90+4’te soğuk duş
SERKAN FİDAN SERKAN FİDAN
Beşiktaş son dakikasına önde girdiği ve rakibinin 9 kişi kaldığı maçta Marcelo’nun kendi kalesine attığı golle Fenerbahçe’yle 1-1 berabere kaldı ve şampiyonluk yolunda ağır bir yara aldı

Bir tarafta şampiyonluk yolundaki rakibi Başakşehir’e yenilerek lig tarihinin en erken şampiyonluk ilanını konuşurken strese giren Beşiktaş, diğer tarafta beklentilerin altındaki performansını derbi maçlarını kazanarak telafi eden Fenerbahçe...

Sezonun son derbisinde Beşiktaş kanadında cezalı Atiba’nın yerine Tolgay, Fenerbahçe de ise Mehmet Topal’ın yerine Neustadter ilk 11’deydi. Şenol Güneş beklendiği gibi forvette Aboubakar’ı, Advocaat ise beklenenin aksine savunmanın sağında Hasan Ali Kaldırım’ı tercih etmişti.

Fenerbahçeli futbolcuların santra vuruşuyla başlayan karşılaşmanın ilk ciddi pozisyonunu 15’te yakalayan Aboubakar ceza sahasının hemen içinde sol çaprazdan yaptığı vuruşta çerçeveyi tutturamadı. Kamerunlu yıldız bir diğer beceriksiz vuruşu bir dakika sonra bu sefer sağ çaprazdan daha yakın ve daha uygun durumdayken yapıyordu.

Dakikalar ilerledikçe Beşiktaş’ın baskısı da artıyordu. Fenerbahçe planladığı hızlı hücumları henüz yapamamıştı ancak sonunu getiremediği ya da faul ile kesilen ataklar Beşiktaş’ın zaafını gösteriyordu. Maçın ilk yarım saati dolduğunda sahadaki gerginlik dozu da Fenerbahçe’nin tercih ettiği seviyelere çıkmıştı ancak maçın ilk sarı kartını gören yan hakeme itiraz eden Volkan Demirel görüyordu.

Talisca’nın 31’deki gelişine volesi kalenin çok uzağına gitmişti ancak 32’de Queresma İsmail’i geçtiği şıklıkta vuruş yapabilse Beşiktaş ihtiyacı olan golü bulabilirdi.

34’te Alper’in kullandığı köşe vuruşunda iyi yükselen Kjear’in kafa vuruşu az farkla yandan dışarı çıkıyordu. 42’de ise ceza yayı üzerinden çerçeveyi tutturamayan bu sefer Alper oluyordu.

43’de Talisca ceza yayının hemen sağ çaprazından sol ayağıyla Türkiye kariyerinin en kötü vuruşunu yaparken Beşiktaş’ın beklediği gol ilk yarının sonunda geliyordu. Maça çok istekli başlayan Quresma sağ çaprazdan öyle bir orta yaptı ki kayarak topa dokunan Aboubakar’ın golü kaçırmasının imkanı yoktu.

Fenerbahçe ikinci yarıya iki oyuncu değişikliğiyle başladı. Neustadter’in yerine Salih Uçan, İsmail Köybaşı’nın yerine ise Ozan Tufan oyuna giriyordu. Advocaat böylelikle orta sahasını daha hücuma yönelik ve yaratıcı hale getirip, sağ bekte aksayan Hasan Ali’yi de alışkın olduğu bölgeye çekip performansını yükseltmeyi planlamıştı. Öne geçen Beşiktaş karşısında Fenerbahçe’nin geri dönüş umudu tüm sezon forma şansı bulamayan Salih olmuştu...

Fenerbahçe’nin oyunu rakip alana yığma çabası her seferinde Beşiktaş için kontra atak şansı doğuruyordu. Bunlardan birinde 66’da Babel’in uzaklardan yaptığı etkili vuruşu Volkan zorlukla kornere çelebildi.

72’de Şenol Güneş de oyuna ilk müdahalesini Aboubakar’ın yerine Cenk Tosun’u alarak yaptı. Değişikliğin hemen ardından ceza sahası dışı sağ çaprazdan Queresma’nın ondan bir dakika sonra ise sol çaprazdan Babel’in uzaktan etkili şutları çerçeveyi bulmadı.

Advocaat 74’te Van Persie’nin yerine Emenike’yi oyuna alıyor ancak gole yaklaşan yine Queresma ile Beşiktaş oluyordu. 77’de Tolgay Aslan’ın yerine oyuna giren Necip, böylelikle Beşiktaş formasıyla 250. maçına çıkmış oluyordu.

79’da her iki takımda gole çok yaklaştı. Önce Quresma’nın ortasında Cenk Tosun’un kafa vuruşuna Volkan, hemen ardından savunmanın arkasına sarkan Emenike’nin ceza sahasına girerken yaptığı vuruşta ise Fabri gole izin vermedi.

Fenerbahçe’nin tamamlayamadığı her atak kalesinde tehlikeye dönüşüyordu. Onlardan birinde Skrtel’in Quresma’yı durdurmak için ikinci sarı kartı görmekten başka seçeneği yoktu. Fenerbahçe 10 kişi kaldıktan hemen sonra Şenol Güneş Talisca’nın yerine Gökhan İnler’i oyuna alarak orta sahasının direncini arttırarak bir son dakika sürprizini önlemeyi planlıyordu. 90’da Josef de Souza kırmızı kart görerek takımını 9 kişi bıraktığında maçın bittiğini düşünenler Fenerbahçe - Beşiktaş maçlarında 90’dan sonra neler olduğunu hatırlamayanlardı. Beşiktaş’ı yıkan golü Fabri ile anlaşmazlık yaşayan Marcelo kendi ağlarına yolluyordu.

Ligin ilk yarısında Kadıköy’de oynanan karşılaşmada kaleyi tutan şut yoktu. Bu sefer ise maçın özet görüntülerini hazırlayacak montajcıların seçmekte zorlanacağı kadar çok pozisyon... Futbolseverlerin derbilerden futbol alacağı epey birikmişti zaten. 90 dakikanın sonunda skordan bağımsız olarak Beşiktaş oynadığı futbolla niçin şampiyonluğun en iddialı takımı olduğunu, Fenerbahçe ise bu yarışta havlu atmak için niçin matematiğe ihtiyaç duymadığını göstermiş oldu.