırısı ve yaratıcılık potansiyeliyle yalnızlığın değişik yüzlerini konu ediyor. Çocukluğu Lübnan’da geçen, şu anda ise Fransa’da yaşayan Wajdi Mouawad, oyunuyla her şeyin yabancı bir dilde işlediği yaşantısında anadilinin akıbetini arıyor. Yalnız, Enka Vakfı sponsorluğunda, 23 Kasım Perşembe, 24 Kasım Cuma, 25 Kasım Cumartesi akşamları saat 20.30 gösterimleriyle Zorlu PSM Drama Sahnesi’nde olacak.

İtalyan katılımcı tiyatro topluluğu TPO’nun hem çocukları hem de büyükleri dünyaya kelebeklerin gözünden bakmaya davet ettiği Kelebekler, seyircisini unutulmaz bir deneyimin parçası haline getiriyor. Yönetmenliğini Davide Venturini ile Francesco Gandi’nin üstlendiği,usta tiyatro sanatçısı Tilbe Saran’ın da dış ses olarak parçası olduğu oyun, kelebeklerin mucizevi yaşam döngüsünü anlatıyor. Kelebekler, Zorlu Holding sponsorluğunda, 23 Kasım Perşembe, 24 Kasım Cuma, 25 Kasım Cumartesi ve 26 KasımPazar günlerinde farklı seanslarda Zorlu PSM Studio’da olacak.

Yeni nesil tiyatronun başarılı isimlerinden yönetmen Mirza Metin’in tasarlayıp yönettiği Şermola Performans yapımı olan Panopticon’da oyuncular Ayşegül Tekin, Esra Yıldırım, Gamze Çelik, Melisa Akman ve Nagihan Gürkan beş denek kadın olarak yer alıyor. Kapatıldıkları ve konuşmanın yasak olduğu bir mekânda bedenleri aracılığıyla iletişim kuran deneklerin, kurguladıkları oyunlar yarışa, yarışlar iktidar hırsına ve hırs da şiddete dönüşüyor. İzleyicilerine, eleştirdikleri ya da kaçındıkları şeylere, adım adım nasıl dönüştükleri üzerine düşünme fırsatı sunan Panopticon, 23 Kasım Perşembe saat 20.30, 24 Kasım Cuma saat 15.00 ve 20.30’da Yunus Emre Kültür Merkezi Turhan Tuzcu Sahnesi’nde olacak.

Çağdaş dans sanatçısı Canan Yücel Pekiçten, konsepti ve koreografisi kendisine ait olan performansı All About the Heart’ta, üç farklı operaya konu olmuş üç kadın karakterin öyküsünü bildiğimizin ötesinde bir yorumla sahneye taşıyor. Üç ayrı solo eserle, cinsiyetçi bir bakışla yaratılmış kadın karakterlerin şekil değiştirmesine tanıklık edeceğiniz All About the Heart, 24 Kasım Cuma saat 20.30, 25 Kasım Cumartesi saat 13.00’da MSGSÜ Bomonti Yerleşkesi, Şebnem Selışık Aksan Sahnesi’nde olacak.

Türkiye edebiyatının insanın karanlık tarafını anlatan derin ve sessiz ustası Nahid Sırrı Örik’in, bugüne dek hiç sahnelenmeyen yapıtı İhanet,Ankara Devlet Tiyatroları tarafından Özen Yula yönetiminde sahneleniyor. Oyun, 1930’lu yılların Türkiye’sinde Ankara’da bir konakta yaşayan Sacide ve Macide kardeşlerin gizli rekabetini konu ediyor. Güzellik- çirkinlik, iyilik-kötülük, zafer- mağlubiyetin iç içe olduğu bu çekişmeli aşk hikayesinin fonunda ise Müzeyyen Senar’ın, Ankara Radyosu’nda verdiği konser yer alıyor. İhanet, 25 Kasım Cumartesi günü saat 20.30, 26 Kasım Pazar günü ise saat 15.00’te Caddebostan Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

Kalemiyle her seferinde bugünün meselelerine dair çarpıcı öyküler yaratan Ceren Ercan’ın yazdığı Seni Seviyorum Türkiye, festivalde Yelda Baskın’ın yönetiminde Bakırköy Belediye Tiyatroları tarafından sahneleniyor. Seni Seviyorum Türkiye, İstanbul’un göbeğinde bir çamaşırhanede yolları kesişen beş kişinin bugün bu ülkeyi sevme çabası üzerine bir oyun. Memleketin halet-i ruhiyesinin hissedildiği bu çamaşırhanede hem gerçekçi hem de ironik bir atmosfer hâkim. Alican Yücesoy, Defne Şener Günay, İrem Sultan Cengiz, Emre Koç, Damla Karaelmas Gökhan’ın rol aldığı Seni Seviyorum Türkiye, 25 ve 26 Kasımsaat 18.00’da Yunus Emre Kültür Merkezi Turhan Tuzcu Sahnesi’nde olacak.

Çağdaş dans ikilisi Taldans, ilk Rus fütürist operası Güneşin Zaptı’nı festival seyircisiyle buluşturuyor. Mustafa Kaplan ve Filiz Sızanlı, Aleksey Kruçenih’in Güneşin Zaptı metnindeki imge ve sözcükleri; sessel malzemeyi öne çıkaran bir koreografi ile ele alıyor. İmkânsızlığın içinde dahi her şeyin mümkün olduğunu hayal eden Güneşin Zaptı, sahnede dil ve hareketi özgürleştiriyor. Taldans ile Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın ortak yapımcılığında gerçekleştirilen Güneşin Zaptı, 25 Kasım Cumartesi günü saat 20.30, 26 Kasım Pazar günü ise saat 15.00’te Yunus Emre Kültür Merkezi Müşfik Kenter Sahnesi’nde sahnelenecek.

21. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamındason kez izleyiciyle buluşacak olan, Portekizli yönetmen Pedro Penim’in yazdığı, yönettiği ve rol aldığı Önce, 23 Kasım Perşembe saat 20.30’da Moda Sahnesi’nde, Mesut Arslan yönetimindeki When in Rome ise 22 ve 23 Kasım akşamları DasDas’ta sahnelenecek.