3. ‘Ulusal’ Program taslağı üzerine bir değerlendirme (1)
Aziz Konukman Aziz Konukman
Bilindiği üzere, ilki 2001, ikincisi 2003’te yayımlanan Ulusal Program’ın üçüncüsü geçtiğimiz günlerde taslak olarak kamuoyuna açıklandı. Söz konusu taslağa göre, 4 yılda 13...

Bilindiği üzere, ilki  2001, ikincisi  2003’te yayımlanan Ulusal Program’ın üçüncüsü geçtiğimiz günlerde taslak olarak kamuoyuna açıklandı. Söz konusu taslağa göre, 4 yılda 131 yasal düzenleme, 342 tüzük ve yönetmelik değişikliği ve 33 fasılla ilgili 473 düzenleme yapılması öngörülüyor.

400 sayfadan oluşan taslak üretimden tüketime, sağlıktan eğitime, tarımdan sanayiye, enerjiden çevreye, adaletten güvenliğe uzanan, yaşamın her alanında önemli değişiklikler getiriyor. Taslak  şu  bölümlerden  oluşuyor: Giriş, Siyasi Kriterler, Ekonomik Kriterler ve Üyelik Yükümlülüklerini Üstlenebilme Yeteneği.

Yazımızın başlığındaki ulusal sözcüğünü tırnak içinde vermemizin nedeni, taslağın ulusal nitelemesini hak edecek herhangi bir özelliğe sahip olmamasındandır. Çünkü taslak, ulusal ekonomi politikaları adına ne varsa hepsini tasfiye etmeyi amaçlıyor. Burada ülkenin kendi ulusal ihtiyaçlarından ziyade Avrupa Birliği üyeliğinin gerekleri yerine getiriliyor.  Bu, sadece Türkiye için değil,  diğer  aday ülkeler için de  geçerlidir. Bu tür bir yargıya nasıl ulaştığımızı tartışmaya açmadan önce, geliniz taslak neleri içeriyor ve dayatıyor, önemli başlıklar itibariyle bir görmeye çalışalım.

Hemen belirtelim, çözümlememiz taslağın bütününü içermiyor. İlgimiz, ekonomik kriterlerle sınırlı. Ekonomik kriterler bölümü şu üç alt bölümden oluşuyor: Ekonomi Politikasının Öncelikleri, İşleyen Bir Piyasa Ekonomisinin Varlığı, Avrupa Birliği İçerisindeki Rekabet Baskısı ile Baş Edebilme.

Birinci alt bölümde yer alan tespit ve önerilerden çarpıcı bulduklarımız şöyle sıralanabilir:

•Türkiye ekonomisinde uygulanmakta olan istikrar odaklı makroekonomik politikaların genel çerçevesi korunacaktır.

•Maliye politikasının temel amaçları, mali disiplinin sağlamlaştırılması suretiyle sürdürülebilir bir büyüme ortamının oluşmasına katkıda bulunmak, kamu açıklarını kalıcı bir biçimde azaltarak kamunun finansman yapısını güçlendirmek, enflasyonla mücadeleyi desteklemek, borç stokunun milli gelire oranını düşürme sürecini devam ettirebilecek bir kamu faiz dışı fazlası vermektir.

•Mali disiplin korunacaktır.

•Kurumlar vergisi oranı yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürülmüştür. Eğitim, sağlık ve turizm sektörleri başta olmak üzere KDV oranlarında indirime gidilmiştir.

•Vergi kanunlarında yer alan istisna, muafiyet ve vergi indirimi hükümleri, ekonomik ve sosyal politikalar çerçevesinde yeniden değerlendirilerek vergi mevzuatının sadeleştirilmesi çalışmalarına devam edilecektir.

•Vergi tabanının genişletilmesi suretiyle vergi gelirleri artırılacak ve kamu harcama reformu kapsamında, harcamalarda tasarruf ve etkinlik sağlanacaktır

•Kamu finansmanında sağlanacak iyileşme çerçevesinde eğitim, sağlık, Ar-Ge ve sosyal nitelikli harcamaların GSYH içindeki payı artırılarak, toplumun yaşam kalitesinin yükseltilmesi, beşeri sermayenin niteliklerinin geliştirilmesi, gelir dağılımının iyileştirilmesi, yoksullukla mücadele ve bölgesel gelişmişlik farkının azaltılması konularında iyileştirmeler sağlanması yönünde politikalar uygulanmaya devam edilecektir.

•Kamu yatırımlarının rasyonalizasyonu çalışmalarına devam edilecektir.

•Enflasyondaki yükselişin para politikasının kontrolü dışındaki faktörlerden kaynaklanmasına rağmen, hedeflerin iki yıl üst üste üzerinde kalınması ve büyük bir olasılıkla 2008 yılında da hedeflerin aşılmasının beklenmesi, enflasyon hedeflerinin beklentiler için çapa olma fonksiyonunun zayıflamasına neden olmuş ve ekonomik birimler bekleyişlerinde geçmiş enflasyona ağırlık vermeye başlamıştır.

•2006 yılında uygulamaya başlanan enflasyon hedeflemesi rejimine devam edilecektir.

 •Dalgalı kur rejimi çerçevesinde, döviz kurları, döviz piyasasındaki arz ve talep koşulları tarafından belirlenmektedir. Ancak, Merkez Bankası, döviz kurlarında aşırı oynaklığı gidermeye yönelik olarak döviz piyasalarına her iki yönde müdahale edebilmektedir.

Geliniz, diğer alt bölümlerdeki çarpıcı tespit ve önerilerin açıklanmasını gelecek yazıya bırakalım.