4 madde ile Zarrab meselesi
Bülent Mumay Bülent Mumay

Lafı eğip bükmenin alemi yok:

1) 17 Aralık, iktidarın kendi elleriyle polis ve yargıyı teslim ettiği Cemaat’in organize ettiği bir operasyondur. Nokta.

2) ABD’de bugünlerde yapılan yargılamanın tek amacı, İran ambargosunun delinmesinin hesabını sormak değil. Başka hesapları da aradan çıkarmak istiyorlar. Nokta.

3)17 Aralık’ta ortaya konan iddiaların alelacele üstünü örtmek yerine, Cemaatçiler el çektirildikten sonra tekrar soruşturmamak, en hafif tabirle ihmaldir. Nokta.

4) Ambargonun 1 numaralı hedefi olan İran’ın giriştiği temizliği, Türkiye’nin yapmaması hepimize bedel ödetecek, hepimize! Şimdiden geçmiş olsun. Nokta.

***

Bu cümleyi söylemek neden zor?

4-madde-ile-zarrab-meselesi-394771-1.

“ABD alçak, FETÖ’cü...”

“Emperyalizme teslim olmayız.”

“Kimse bizi yargılayamaz.”

“Ambargo bizi bağlamaz.”

“Bizi bölmek istiyorlar.”

“Güçlü Türkiye istemiyorlar..”

“ABD-CHP-FETÖ kumpası.”

Devleti yönetenler ve AKP’nin ileri gelenleri, ABD’deki duruşma tarihinin açıklandığı günden bu yana yukarıdaki söyleme dört elle sarıldı. İddiaları yalanlamak için akla gelebilecek her şeyi ama her şeyi söylediler. Yalnız, bir iddia hakkında hepsinin birden sessiz kalması ilginç değil mi?

“Hayır, Zafer Çağlayan rüşvet almadı.”

Çok zor bir cümle değil, 5 sözcükten ibaret.

Allah rızası için biri çıkıp bu iddiayı neden “yalanlamaz”?

***

Zarrab’ın aradığı trafik müdürüne ne oldu?

4-madde-ile-zarrab-meselesi-394772-1.

Reza Zarrab’ın itirafları arasında daha önce duymadığımız pek bir şey yok. 17 Aralık’ta gündeme gelen şeylerin ABD mahkemeleri tarafından kayda geçirilmesine tanık oluyoruz daha çok.

Yalnız, Zarrab’ın rüşvet ağını anlatırken, gücünün ne kadar büyük olduğunu vurgulamak için verdiği ilginç bir örnek vardı. İşte onu yeni duyduk. Zarrab, trafiğe takılmamak için devletin polisinden nasıl yardım istediğini şöyle anlatıyordu:

“O dönem İstanbul Trafik Şube Müdürü olan Murat Şengün’ü aradım, emniyet şeridini kullanmak için izin istedim.”

Şengün’ün izini sürmeye çalıştım biraz.
Malum, 17 Aralık operasyonundan sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü hallaç pamuğu gibi atılmıştı. Cemaat’e yakın olduğu belirlenenler görevden alınmıştı.

İlgisi var mı bilinmez, Cemaat temizliğinde Zarrab’ın arayıp yardım istediği o polis şefi de görevden alınmış.
Hüseyin Çapkın’ın yerine İstanbul Emniyet Müdürü olan Selami Altınok, 100 emniyet müdürünü ya görevden aldı ya da tayin ettirdi. 17 Aralık’tan iki hafta sonra yapılan bu operasyonda Trafik Şube Müdürü Murat Şengün de görevden alındı, “müdüriyet emrine” verildi. Akabinde, bir tür kızak görev olarak Sarıyer Adile Sadullah Mermerci Polis Okulu’na tayin edildi. Temmuz 2014’teki terfilerde de liste dışı kaldı. Bundan sonraki akıbetine açık kaynaklardan ulaşamadım.

Kafa karıştıran tek bir şey var:
Zarrab’ı gözaltına alan Gülenci polisler görevlen alındı, malum. Peki Zarrab’ın yardım istediği polis şefinin de aynı dalgada sürülmüş olması biraz garip değil mi?

***

5 + 1 + 1 imam hatip?

4-madde-ile-zarrab-meselesi-394773-1.

Dün birkaç gazeteye birden sızdırılan bir habere göre Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, Merkez Yürütme Kurulu toplantısında, belediye başkanlarına resti çekmiş: "Her yerde çok katlı binalar. Bundan sonra izin verilecek binalar '5 artı 1' olacak.”

Erdoğan, özellikle İstanbul ve Ankara belediye başkanlarını çok uyardığını belirterek, şöyle devam etmiş:
“İstanbul’da o binaların tıraşlanması konusunda zamanında çok söyledim. ‘Gereğini yapıyoruz’ dediler, Ortada değişen bir şey yok."

Cumhurbaşkanı'nın, tıraşlanmadığı için yakındığı “o binalar” çok büyük ihtimalle, İstanbul’un siluetine hançer gibi saplanan Zeytinburnu’ndaki o meşum kuleler.

Kısa sorular, kısa cevaplar
Kim yapmıştı o kuleleri? Astay İnşaat.

Sahibi kimdi? Erdoğan’ın imam hatipten sınıf arkadaşı Mesut Toprak.

Araziyi kimden almıştı? TMSF’den.

Arazi Toprak’a geçtikten sonra ne yapılmıştı? Arazinin 1 emsal olan inşaat izni 2.5 olarak değiştirilmişti.
Bu değişikliği kim yapmıştı? İstanbul Büyükşehir Belediyesi.

Peki imar değişikliğiyle 2,5 kat rant yaratılan projede kimlerin dairesi vardı? Dönemin İBB Genel Sekreteri Adem Baştürk, İBB İmar Komisyonu Başkanı Sefer Kocabaş, Zeytinburnu Belediye İmar Komisyonu Başkanı Hasan Albayrak. Ve daha birçok AKP dönemi bürokratı…

4-madde-ile-zarrab-meselesi-394774-1.

Erdoğan: Ona çok kırıldım
Sonraki süreci biliyorsunuz. Kuleler, Sultanahmet Camii’nin minarelerini bile gölgede bıraktı. Skandal büyüyünce yargıdan, “fazla katların tıraşlanması” kararı çıkmıştı ancak AKP’li belediyeler uygulamamıştı.
Cumhurbaşkanı, o binaları gereğinden uzun yapan eski sınıf arkadaşına kırgın olduğunu açıklamıştı: “Sahibiyle konuştum. Tıraşlayın dedim. Ama hiçbir şey yapmadılar. O yüzden çok kırıldım, 5 yıldır konuşmuyorum.”
Son yaptığı açıklamayla, belediye başkanlarına da kırgınlığını duyurmuş oldu.

Arada bir şey daha oldu yalnız. Erdoğan, tıraşlanmayan gökdelenlerin sahibi Mesut Toprak ile yıllar sonra bir araya geldi. Mezun oldukları okulun yeni binasının açılış töreninde. Erdoğan, artık kendi adını taşıyan Anadolu İmam Hatip Lisesi’ni açtı.

Ağaoğlu My İmam Hatip dönemi
Peki binayı kim yaptırmıştı? Sınıf arkadaşı Mesut Toprak elbette. Kendisine çok kırılan Cumhurbaşkanı’nın gönlünü almış oldu. Kuleler ne mi oldu? Tıraş falan yok tabii ki.

Zeytinburnu’ndaki kulelerin bu film gibi hikâyesi, memleketi betona boğan diğer müteahhitlere de örnek olmaz umarım. Erdoğan’ın talimat verdiği 5+1’e takılmamak için, memleketi imam hatip liseleriyle donatabilirler.

Ağaoğlu My İmam Hatip dönemi başlayabilir yani.