21. yüzyılda küresel güç mücadelesi
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI

Myanmar-Arakan sorunu Güney Asya’daki, Kuzey Kore sorunu Asya Pasifik’teki, Suriye’deki savaş da Ortadoğu’daki güç mücadelesinden bağımsız ele alınabilir mi? Peki, Güney Çin Denizi’ndeki hâkimiyet krizi derinleşirken, Irak ve Suriye’de yenilmeye yüz tutan IŞİD’in birdenbire Pasifik ülkesi Filipinler’de boy vermesi, hemen ardından da ABD emperyalizminin radikal İslamcı köktendincilikle mücadele adı altında bu ülkeye asker gönderme kararı alması bir tesadüfle açıklanabilir mi?

Sorular çoğaltılabilir. Ancak en can alıcı soru şu olsa gerek; Nükleer denemeler nedeniyle Kuzey Kore’yi hedef tahtasına oturtan ABD’nin çılgın Başkanı Donald Trump, İran’la imzalanan nükleer anlaşmaya neden karşı çıkar? Bütün bu sorulara verilebilecek birçok farklı yanıt olsa da esas yanıtlar küresel güç mücadelesinde saklı.

Hâlihazırda dünyanın seksen farklı bölgesinde savaş, çatışma ve kriz var. Bunların bir kısmı “dondurulmuş sorun” olarak nitelendirilen ve her an sıcak bir çatışmaya dönüşme potansiyeli taşıyan krizler. Ve bu sorunların hiçbiri bir diğerinden bağımsız değil.

İçinde bulunduğumuz 21. yüzyıldaki küresel güç mücadelesi, benzerine yirminci yüzyılın ilk yarısında rastlanılan türden bir rekabete sahne oluyor. Milyonların yaşamını yitirdiği, kentlerin haritalardan silindiği iki büyük paylaşım savaşına yol açan hegemonya çatışmasının bu yeni versiyonunda hızlanan rekabet küresel aktörlere tehlikeli sularda kulaç attırırken, restleşmeler açık bir cepheleşmeye yol açmış durumda.

•••

Savaşların, çatışmaların, krizlerin artarak devem ettiği emperyalist-kapitalist sistem arkasına yeni kriz ve çatışma bölgeleri eklemleyerek pupa yelken yol alıyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’e Kuzey Kore krizi “büyük savaşa” yol açabilir uyarısı yaptıran küresel güç mücadelesi, yeni ve “zinde” aktörlerin alttan gelen basıncı nedeniyle mevcut oyuncuları hata yapmaya itiyor.

Gerileyen ABD hegemonyasına karşılık, potansiyel küresel güç Çin ve eski kudretine ulaşmayı hedefleyen Rusya’nın hamleleri çok kutuplu bir kapışmaya yol açarken, yeni hegemonya ve paylaşım savaşları açık bir çatışmaya dönüşür mü? Şimdilik zor görünüyor.

Yirminci yüzyılın aksine mevcut nükleer aktör sayısı sekize ulaşmış durumda. Yani artık ABD bu konuda da yalnız değil. ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin’e son yıllarda Pakistan, Hindistan, İsrail gibi ülkeler de eklemlendi. Şimdilik durdurulsa da İran ve durdurulmak istenen Kuzey Kore de “nükleer lig”e terfi etmek üzere.

Her biri nükleer güç sahibi olan aktörler pay kapma yarışında sıcak bir çatışmayı göze alamayacak pozisyonda. Bu nedenle güç mücadelesi vekalet savaşları üzerinden sürdürülüyor. Kenya’dan Brezilya’ya, Venezuela’dan Yemen’e, Ukrayna’dan Suriye’ye bütün kriz bölgelerinde bu kapışma ve kamplaşmanın izlerini görmek mümkün.

•••

Kuzey Kore’nin küresel bir tehdit olarak hedef alınması da bu siyasal iklimin bir sonucu. ABD ve NATO tarafından açıkça tehdit edilen Kuzey Kore’nin hedef alınmasının görünür nedeni nükleer denemeler olsa da bir diğer önemli etken de Çin’in kuşatılması. Ancak birçok konuda olduğu üzere Kuzey Kore’ye dair de tüm okumalar ne yazık ki Batılı kaynaklar üzerinden. Tıpkı geçmişte yapılan İran okumaları gibi. Hal böyle olunca da ABD emperyalizminin ilan ettiği “şer ülkeleri”nin değişmez üyesi Kuzey Kore’ye dair algı da buna göre şekilleniyor.

Klasik bir ABD oyunudur, hizaya getirilmeyen ülkelerin ya da liderlerin hedef tahtasına oturtulması. Kaddafi Libyası ya da Suriye ve Irak örneğinde olduğu gibi. Şimdi ABD’si, NATO’su açık açık Kuzey Kore’ye küresel bir yanıt verilmesi gerektiğini dillendirmeye başladı. “Kuzey Kore için tüm seçenekler şu an masada” diyen Trump da, NATO da Kuzey Kore’ye küresel bir yanıt verilmesi gerektiği ifade ediyor.

Kuzey Kore’ye yönelik kapsamlı bir müdahale ya da topyekün bir savaş mümkün mü? Mevcut küresel sistem bağlamında kapsamlı bir savaş şimdilik hayli zor. Ancak geçmişte İran, Suriye, Libya gibi değişik ülkelerde olduğu gibi nükleer tesislere yönelik lokal-kontra saldırılara yönelebilirler.

Emperyalist-kapitalist dünya sitemin varlığını sürdürebilmesi için daha çok krize ve savaşa ihtiyaç var. Çok aktörlü çok faktörlü yeni hegemonya ve paylaşım kavgası daha çok su kaldırır. Bugün Kuzey Kore, Suriye, Yemen, yarın bir başka ülke.